Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin Haziran Ayı Olağan Meclisi'nde Konyaaltı Arapsuyu-2 alanında yol, spor ve otoparklar alanlarına yönelik imar planı değişikliği meclisten geçtikten sonra Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi, kent genelinde imar planlarında otopark olarak ayrılan alanların farklı kullanım kararlarıyla dönüştürülmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, son yıllarda çeşitli ilçelerde otopark alanlarının Belediye Hizmet Alanı, Kamu Hizmet Alanı, park veya farklı kullanım kararlarına dönüştürüldüğü belirtilerek, bu uygulamaların kent ulaşımını olumsuz etkileyebileceği ifade edildi.

“Bir Kamusal İhtiyaç, Başka Bir Kamusal Hakkı Ortadan Kaldıramaz”
Oda tarafından yapılan açıklamada, belediye hizmet alanları ve kamu hizmet alanlarının kent için önemli olduğu belirtilirken, bu ihtiyaçların karşılanmasının başka kamusal hakların ortadan kaldırılması pahasına yapılamayacağı vurgulandı. Açıklamada, “Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi olarak öncelikle açıkça ifade ediyoruz: Belediye Hizmet Alanları ve Kamu Hizmet Alanları, kentte kamusal hizmetlerin yürütülmesi, kamu kurumlarının yurttaşlara erişilebilir hizmet sunabilmesi ve sosyal/idari ihtiyaçların karşılanması açısından elbette gereklidir. Ancak bir kamusal gereksinimin karşılanması, başka bir kamusal hakkın ortadan kaldırılması pahasına gerçekleştirilemez” denildi.
“Antalya’da Trafik Artık Kritik Seviyede”
Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi, Antalya’daki trafik yoğunluğunun artık yalnızca ulaşım sorunu olmaktan çıktığını belirtti. Açıklamada, “Otopark alanları, yalnızca araçların bırakıldığı boş alanlar değildir. Otopark alanları; ulaşım sisteminin, trafik güvenliğinin, afet ve acil durum erişiminin, yaya hareketliliğinin, toplu taşıma entegrasyonunun ve gündelik kent yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Antalya’da kent içi trafik artık yalnızca bir “yoğunluk” sorunu olmaktan çıkmış; yaşam kalitesini, ekonomik işleyişi, afet/acil müdahale kapasitesini ve kamusal erişilebilirliği doğrudan etkileyen kritik bir kent sorunu haline gelmiştir. Otopark alanları, yalnızca araçların bırakıldığı boş alanlar değildir. Otopark alanları; ulaşım sisteminin, trafik güvenliğinin, afet ve acil durum erişiminin, yaya hareketliliğinin, toplu taşıma entegrasyonunun ve gündelik kent yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Antalya’da kent içi trafik artık yalnızca bir “yoğunluk” sorunu olmaktan çıkmış; yaşam kalitesini, ekonomik işleyişi, afet/acil müdahale kapasitesini ve kamusal erişilebilirliği doğrudan etkileyen kritik bir kent sorunu haline gelmiştir” diye belirtildi.
“Otopark Alanları Azaltılmamalı, Artırılmalı”
Kentte yaşanan trafik sorununa dikkat çeken oda yetkilileri, mevcut otopark alanlarının kaldırılması veya işlevsiz hale getirilmesinin doğru bir yaklaşım olmadığını savundu. Açıklamada, "Planlama mevzuatının ve şehircilik ilkelerinin temel yaklaşımı açıktır: Sosyal ve teknik altyapı alanları zorunluluk olmadıkça kaldırılamaz, küçültülemez veya yerleri değiştirilemez. Zorunlu bir değişiklik yapılacaksa, kaldırılan alanın hizmet ettiği bölgede, erişilebilir mesafede, yüzölçümü ve konum özellikleri bakımından eşdeğer yeni bir alan ayrılması gerekir. Otopark alanı kaldırılıyorsa, bu alanın yerine aynı hizmet etki alanında, yürüme mesafesi içinde, gerçekten kullanılabilir ve uygulanabilir eşdeğer otopark alanı gösterilmelidir" ifadelerine yer verildi.
Eşdeğer Alan Şartı Hatırlatıldı
Şehircilik ilkeleri ve planlama mevzuatına göre sosyal ve teknik altyapı alanlarının zorunlu olmadıkça kaldırılamayacağı vurgulanan açıklamada, kaldırılan her otopark alanının yerine eşdeğer yeni bir alan ayrılması gerektiği belirtildi. Oda tarafından yapılan açıklamada, “Park alanının zemin altına otopark yapılabilir”, “ileride çözülür”, “kamu hizmeti ihtiyacı vardır” gibi genel ve belirsiz ifadeler, kaldırılan otopark alanının eşdeğer biçimde karşılandığı anlamına gelmez. Bir alanın eşdeğer sayılabilmesi için kapasitesi, erişimi, giriş-çıkış düzeni, trafik etkisi, uygulama yöntemi, mülkiyet durumu, etaplama programı ve hizmet edeceği nüfus açık biçimde ortaya konulmalıdır. Aksi halde plan değişikliği, kentin ulaşım altyapısını güçlendirmek yerine mevcut krizi derinleştiren bir müdahaleye dönüşür” denildi.
Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi, Antalya'nın ihtiyaç duyduğu yaklaşımın bütüncül ulaşım planlaması olduğunu vurguladı.
Bilimsel Planlama Çağrısı
Açıklamada otopark, toplu taşıma, yaya ve bisiklet ulaşımı ile afet müdahale güzergâhlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Oda açıklamasının sonunda, “Antalya’da mevcut otopark alanlarını azaltan, kaldıran veya başka kullanımlara dönüştüren plan değişikliklerinden vazgeçilmelidir. Zorunlu olduğu iddia edilen her plan değişikliğinde, kaldırılan otopark alanı için aynı hizmet etki alanı içinde, yürüme mesafesinde, uygulanabilir ve eşdeğer yeni otopark alanı ayrılmalıdır. Plan değişiklikleri yalnızca parsel veya ada ölçeğinde değil; ulaşım sistemi, trafik yükü, afet/acil müdahale kapasitesi, yaya erişimi ve kamu yararı bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir. Belediye Hizmet Alanı ve Kamu Hizmet Alanı ihtiyacı, kentin ulaşım altyapısını zayıflatmadan, mevcut kamusal donatı dengesini bozmadan ve plan bütünlüğünü parçalamadan karşılanmalıdır. Şehir Plancıları Odası Antalya Şubesi olarak, Antalya’nın planlı gelişimini, kamusal alanlarını ve ulaşım altyapısını zayıflatan bu tür uygulamaların takipçisi olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz. Mesleki sorumluluğumuz gereği, kent hakkını, kamu yararını ve planlama ilkelerini savunmaya devam edecek; gerekli idari, hukuki ve mesleki girişimleri kararlılıkla sürdüreceğiz. Antalya’nın geleceğini ilgilendiren otopark alanlarının varlığı döngüsel yönetimler çerçevesinde günübirlik kararlarla eksiltilemez. Otopark alanları, plan değişikliklerinin kolayca vazgeçilecek rezerv alanları değildir. Ulaşım altyapısı bir kent hakkıdır; bu haktan taviz verilemez” ifadelerine yer verdi.