Antalya Ticaret Borsası Ağustos Ayı Meclisi’nde Antalya Hali fiyatları gündeme geldi. İhracat durumunun tartışıldığı toplantıda iki isim değerlendirmelerde bulundu. Haldeki ihracat kanadının durumunu değerlendiren ATB Meclis Üyesi Sedat Ekici, iç ve dış piyasada yaşanan talepsizliğin sektörü zorladığını belirtti. Hal piyasasındaki genel daralmaya ve artan nakliye masraflarına dikkat çeken ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci ise tüccarın ve üreticinin içinde bulunduğu finansal sıkışıklığı dile getirdi.

“DESTEK İHRACATÇIYI RAHATLATACAK”
Sedat Ekici,
"Fiyatlar uygun ama talep yok. Bizim bölgemizde talebin, geçen yılların aynı dönemine göre yüzde 50'nin altında kaldığını söyleyebiliriz. Tatil mevsimi olması ve insanların yurt dışı seyahatlerini tercih etmesi gibi etkenler de bu düşüşte mutlaka rol oynuyor. Çoğu ürünün fiyatı iyi seviyede olsa da maalesef beklediğimiz talep oluşmuyor. Şu anda döviz kurlarında da bir sıkıntı yaşıyoruz. Kurların bu seviyelerde durması, özellikle kış döneminde bizi gerçekten çok zorluyor. Devletimizin biz ihracatçılara döviz bozumunda sağladığı ilave bir teşvik vardı. Bu teşvik eylül ayına kadar uzatıldı ancak biz eylül ayında bu teşvikte yeni bir artış talep ediyoruz. Verilecek her türlü destek ihracatçıyı rahatlatacaktır. Aksi takdirde hal sektörünün işi gerçekten çok zor”
dedi.

"SEKTÖR ÇÖKTÜ, MAZOT MALİYETİ BELİMİZİ BÜKÜYOR"
Erdoğan Ekinci,
"Geçen yıla kıyasla piyasanın biraz daha hareketli geçeceğini tahmin ediyorum. Nar sezonu başlayacak. Nar az, kalitesi güzel ve iri. Adana ve Mersin'de rekolte iyi ancak bizim bölgemizde yağmurların çiçek dökümüne neden olması sebebiyle rekolte biraz zayıf kaldı. Buna rağmen nar sezonunun geçen seneyle aynı oranda hareketli geçmesini bekliyoruz. Ancak diğer meyvelere baktığımızda şeftali ve armut gibi ürünlerin piyasasının gerilediğini görüyoruz. Her şeyin fiyatı düşüyor; narın da böyle olmasından ve ürünü alan tüccarların, ben de dahil olmak üzere, büyük zarar etmesinden endişe ediyorum. Çünkü ürünleri üreticiden pahalıya alıyoruz. Öte yandan ithalat baskısı var; örneğin Mısır'dan gümrük ve diğer tüm masraflar dahil 20 liraya soğan geliyor. Bu durum narenciye sektörünü de olumsuz etkilemeye başladı. Döviz kurları yükselmezse bu memlekette ne çiftçi ne de ihracatçı ayakta kalabilir. Kur artmazsa önümüzdeki ekim ayından itibaren domates ve benzeri ürünler seneye de para etmeyecek, üretici yine zarar edecek. Gidişat, tarım sektörünü büyük bir kaosun beklediğini gösteriyor. Kurlarda mutlaka yukarı yönlü bir sıçrama olması lazım. İster yüzde 10 artsın ister başka bir oranda olsun, bu işin yürümesi için kurların hareketlenmesi şart; başka türlü bu çark dönmez. Ben şahsen sektörün önünü göremiyorum"
dedi.