Antalya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 42. Ulusal Gastroenteroloji Haftası, sindirim sistemi hastalıklarına yönelik güncel bilimsel gelişmelerin paylaşıldığı kapsamlı oturumlarla tamamlandı. Karaciğer yağlanmasından obeziteye, reflüden safra taşlarına kadar pek çok başlık ele alınırken, uzmanların en çok üzerinde durduğu konulardan biri de mide asidi baskılayıcı ilaçların yanlış kullanımı oldu.
Türk Gastroenteroloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Hilmi Çekin, kongre sonrası değerlendirmesinde, “Türk Gastroenteroloji Derneği 1959 yılında kurulan bir derneğimiz. 1974 yılından itibaren kongreler yapıyoruz. Kongrelerin amacı gastroenteroloji camiasının bir araya gelerek bir yıl içinde biriktirdiği, eriştiği, ulaştığı bilgileri paylaşmaktır. Burada bir bilimsel şölen yaşanır” dedi.

“Mide Koruyucu” Algısına Dikkat
Toplumda birçok ilacın yanında alınması gerektiği sanılan mide koruyucuların gerçekte yalnızca belirli tedavilerde gerekli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Çekin, vatandaşların sıkça sorduğu sorulara şu şekilde yanıt verdi:
“Mide koruyucu deyince ne gelir aklınıza? Tansiyon ilacı alıyorum, mide koruyucu almazsam tansiyon ilacı bana zarar verebilir ya da şeker ilacı kullanıyorum, acaba mide koruyucu da mı almam gerekir? Bazı ilaçlarla birlikte mide koruyucu almak gerekiyor. Bunlar mideye ve sindirim sistemine zarar verebilecek, ülser, kanama yapabilecek ilaçlar. Kronik kullanımlarında mutlaka mide ilaçlarını öneriyoruz.”
“Ülser Ameliyatlarını Tarihe Gömen İlaçlar”
Asit baskılayıcı ilaçların farmakolojik etkisine değinen Çekin, bu ilaçların geçmişte ciddi cerrahi müdahalelere yol açan ülser hastalığını kontrol altına aldığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Aslında bu ilaçlar mide asidini çok güçlü baskılayan ilaçlar ve artık kanama ve delinme gibi riskleri içeren ülser hastalığında eskiden yapılan ameliyatları tarihe gömen ilaçlar. Çok etkili, çok güçlü ilaçlar. Doktor kontrolünde iyi kullanıldıkları zaman elimizdeki çok güçlü silahlar ama bu yanlış bilgi nedeniyle mide koruyucu ismini kim taktıysa bu isim nedeniyle halk arasında yanlış kullanım çok fazla.”
Bu ilaçlara yönelik internette yayılan bilgi kirliliğine de dikkat çeken Çekin, “Son zamanlarda da internetteki yanlış bilgiler nedeniyle bu ilaçların fazlaca aslında suçlandığını da görüyoruz… Öyle bir şey de söz konusu değil.” dedi.

“Mide Kanserine, Kemik Erimesine Yol Açmazlar”
Mide ilaçlarının doğru kullanıldığı sürece güvenilir olduğunun altını çizen Prof. Dr. Çekin, toplumda oluşan korkuların gereksiz olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu ilaçlar doğru endikasyonlarda, uygun zamanlarda kullanıldığı zaman, hekimler tarafından özellikle önerildiği zaman çok iyi ilaçlar, çok güvenilir ilaçlar. Mide kanserine, kemik erimesine, diğer hastalıklara yol açmazlar. Güvenilir ilaçlar ama mide koruyucu adını da hak etmeyen ilaçlar. Bu ilaçları diğer ilaçları aldığınız için kullanmanıza gerek yok. Hekimlerinize danışmanızı öneririz, biz gastroenteroglar hazırız.”
Geleceğin Enerjisi Antalya’da Konuşuldu: Çalıştayda Neler Konuşuldu?