Dünyanın ve Türkiye'nin gözde turizm destinasyonlarının başında gelen Antalya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlarken, kentin büyümesiyle birlikte kronikleşen ulaşım ve trafik sorununa köklü bir çözüm aranıyor.
Kentin kara yollarında yaşanan yoğunluğun hafifletilmesi adına bugüne kadar uygulanan geleneksel yöntemlerin ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya'da deniz ulaşımının deniz otobüsü veya feribot kullanımıyla başlatılması ve ilçeler arasında hızlı ulaşım ağı kurulması gerektiğini açıkladı.

Şehir içi ulaşımda köprülü kavşaklar veya alt geçitlerin geçici çözümler sunduğunu, asıl kurtuluşun ise kentin doğal zenginliği olan Akdeniz'de saklı olduğunu ifade eden ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, deniz yoluyla ulaşımın trafik sorununun panzehri olabileceğini vurguladı.
Dünyadaki diğer kıyı kentlerinin ve ada ülkelerinin deniz ulaşımını ne kadar etkin kullandığına dikkat çeken Hacısüleyman, “Deniz yoluyla ulaşım bizim trafik sorunumuzun panzehri olabilir. Ben halen diyorum ki bizi kurtaracak olan alt geçitler ve üst geçitler değil. Onlar da yapılsın, kara trafiğini rahatlatmak için. Ancak bütün ülkeler kendilerine yakın ister ada ister sahil şeridinde olsun her yerde deniz ulaşımını kullanıyor" dedi.

Havalimanı ile İlçeler Arasında Kurulacak Raylı ve Mavi Entegrasyon
Antalya'nın gelecekteki vizyonunu şekillendirmek amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüten ATSO Basın Birimi, kentin 640 kilometrelik sahil şeridini birbirine bağlayacak örnek bir deniz ulaşım haritası hazırladı.
Bu projenin sadece turistik bir gezi rotası olmadığının, aksine havalimanı ve toplu taşıma sistemlerine entegre lojistik bir hamle olduğunun altını çizen ATSO Başkanı Hacısüleyman, “Bu yerler turistik yerler ve bizim gibi ve bu yerler kendi içlerinde, kendi sahil şeridinde iskeleler yapmak suretiyle denizden ulaşılmaya çalışıyor. Bir de diyeceksiniz ki bu, Ulaştırma Bakanlığı'nın bir planı mı? Yok, bu planı yaptık. Bizim 640 kilometremizi mümkünse bu şekilde birbirine bağlamamız lazım. Hatta Antalya Havalimanı'na çok yakın bir yerde bir iskele yaparsak, ilçelerimizden havalimanına, deniz yoluyla bir kısmını taşıyabiliriz. Valizini alıp deniz otobüsüne veya feribota binip havalimanına yakın bir yerde indirme şansımız olursa o zaman o indirdiğimiz yerden de raylı sistemle havalimanı içine kadar taşıyabilirsek bu yolcuyu işte o zaman karayollarımız biraz daha rahatlamış olur" diyerek projenin lojistik detaylarını paylaştı.
"Her İlçemizin Bir Şehir Merkezi Var"
Kentin tek bir merkezden ibaret olmadığını, her ilçenin kendi içinde bir cazibe merkezi barındırdığını ifade eden Hacısüleyman, “Biz bu konuda çalışacaksak bunu yapmak zorundayız. Bir de parfois şunu diyorlar biliyorsunuz. İşte efendim ilçelerde kalanlar şehir merkezine inmiyor. Bizim aslında bir tane şehir merkezimiz yok. Bizim her ilçemizin bir şehir merkezi var. Oraya gidiyor insanlar. Kemer'de kalan 'Side'yi görsem' diye düşünmüyor mu, düşünüyor. Ama bakıyor, ne kadar sürüyor? Kemer'den Side 4 saat. 'Gitmeyelim, günümüzü kaybedeceğiz' diyor. Eğer biz hızlı ulaşımı denizden sağlayabilirsek hem görsel güzelliğimizi yaratmış, hem de ilçeler arası ekonomiyi sağlamış olacağız. Ben bu konuda yerel yönetimlerimizin gücünün buna yetmeyeceğini biliyorum. Planlama izinler, iskele izinleri, kamulaştırma gerekebilir. Bütün bunların yerel yönetimler tarafından tek başına yapılamayacağını biliyorum. Burada merkezi hükümetimizin ve bütün bakanlıklarımızın birlikte çalışmaları gerekiyor" şeklinde konuştu.