Adana’nın Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi’nde yaşayan Vedat ve Hilal Salman çiftinin ilk çocukları Yasmin Elif’e, henüz 40 günlükken SMA Tip 1 teşhisi konuldu. Aile, gen tedavisi için valilik onaylı yardım kampanyası başlattı. Kampanya sürecinde talihsizlikler peşlerini bırakmadı.
Yasmin Elif, 27 Nisan 2022’de İstanbul’dan tedaviden dönerken ambulansın devrilmesi sonucu yaralandı. Daha sonra Kahramanmaraş merkezli depremlere 19 katlı binada yakalanan küçük çocuk, 9 cihaza bağlı halde evinden çıkarıldı. Gerekli maddi desteğin sağlanmasının ardından Mayıs 2023’te Dubai’de gen tedavisi gördü ve Adana’ya döndü.
Ailenin mutluluğu uzun sürmedi. Yasmin Elif, 17 Şubat 2025’te evde rahatsızlanarak özel bir hastaneye kaldırıldı. İddiaya göre doktoru, evde kullanılan eski solunum cihazının değiştirileceğini söyledi. Gece vardiyasında görevli hemşirenin Yasmin Elif’i yeni cihaza bağladığı ancak cihazı çalıştırmadığı ileri sürüldü. Küçük çocuk, yoğun bakımda tedavi gördüğü sırada kalbinin durması sonucu hayatını kaybetti. Yasmin Elif, 4 ay önce Küçükoba Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Yürütülen soruşturma kapsamında bilirkişiler, Yasmin Elif Salman’ın tedavi sürecinin tıbbi, teknolojik ve idari açıdan daha kapsamlı incelenmesi gerektiği kanaatine vardı. Raporda, sorumlu doktor ve hemşire hakkında soruşturma izni verilmesi gerektiği belirtildi. Savcılık da bu doğrultuda talepte bulundu. Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu, hastanın tanı, tetkik, takip ve tedavisinde herhangi bir ihmal ya da kusur bulunmadığı gerekçesiyle soruşturma izni verilmesi talebini reddetti.
Karara itiraz dilekçesini Adana Adliyesi’ne sunan Hilal Salman, yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Kızım Yasmin, SMA Tip 1 tanılı bir çocuktu ve hayatı solunum cihazlarına, yoğun bakım kararlarına ve saniyelerin bile geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağı bir hastalığa sahipti. Ne yazık ki 4 ay önce bir ihmal yüzünden ben çocuğumu toprağın altına verdim.”
Anne Salman, bilirkişi incelemelerine ilişkin dikkat çeken detayları da paylaştı:“Bu inceleme sonucunda 1 saat 13 dakikalık bağlantı kopukluğu durumu tespit edildi. Aynı zamanda bilirkişi olarak atanan Yüreğir Devlet Hastanesi’nin yaptığı tahkikatta ise doktor beyin, ‘Yasmin hastane cihazına bağlıyken kalbi durdu. Envanterimizde 15 cihaz vardı. Hangi cihaza bağlı olduğu tespit edilemiyor’ yönündeki beyanının ardından da bu cihazların sadece 9’unun log kayıtlarını bilirkişilere gönderdiler. Bu cihazların 6’sının log kayıtları sunulmadı.”
Hilal Salman, mücadelesini sürdüreceğini vurgulayarak şu sözlerle çağrıda bulundu:“Bu sadece Yasmin’in meselesi değil, yoğun bakımlarda yatıp sesi çıkmayan tüm çocukların meselesidir. Ben susmayacağım, bu işin peşini bırakmayacağım. Çünkü ben ciğerinin yarısını toprağın altına vermiş bir anneyim. Buradan sevgili Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum; tek istediğim soruşturma izninin verilip evladımın hakkının yerde kalmamasıdır.”