Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin, Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasi gündemine ilişkin kapsamlı açıklamalar yaptı. Antalya’da vatandaşlar, esnaf ve çeşitli toplum kesimleriyle yaptıkları görüşmelerden elde ettikleri gözlemleri paylaşan Tekin, kira krizi, hayat pahalılığı, esnafın ekonomik sıkıntıları, liyakat sorunu, demokrasi tartışmaları ve dış politika başlıklarında mesajlar verdi.

“Antalya’da Kira Krizi Derinleşiyor”
Antalya’da kira fiyatlarının dar ve orta gelirli vatandaşlar açısından taşınamaz hale geldiğini söyleyen Tekin, kent nüfusunun yaklaşık yarısının kirada yaşadığına dikkat çekti. Tekin, “Bir dokunduk, bin ah işittik. Asgari ücretle çalışan vatandaşlarımız kiralarını ödemekte zorlanıyor. Ev sahibi olmak artık birçok insan için hayal bile edilemeyecek bir noktaya geldi. Özellikle merkez ilçelerde kiralar aile bütçelerinin büyük bölümünü tüketiyor” ifadelerini kullandı.
“Esnaf Çalışarak Batıyor”
Kent genelindeki ziyaretlerinde esnafın yaşadığı ekonomik baskıyı yakından gözlemlediklerini belirten Tekin, küçük işletmelerin ağır vergi, faiz ve borç yükü altında ayakta kalmaya çalıştığını söyledi. “Türkiye’de esnaf tarihimizde ilk kez çalışarak batıyor. Esnaf evine ekmek götürmek için değil; devlete vergi, bankaya faiz ve tedarikçiye borç yetiştirmek için çalışıyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir” dedi.
Banka Komisyonlarına Tepki
Bankaların son yıllarda elde ettiği yüksek kârlara dikkat çeken Tekin, kredi kartı komisyonları ve POS kesintilerinin esnaf üzerinde ciddi yük oluşturduğunu savundu. Tekin, “Lokantacı kebabı yapıyor, konfeksiyoncu ceketi üretiyor ama banka satıştan yüzde alıyor. Komisyon olabilir ancak sınırsız olmamalıdır. Banka hizmetinin karşılığını alabilir ama kimsenin kazancına ortak olmamalıdır” diye konuştu.
“Liyakat Devletin Temel İlkesi Olmalı”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve kamu atamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Tekin, devlet yönetiminde liyakat ilkesinin zedelendiğini öne sürdü. Tekin, “Bizim için mesele şahıslar değildir. Mesele, görevin gerektirdiği bilgi ve tecrübeye sahip insanların o görevlere getirilmesidir. Devletin kritik kurumları herhangi bir kişinin staj yapacağı yer değildir. Bizim medeniyet anlayışımızın temel ilkelerinden biri ‘işi ehline vermektir’” dedi.
“Şaibe ve İddiaların Yok Sayılması Doğru Değildir”
Açıklamasında siyasi etik ve belediye başkanlarının parti değiştirmelerine de değinen Tekin, son dönemde yaşanan değişiklikleri eleştirdi. Mizahi bir dille yaptığı “AK-MATİK” benzetmesiyle dikkat çeken Tekin, siyasi tartışmaların parti değiştirerek ortadan kalkmadığını belirterek şunları söyledi:
“Bir rozet değişikliğiyle geçmişteki tartışmaların, şaibelerin veya iddiaların yok sayılması doğru değildir. Siyasette gerçek temizlik hesap verebilirlik ve şeffaflıkla sağlanır.”
Demokrasi ve Hukuk Vurgusu
Kayyum uygulamaları ve görevden almaların toplumda tartışmalara neden olduğunu ifade eden Tekin, hukuk devleti ilkelerinin herkes için eşit şekilde uygulanması gerektiğini söyledi. Tekin, “Yolsuzluğa ve hukuksuzluğa göz yumulmamalıdır. Ancak demokrasi de korunmalıdır. Hukukun üstünlüğü kişilere göre değil, evrensel kurallara göre uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Aileyi Tehdit Eden Şey Hayat Pahalılığı”
Türkiye'de doğum oranlarının düşmesi ve aile yapısındaki değişimlere de değinen Tekin, ekonomik koşulların aile kurumunu doğrudan etkilediğini belirtti. "Bugün gençler evlenemiyor, evlenenler çocuk sahibi olmayı erteliyor. Bunun temel sebepleri kira, enflasyon, işsizlik ve hayat pahalılığıdır" diyen Tekin, aileyi korumaya yönelik politikaların ekonomik gerçeklerden bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı.
Gazze ve Doğu Akdeniz Mesajı
Dış politika değerlendirmelerinde Gazze’de yaşanan gelişmelere de değinen Tekin, İsrail’in politikalarını eleştirirken Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de daha etkin bir politika izlemesi gerektiğini savundu.
“Türkiye Yeniden Umudun Ülkesi Olabilir”
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin ekonomik ve kurumsal sorunlarının çözümünün mümkün olduğunu belirten Tekin, Saadet Partisi’nin çözüm anlayışının adalet, liyakat, üretim ve şeffaflık ilkelerine dayandığını söyledi. Tekin, “Türkiye’nin umuda ihtiyacı var. Mülakatın kaldırıldığı, gençlerin geleceğe güvenle baktığı, emeklinin geçim derdi yaşamadığı, esnafın kazancının bereketlendiği, çiftçinin emeğinin karşılığını aldığı bir Türkiye mümkündür. Bizim hedefimiz 86 milyon insanın huzurla ‘oh be’ diyebileceği bir Türkiye’yi inşa etmektir” dedi.