Akdeniz Gerçek | Antalya | Karancı’dan TOKİ Çakırlar Projesi İçin Taşkın Uyarısı!

Karancı’dan TOKİ Çakırlar Projesi İçin Taşkın Uyarısı!

Antalya’da Konyaaltı İlçesinde Çakırlar Mahallesi’nde 6 etap halinde yapılması planlanan TOKİ projesine ilişkin tartışmalar sürüyor. Proje için ÇED olumlu kararı verilirken, bölgedeki yapılaşma yoğunluğu, altyapı kapasitesi, taşkın riski ve su kaynaklarıyla ilgili endişeler de gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

Antalya’da Konyaaltı İlçesinde Çakırlar Mahallesi’nde 6 etap halinde yapılması planlanan TOKİ projesine ilişkin tartışmalar sürüyor. Proje için ÇED olumlu kararı verilirken, bölgedeki yapılaşma yoğunluğu, altyapı kapasitesi, taşkın riski ve su kaynaklarıyla ilgili endişeler de gündemdeki yerini korumaya devam ediyor.

Karancı’dan TOKİ Çakırlar Projesi İçin Taşkın Uyarısı!
KAYNAK: Doğa Arı

Antalya İl Koordinasyon Kurulu (İKK) ve çeşitli meslek odaları, projenin Çandır Çayı havzasındaki doğal yapı ve su kaynakları üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiyor. Antalya İKK Sekretaryası ve Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mustafa Karancı da TOKİ Çakırlar kapsamındaki projelere ilişkin Akdeniz Gerçek’e özel değerlendirmelerde bulundu. Geçmişte Eynif Ovası’nda yaşanan su baskınlarını hatırlatan Karancı, Çandır Çayı havzasında yaşanabilecek olası bir taşkının ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Bu alan yeniden sular altında kaldığında sorumluluğu kim üstlenecek?” dedi.

Çakırlar’daki TOKİ projesine ÇED olumlu kararı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Çakırlar Mahallesi’nde yapılması planlanan konut ve sosyal donatı projesine ÇED olumlu kararı verilmişti. 6 etaptan oluşması planlanan projede binlerce konutun yanı sıra sosyal donatı alanlarının da hayata geçirilmesi öngörülüyor. Proje, yapılaşma yoğunluğu, altyapı yetersizliği ve çevresel etkileri nedeniyle Antalya İl Koordinasyon Kurulu ile meslek odalarının da gündemine geldi. Proje alanıyla ilgili geçmiş yıllarda hazırlanan bazı kurum raporlarında ise taşkın riski, atık su yükü ve su kaynaklarının korunmasına yönelik değerlendirmeler yer aldı. AFAD tarafından 2021 yılında hazırlanan İl Afet Risk Raporu’nda bölgenin taşkın riski açısından değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. DSİ ve ASAT değerlendirmelerinde ise yoğun yapılaşmanın atık su yükünü artırabileceği ve mevcut su kaynaklarında kirlilik oluşturabileceği yönündeki risklere işaret edildi.

Eynif Ovası’ndaki taşkınları hatırlattı

Karancı, Çandır Çayı havzasındaki yapılaşma tartışmasını geçmişte Eynif Ovası’nda yaşanan su baskınları üzerinden değerlendirdi. Antalya-Konya karayolunun dağlık bölümünde bulunan Eynif Ovası’nın geçtiğimiz kış günlerce su altında kaldığını belirten Karancı, taşkın nedeniyle ulaşımın da uzun süre aksadığını söyledi. Karancı:

 “Şimdi burada geçmiş kış yaşananları da hatırlamamız gerekiyor. Bir önceki kış, Antalya-Konya karayolunun dağlık bölümünde bulunan Eynif Ovası günlerce su altında kaldı. Bu nedenle ulaşım tamamen durdu ve Antalya-Konya karayolu uzun bir süre trafiğe kapatıldı” dedi.

“Sorumluluğu kim üstlenecek?”

