Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
34°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Ebru Şahin’den ATSO Meclisine Çağrı: "Güçlerimizi Birleştirmek Zorundayız"

Ebru Şahin’den ATSO Meclisine Çağrı: "Güçlerimizi Birleştirmek Zorundayız"

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda COP31 ve Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatif Projesi anlatıldı.

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda COP31 ve Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatif Projesi anlatıldı.

KAYNAK: Uğur Fidan
Ebru Şahin’den ATSO Meclisine Çağrı: "Güçlerimizi Birleştirmek Zorundayız"

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, kentin yakın geleceğini şekillendirecek uluslararası bir vizyona ev sahipliği yaptı. Toplantıda konuşan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatif Projesi Koordinatörü Ebru Şahin, önümüzdeki kasım ayında Antalya’da düzenlenmesi planlanan 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) ve bu doğrultuda hayata geçirilen yerel çevre hareketleri hakkında stratejik bilgiler paylaştı. Kentin bu dev organizasyonun önemi konusunda henüz tam bir farkındalığa ulaşamadığını belirten Şahin, COP31'in hem Antalya hem de Türkiye için küresel ölçekte bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Küresel İklim Politikasının Kalbi Antalya’da Atacak

COP31'in dünya genelinde sera gazı ölçümleri, karbon azaltımı ve iklim değişikliğiyle mücadeleye önderlik eden en büyük organizasyonlardan biri olduğunu ifade eden Ebru Şahin, zirveye 196 ülkenin taraf olduğunu hatırlattı. Ülkelerin küresel ısınmayı 2030 yılına kadar 1,5 derecenin altında tutma taahhütlerini bu zeminde takip ettiklerini belirten Şahin, Türkiye'nin de Cumhurbaşkanlığı nezdinde ilan edilen 2053 net sıfır emisyon hedefiyle bu zorlu ama kaçınılmaz sürecin güçlü bir parçası olduğunu dile getirdi.

Dev zirvenin adresi olarak belirlenen Expo alanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde dönüşüm faaliyetlerinin hızla devam ettiğini aktaran Şahin, alanın iki ana bölüme ayrılacağını söyledi. Devlet başkanları ve diplomasi heyetlerinin yer alacağı yüksek güvenlikli "Blue Zone" (Mavi Alan) için günlük 50 binden fazla ziyaretçi beklenirken; akredite tüm katılımcılara açık olacak "Green Zone" (Yeşil Alan) için günlük ziyaretçi beklentisi 100 binin üzerine çıkmış durumda. Dubai'de gerçekleştirilen COP28'deki günlük 85 bin kişilik katılım seviyesinin Antalya'da aşılacağını öngördüklerini belirten Şahin, uluslararası alanda kente yönelik yoğun bir rezervasyon talebi olduğunu ve zirveye 150’nin üzerinde devlet ve hükümet başkanının katılmasını beklediklerini müjdeledi.

"Sadece İyi Bir Ev Sahibi Olmak Yetmez"

Yaklaşık iki hafta boyunca dünya liderlerini, delegasyonları, iş dünyasını, sivil toplumu ve 400’ün üzerinde uluslararası gazeteciyi ağırlayacak olan Antalya'nın muazzam bir küresel görünürlük kazanacağını ifade eden Koordinatör Ebru Şahin, bu durumun kent için büyük bir sınav olduğunu dile getirdi. Şahin, "Bizim için çok büyük bir fırsat. Sadece iyi bir ev sahibi olmamalıyız, aynı zamanda Antalya’nın sürdürülebilir bir şehir olduğunu göstermek için de çok büyük bir fırsat yakalamış durumdayız. Sürdürülebilirlik sadece iklim veya sıfır atıkla alakalı değil; kültürel, sosyal ve çevresel boyutları olan çok katmanlı bir durumdur. Ev sahibi şehir olarak yalnızca kendimizi anlatmayacağız, iklim ve sürdürülebilirlik konularındaki hedeflerimizi somut olarak uygulayıp gösterme fırsatı bulacağız” dedi. 

Şahin ayrıca, bu hareketliliğin konaklamadan gastronomiye, ulaşımdan yerel üretime kadar kent ekonomisine çok ciddi bir ivme kazandıracağını ve ertelenen yerel projeler için hızlandırıcı bir güç olacağını ekledi.

