Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay, 2026-2027 eğitim-öğretim döneminin hemen öncesinde 81 ile gönderilen genelgeyle okullarda Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınları dışında deneme yapılması yasaklanırken Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Bakanlık sorumlu değilmiş gibi davranıyor” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 81 ile gönderilen 19 Ağustos 2026 tarihli ve 70 sayılı genelgeyle üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin seviyesini belirlemek ve sınava hazırlamak için yardımcı olarak kullandığı deneme sınavlarının kaldırılmasına Eğitim ve Bilim İş Görenleri Sendikası (Eğitim-İş) Genel Başkanı Kadem Özbay tepki gösterdi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay yaptığı açıklamada, “Sorun bakanlığın eğitim sisteminin getirdiği mevcut tablodan kaynaklanmaktadır. Biz o nedenle bakanlığa diyoruz ki, deneme içinde para toplanmasını, okulda deneme yapılmasını bakanlık kontrol etsin. Bugün sınavı kazanan öğrencilere baktığımızda boyu kadar kitapları çözdüklerini görüyoruz. Demek ki parası olan, ekonomik gücü olanlar yalnızca okulda değil kurslar, özel dersler ve ilave kaynak kitaplarla ancak bu işi aşabiliyorlar. Siz çocukların önüne öyle büyük bir duvar örmüşsünüz ki 60 bin okulunuzdan ancak 5 bini nitelikli” diyerek eğitimde ki olumsuzlukları dile getirdi.

“Bakanlık Sorumlu Değilmiş Gibi Davranıyor”
“Sorunun gerçek sebeplerini ortadan kaldırmaktansa ortaya çıkan sonuçların üzerini örterek sorunu yokmuş gibi varsaymaya çalışıyorlar” diyerek MEB’in politikalarını eleştiren Kadem Özbay, “Biz burada hep, bakanlık kendi görevini yapmadığı için insanların bu kadar para harcamak zorunda kaldığını ve çocukların birbiriyle bu kadar yarışır hale geldiğini söylüyoruz. Mahallenizde çocuğun gidebileceği iyi bir okul bırakmadığınız için bu tablo oluşuyor. Asıl bu sorunların ve sonuçların oluşmasının sebebi, sizin eğitim politikalarındaki tercihlerinizdir diyoruz. Bu durum şuna benziyor; marketlere denetim yaptıklarında ‘yüksek fiyatlar var, olanlara ceza keseceğiz’ dedikleri gibi... Aslında o yüksek ücretlerin ve eğitimdeki bu yüksek maliyetin oluşmasında kendileri sorumlu değilmiş gibi davranan bir bakanlıkla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
“Gerçekler Söylemlerle Örtüşmüyor”
Genel Başkan Özbay, “Yüksek ücretleri tabii ki biz de eleştiriyoruz ama bakanlığın söylediği gerçeklerle örtüşmüyor. Biz biliyoruz ki yine ders kitapları, bakanlığın milyonlar aktardığı ve kime aktardığı soru işareti olan yandaşları zengin ediyor. Bir ilimizde Milli Eğitim Müdürü’nü ziyaret ettim orada çalışan bir şef bana; ‘Başkanım, her yıl belki 4-5 kamyon tıka basa dolu kitap geliyor ve bu kitapların kullanılmadığını herkes biliyor’ dedi. Bugün burada yalnızca öğretmenlerin değil, eğitimin de yolu kesiliyor. Herkes bu ders kitaplarının bu sınava odaklı sistemde bir işe yaramadığını biliyor ama devlet milyonlarca para aktarıyor. Bu aktarılan parayı o zaman ihtiyaca göre düzenleyin ve asıl kalıcı çözüm olarak her okulu eşit niteliklere getirin; çocukları birbirleriyle yarıştırır hale getirmeyecek bir sistem kurun. Maalesef gerçeklerle bu söylemler birbiriyle örtüşmüyor” dedi.

“Kendi Çocukları Özel Okula Gidiyor”
Genel Başkan Özbay, “Milli Eğitim Bakanlığı’nı yöneten bakanın kendisi, bu eğitim sistemini yönettiği devlet okullarının fiziki yeterliliğine ve eğitim niteliği açısından o ortamın kalitesine güvenmiyor ki çocuğunu belki milyona yakın para ödeyerek özel okula gönderiyor. Şimdi siz çocuğunuzu özel okula gönderiyorsunuz; orada ilave kaynaklar kullanılabiliyor, kullanılıyor ve bunu herkes biliyor. Ama devlet okulundaki çocuklar zaten sınırlı imkanlara sahip. Onlara ‘Şunu yaptıramazsınız, bunu yaptıramazsınız’ yönünde talimatlarla şekil verilmeye çalışılıyor. Ya bunlar gerçeklikle örtüşmüyor. Maalesef yine böyle insanların bir şekilde bu kaynak kitapları aldığını, bu şekilde hazırlanmaktan başka çaresi kalmadı. Yani insanları çaresiz bırakan, mecbur bırakan bakanlığın kendisidir” diyerek açıklamasını tamamladı.