Eynif Ovası’nda yaşanan taşkının ardından yapılan açıklamalara dikkat çeken Karancı, Çandır Çayı havzasında daha yüksek miktarda yağış yaşanması halinde ortaya çıkabilecek tabloyu sorguladı. Karancı:

“O dönemde yapılan açıklamalarda, bölgenin çok yüksek miktarda yağış aldığı ve kar sularının eridiği belirtildi. Yani Eynif’e düşen yağış miktarından çok daha fazlası Çandır Çayı havzasına düştüğünde o zaman ne denilecek? Geçmişte yaşadığı gibi bu alan yeniden sular altında kaldığında sorumluluğu kim üstlenecek? Yine ‘Aşırı yağış oldu’ mu denilecek, yoksa yine mühendislik hatasına mı söylenecek?” ifadelerini kullandı.

“Eynif’te göl yatağı değil denildi”

Eynif Ovası ile Çandır Çayı havzasındaki yapılaşma tartışmaları arasında benzerlik bulunduğunu savunan Karancı, geçmişte Eynif Ovası için yapılan değerlendirmelere dikkat çekti. Karancı:

Eynif Ovası’nda burası göl yatağı değil denildi. ‘ÇED gerekli değildir’ kararı vardı ortada. Bugün de TOKİ projesinin olduğu yere ‘Burası dere yatağı değildi, taşkın alanı değildir’ denilmesine ben aslında şaşırmıyorum” dedi. Karancı, bölgede yaşayacak binlerce insan açısından endişe duyduğunu belirterek, “O bölgeye Eynif Ovası’nda ‘göl yatağı değildir’ diyenler, buraya da ‘dere yatağı değil, taşkın alanı değil’ diyor. Ama ben bu kent adına, burada yaşayacak binlerce insanın adına ciddi biçimde endişeleniyorum” diye konuştu.

“Asıl hata doğayı yok saymak”

Sorunun yalnızca mühendislik hatası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Karancı, jeoloji ve hidroloji verilerinin planlama süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini söyledi. Karancı:

 “Çünkü buradaki asıl hata mühendislik hatası değil. Aslında gerçek hata mühendisliğe, jeolojiye, hidrolojiye tamamen doğayı yok sayacak şekilde bir inatlaşmadır. Doğanın kendisine verilen imar kararlarıyla, idari onaylara göre keyfi kararlar alınmasıdır bence.” İçme suyu kaynaklarına dikkat çekti Çandır Çayı havzasında içme suyu kaynaklarının da bulunduğunu belirten Karancı, bölgedeki yapılaşmanın su kaynakları açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karancı: “Bugün o bölgede bizim içme suyu kaynaklarımız da var. Bugün kürsülerde insanlar çıktığında içme suyu kaynaklarımızın korunması ile ilgili, yeraltı sularıyla ilgili inanılmaz bir hassasiyetle kürsüde söz alıyorlar. Ama kürsüde bu hassasiyeti gösterenler maalesef kararlarında bu hassasiyeti göstermiyorlar” ifadelerini kullandı.

“Kürsüde söylenenlerle uygulamalar arasında çelişki var”

Su kaynaklarının korunmasına yönelik açıklamalar ile uygulamalar arasında çelişki bulunduğunu savunan Karancı, karar alma mekanizmalarında bulunan isimlere yönelik eleştirilerde bulundu. Karancı, “Kürsüde söylenenlerle uygulamalar arasında açıkta bir çelişki var. O yüzden ben bu şehirde su konusunda da söz alan, karar merciinde bulunan insanların, bürokratların samimi olmadığını düşünüyorum” diye konuştu.

Hukuki süreç devam ediyor

Meslek odaları olarak kamu yararını ve Antalya’nın geleceğini savunmaya devam edeceklerini belirten Karancı, projeye ilişkin hukuki süreçlerin de takip edildiğini söyledi. Karancı, “Meslek odaları olarak biz kamu yararını ve Antalya’nın geleceğini savunmaya devam edeceğiz. Yapabileceğimiz tek şey burada açtığımız davaların devamında süreci takip etmek. Hukuki süreçleri de zaten başlatmış durumdayız” dedi. Hukuki süreçten beklentisini de dile getiren Karancı, “Umarım idari kararlar bu noktada hukuki süreçlere takılır ve bu konuyla ilgili bir sonuç elde ederiz diye ümit ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız