ABD’nin İran’daki Fordow başta olmak üzere üç nükleer tesise gerçekleştirdiği saldırının ardından olası bir radyasyon sızıntısı ihtimali gündeme geldi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ve bölgesel radyasyon izleme sistemleri, şu ana kadar herhangi bir sızıntı tespit edilmediğini duyurdu. Ancak kamuoyunun hafızasında Çernobil faciasında yaşanan bilgi karartmalar tazeliğini koruyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı: “Radyasyon Seviyesi Normal”
Birleşmiş Milletler’e bağlı UAEA, İran’daki üç nükleer tesise düzenlenen saldırılar sonrası kapsamlı ölçümler gerçekleştirdiğini ve şu ana kadar tesis dışı radyasyon seviyelerinde herhangi bir artış tespit edilmediğini açıkladı. Ajans, durumu izlemeye devam ettiğini ve kamuoyuna düzenli güncellemeler sağlayacağını belirtti.

NASA: “Saldırıdan Hemen Önce Yüksek Isı Tespit Edildi”
NASA’nın yangın izleme sistemi FIRMS, Fordow çevresinde ABD Başkanı Trump’ın saldırıyı duyurmasından yaklaşık 30 dakika önce yoğun ısı tespit ettiğini bildirdi. Bu tür ısı sinyalleri, genellikle bombardıman, patlama veya büyük sanayi faaliyetleriyle ilişkilendiriliyor. Fordow’da son bir ayda başka herhangi bir ısı kaynağı saptanmadı.
Bölgesel Sensörlerden Gelen Veriler Şu An İçin Normal
Avrupa Komisyonu’na bağlı REMon ağına göre, Türkiye genelindeki radyasyon seviyelerinde 12-13 Haziran ve 21-22 Haziran tarihlerinde herhangi bir olağandışı değişim olmadı. Türkiye ve çevresindeki binlerce sensörden alınan saatlik maksimum doz oranı 100 nanosievert/h seviyesinin altında kaldı. Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinden yapılan açıklamalarda da, şu an için sızıntıya dair bir iz bulunmadığı bildirildi.
İran’dan Sert Tepki: “NPT’ye Aykırı Saldırı”
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD'nin saldırısını "uluslararası hukuka aykırı bir şiddet eylemi" olarak niteledi. Açıklamada, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın (NPT) ihlal edildiği ve İran’ın uluslararası yasal haklarını kullanacağı belirtildi.

Türkiye’nin Güneydoğusu Etkilenebilir mi?
Uzmanlar, şimdilik ciddi bir risk olmadığını ancak özellikle Türkiye'nin güneydoğusunun, olası bir sızıntıda rüzgar yönüne ve atmosfer koşullarına bağlı olarak etkilenebileceğini ifade ediyor. Radyasyon bulutları, kısa sürede geniş alanlara yayılabilme kapasitesine sahip. Bu nedenle hem Türkiye'deki hem de Ortadoğu’daki izleme sistemlerinin sürekli olarak aktif kalması büyük önem taşıyor.
Çernobil’den Alınan Acı Ders Unutulmamalı
1986 yılında Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Felaketi sırasında da benzer bir belirsizlik yaşanmıştı. Radyasyon sızıntısı haftalarca gizlenmiş, özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan insanlar zamanında uyarılmadığı için büyük sağlık sorunları yaşanmıştı.
Türkiye’de çay ve tarım ürünleri etkilenmiş, kanser vakalarında artış gözlemlenmişti. Bu nedenle uzmanlar, bugün yaşanan gelişmelerin de şeffaflıkla ve hızla kamuoyuna açıklanmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.