
Hububat piyasasını değerlendiren 3 meclis üyesi sorunu detaylarıyla masaya yatırdı. Nuri Büyükselçuk, Rusya-Ukrayna savaşının devam etmesi ve oradaki ticaretin aksaması sonucunda Karadeniz trafiğindeki sorunların büyüdüğünü belirterek,
“Bizim bu seneki en büyük şansımız genel olarak hasadın iyi geçmesiydi. Eğer böyle olmasaydı süreçten çok daha yoğun etkilenirdik. Limandaki etkisi ise dünya piyasalarındaki fiyatlardan dolayı bizleri etkilemeye devam ediyor. Bunun dışında söylediğim gibi genel tablo iyi olduğu için minimum derecede etkileniyoruz. Bu durumun kalıcı ve uzun süreli olması dünyadaki bütün dengeleri değiştirecektir. Her iki ülke de, hem Ukrayna hem de Rusya hasatlarını bitirdiler. Onlar için de çok büyük sıkıntı; ellerinde mamul var, bunu satmaları, ihraç etmeleri ve çıkış yapmaları lazım ama çıkış yapamıyorlar. Bir şekilde bu konunun acilen bir çözüme kavuşması gerekiyor. Ancak genelde biz kalite sorununu yurt dışından gelen buğdayla çözüyorduk. O kanal da kapanınca yurt içindeki kısıtlı, kaliteli buğday arzı maalesef fiyatları yukarı çekiyor”
dedi.

"YAĞMURLAR SEBEBİYLE OVALARI SU BASTI”
Ahmet Yılmaz,
"Yağmurlardan dolayı bizim 'göl' dediğimiz belli bir ovamız vardı, verimli bir arazimizdi. Orası taşınca 15-20 bin dönüm arazimiz tamamen sular altında kaldı. Onun yanında ana toprak dediğimiz yerlere su baskınları girip çıkınca oralarda da verim düşük oldu. Ama normal yerlerimizde verim güzeldi; 400 kilo, 600 kilo ortalaması olan yerlerimiz çok vardı. Genel ortalama 600 kilo civarındaydı. Fiyatlar ilk zamanlar bizim açımızdan kötüydü. Arpa 10 bin 500 TL ile 11 bin TL bandında geçti. Genellikle TMO’ya yönlendirme şeklinde geçti bu yıl; çünkü oranın fiyatı biraz daha iyiydi. Buğday ise 13.5 - 14 TL civarında alım sağlandı ama TMO biraz daha fazla alım yaptı bu yıl. Kalitede ise birkaç sıkıntımız çok vardı; protein değerlerimiz 11, 11.5 oldu, 12’yi hiç bulmadı bu yıl. Düşük vasıfta geçti, kaliteden yana sıkıntı vardı. Piyasalar böyle geçince çiftçi açısından biraz zor oluyor. Çiftçinin şu an gübre fiyatı artıyor, mazot ve üretim giderleri artıyor; şu an çiftçi memnun değil. Çiftçide, herkes bir şikayet var. Tüccar kısmında da şikayet var, çiftçi kısmında da var; birbirini sürüklüyor bir şekilde. İki yıldır az satış yapıyoruz bu aylarda. Son zamana kadar 'Eksen mi, ekmesen mi?' kararsızlığı yaşanıyor, mecburen ekim olacak gibi görünüyor. Tarlalar boş kalmasın diye ekim yapılıyor"
dedi.

“GELECEK YIL HUBUBAT EKİMİ DÜŞEBİLİR”
Murat Köseoğlu,
“Buğdaydaki sıkıntı bu yıl hem rekoltenin hem kalitenin yerelde biraz düşük kalması nedeniyle fiyatlara yansımıştı. Çiftçinin yüzü gülmedi, beklenti sahil bölgesi için de yayla için de böyleydi. Şu anda 19-20 liraları görüyor kaliteli buğdaylar Polatlı Borsası’nda. Önümüzdeki yıl ekimde bir azalma bekliyoruz; buğday ekiminde biraz azalma olacağı bariz bir şekilde belli, şimdiden tahmin olarak söyleyebiliriz”
dedi.

“ERKEN SAATTE HASAT ÜRÜNE ZARAR VERİYOR”
Köseoğlu hububat hasadındaki sorunu ise şu şekilde aktardı:
“Bizim bir diğer önemli sorunumuz ise biçerdövercilerle ilgilidir. Biçerdöverciler 'Ben biçeyim, sıradaki diğer işime gideyim' mantığıyla hareket ediyor. Bölge ürünlerine verdikleri zararı defalarca söyledik. Saat 07.30 - 08.00’de nemli havada hasat başlamaz. Antalya nemli ve sahil bölgesinde çok nem alan bir yer. Bu hasatları 10’dan önce başlatmayın diye uyardık. Hasat öncesinde bu konuda yoğun bir çalışma yapılması ve tedbir alınması gerekiyor."