Güç Birliğinden Doğan Çatı

Kentin sahip olduğu 640 kilometrelik kıyı şeridi, 232 mavi bayrağı ve yıllık 18 milyonu aşan turist potansiyeliyle büyük bir küresel çekim merkezi olduğunu hatırlatan Şahin, bu değerleri koruma motivasyonuyla sahada da hazırlık yaptıklarını belirtti. Ocak ayından bu yana Valilik Proje Birimi bünyesinde yürüttükleri çalışmalarda; marinalardan sivil toplum kuruluşlarına, üniversitelerden büyükşehir belediyesine kadar onlarca kurumla istişare ettiklerini söyleyen Şahin, herkesin iyi niyetle çalıştığını ancak güçlerin birleştirilmesi gerektiğini fark ettiklerini anlattı. Bu doğrultuda Antalya Valisi'nin tam desteğini alarak tüm ilçeleri, kaymakamlıkları, belediyeleri ve gönüllüleri tek bir çatı altında toplayan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi'ni kurduklarını açıkladı.

Sahadaki Somut Adımlar ve Dört Temel Başlık

İnisiyatifin çalışmalarını tek günlük etkinliklerin ötesine taşıyarak 5-10 yıllık uzun vadeli bir vizyona dönüştürdüklerini ifade eden Ebru Şahin, projenin dört temel sacayağı üzerine kurulduğunu belirtti.

İlk olarak temizlik kapsamında Sahil Güvenlik Komutanlığı ve gönüllüler iş birliğiyle tüm ilçelerde deniz dibi temizliği yapıldığını ve deniz canlılarının yaşamını tehdit eden hayalet ağların temizlendiğini aktardı. İkinci başlık olan kaynağında önleme çalışmalarıyla akarsular ve tarım arazilerinden denizlere taşınan kirliliğin önüne geçmeyi hedeflediklerini, üçüncü başlık olan ekolojik koruma ile de yok olma tehlikesi altındaki deniz türlerini koruma altına aldıklarını söyledi.

Turko Maskot Oldu

Son olarak en hayati başlığın farkındalık olduğunun altını çizen Şahin, çocuklara ve gençlere ulaşmak adına yürüttükleri iki önemli çalışmayı meclis üyeleriyle paylaştı. Atıklardan oluşan ve isim hakkı alınan "Turko" isimli animasyon karakter robotunun videolarının Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle okullarda gösterilmeye başlandığını belirten Şahin, plastik atıkları kaynağında azaltmak amacıyla da kent genelinde geleneksel sebil ve hayrat kültürünü canlandıran modern içme suyu çeşmelerinin kurulduğunu ifade etti. Şahin, şu an sayıları 17'ye ulaşan bu çeşmelerin vatandaşların matara ve pet şişelerini yeniden doldurmalarına olanak tanıyarak atık üretimini ciddi oranda azalttığını ve bu sayıyı artırarak devam edeceklerini belirtti. 

“Antalya'da Deniz Hep Temiz”

 Şahin’in açıklamalarının devamında, deniz kirliliğini önlemek adına kent genelinde pet şişe kullanımını minimuma indirmeyi hedefleyen su dolum noktaları ile arıtılmış su sebillerinin yaygınlaştırılacağı ve vatandaşların mataralarıyla bu noktalardan temiz su temin edebileceği belirtti. Akarsulardaki bariyer sistemlerine ek olarak deniz yüzeyindeki kirliliği toplamak için "çöp kaparlar" ve atık toplama gemilerinin sayısının artırılacağını vurgulayan Şahin, dumansız plaj uygulamasının sadece kamu plajlarıyla sınırlı kalmaması ve özel işletmelerin de yasal mevzuatları beklemeden bu konuda inisiyatif alması gerektiğini ifade etti. Tüm bu çevre yatırımlarının, Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) süreci öncesinde şehri uluslararası çevre standartlarına ulaştırma ve "Antalya'da Deniz Hep Temiz" vizyonunu topluma yayma amacını taşıdığı aktardı.

Deniz Süpürgesi Yetersiz Durumda

Şahin, çevre temizliği için çöp kaparlar ile deniz süpürgelerinin önemi vurgulanarak, Antalya'nın 640 kilometrelik kıyı şeridinde yalnızca bir adet deniz süpürgesi bulunmasının yetersizliği ve yenilerinin alınması ya da kiralanması gerekliliği üzerinde durdu. Farkındalık yaratmak adına, Turko temalı ve dijital içerikli bir eğitim otobüsü ile yapay zekalı bir robot projesinin yanı sıra, deniz dibinden çıkarılan ilginç atıkların yerli ve yabancı sanatçıların desteğiyle sanat eserlerine dönüştürülerek havalimanı gibi yoğun alanlarda sergilenmesi hedefleniyor. Ayrıca, Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ile yapılan görüşmeler ve geçmiş yıllara ait veriler doğrultusunda, insan ve tekne çapalarının deniz dibinde ciddi bir çölleşmeye yol açtığı tespit edilmiş ve bu ekosistemi yeniden canlandırmak amacıyla Kemer Üç Adalar bölgesinde bir pilot koruma alanı uygulaması ve deniz çayırlarını ekme çalışmaları başlatıldı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız