Akdeniz Gerçek | Antalya | 399 Milyon TL'lik ALDAŞ Davasında Savunmalar Peş Peşe Geliyor!

399 Milyon TL'lik ALDAŞ Davasında Savunmalar Peş Peşe Geliyor!

Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ’a yönelik 399 milyon 507 bin TL’lik kamu zararı iddiasıyla açılan davada, Muhittin Böcek dahil 21 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada sanıklar suçlamaları reddederken, bazı sanıklar harcamalar üzerinde karar ve imza yetkilerinin bulunmadığını savundu.

Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ’a yönelik 399 milyon 507 bin TL’lik kamu zararı iddiasıyla açılan davada, Muhittin Böcek dahil 21 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada sanıklar suçlamaları reddederken, bazı sanıklar harcamalar üzerinde karar ve imza yetkilerinin bulunmadığını savundu.

399 Milyon TL'lik ALDAŞ Davasında Savunmalar Peş Peşe Geliyor!
KAYNAK: Doğa ARI

Antalya Büyükşehir Belediyesi iştiraki ALDAŞ’a yönelik 399 milyon 507 bin 249 TL’lik kamu zararı iddiasıyla açılan davada, tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile diğer sanıklar hâkim karşısına çıktı. 2019-2025 yıllarını kapsayan mali işlemlerin konu edildiği davada, 21 sanığın yargılanmasına Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı.

399 milyon TL’lik kamu zararı iddiası

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, ALDAŞ’ın 2019-2025 yılları arasındaki mali kayıtlarını inceleyen bilirkişi heyetinin raporuna yer verildi. Raporda, güncel değerleme, ticari faiz ve KDV dahil toplam 399 milyon 507 bin 249 TL kamu zararı oluştuğu yönünde değerlendirme yapıldı. İddianamede, şirket faaliyetleriyle doğrudan bağlantısı bulunmadığı öne sürülen lüks otel konaklamaları, seyahatler ve bazı harcamaların şirket bütçesinden karşılandığı belirtildi. Fiilen çalışmadıkları hâlde çalışmış gibi gösterildiği iddia edilen kişilere maaş ve huzur hakkı ödemeleri yapılması ile bazı harcamaların yüzde 15 eklenerek ASAT’a fatura edilmesine ilişkin iddialar da dosyada yer aldı.

ALDAŞ’ta istifalar gündeme gelmişti

Muhittin Böcek’in tutuklanmasının ardından ALDAŞ’ın yönetim yapısı da kamuoyunun gündemine geldi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın şirketin yönetim kurulu üyeliklerinden ayrılmaları dikkat çekti. Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan, istifasına ilişkin açıklamasında yönetim kurulunda aktif rol alamaması ve denetleyemediği bir yapıda bulunmak istememesi gerekçelerini dile getirmişti. Yaşanan ayrılıklar, şirketin yönetim ve denetim süreçlerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirmişti.

Duruşma başladı

Duruşmaya, Altın Portakal Film Festivali’nde Muhittin Böcek’i anmadığı yönündeki tartışmalarla gündeme gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir katılmadı. Protokolde YENİ Parti Antalya İl Kurucu Başkanı Nail Kamacı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Bayram Ali Çeltik, Konyaaltı Belediye Başkan Yardımcısı ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Müge Gezginci katıldı. Tutuksuz sanıkların yakınları da duruşmayı takip etti. Tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in salondaki yerini almasının ardından duruşma başladı.

İlk savunmayı Muhittin Böcek yaptı

Duruşmada ilk savunmayı Muhittin Böcek yaptı. Hakkındaki kamu zararı iddialarını reddeden Böcek, “Kamu zararına neden olduğum yönündeki iddiaları şiddetle reddediyorum” dedi. Böcek’in ardından soruşturmada adı geçen eski ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı ve inşaat mühendisi M.S. savunmasını yapmak üzere söz aldı.

“Çıkar sağlayan davranışta bulunmadım”

Eski ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı ve inşaat mühendisi M.S., herhangi bir hukuka aykırı faaliyette bulunmadığını savundu. M.S., “Kentte çıkar sağlayan bir davranışta bulunmadan gerek yurt içinde gerekse yurt dışında süreci tüm açıklığıyla yürüttüm. Herhangi bir yasa dışı eylemim veya faaliyetim olmamıştır” ifadelerini kullandı.

 “Seyahatlerim görev tanımımla uyumlu”

ALDAŞ Genel Müdürü H.K. savunmasında, 2025 yılında genel müdür olarak atandığını ve eylül ayında görevine başladığını belirtti. İddianamede kendisine yönelik herhangi bir suç isnadı bulunmadığını ifade eden H.K. ihale ve harcamalara ilişkin imza yetkisinin olmadığını söyledi:

“2025 yılında genel müdür olarak atandım. Temmuz ayında başlayan soruşturmaların ardından eylül ayında görevime başladım. İddianamede herhangi bir suç isnadı yoktur. Benim ihale ve harcamalara yönelik bir imza yetkim bulunmamaktadır. Benim katıldığım tüm seyahatler görev tanımımla birebir uyumludur. Seyahatlerim bu kapsamın dışına çıkmamakla birlikte gideceğim, kalacağım yerler ve yiyeceğim yemeklere kadar yetkim de bilgim de yoktur. Planlayıcı kişi de ben değilim. Bu nedenle görev yaptığım şirkete yetkim olmamakla birlikte zarar vermem de mümkün değildir. Şirketi kamu zararına uğrattığım iddialarını da kabul etmiyorum. Ben bir suç işlemedim. Beraatimi talep ediyorum.”

“Harcama ve karar verme yetkim yoktu”

ALDAŞ A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı ve çevre mühendisi A.G. de üzerine atılı suçlamaları kabul etmedi. 2007 yılında şirkette çalışmaya başladığını ve hâlen genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını belirten A.G., iddianamenin kapsadığı dönemde teknik birimde görevli olduğunu söyledi. Harcama kararlarında yetkisi bulunmadığını savunan A.G., şu ifadeleri kullandı:

“Ben ALDAŞ’ta teknik birimde çalışıyordum. Teknik birimlerin görevlendirmeleri sonucunda ortaya çıkan harcamalar bunlar. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. 2007 yılında ALDAŞ’ta işe başladım. Şu anda da genel müdür yardımcısı olarak görevimi sürdürmekteyim. İddianamenin kapsadığı dönemde ise teknik birimde görevliydim. İş tanımımda görüldüğü gibi harcamalara karar verme yetkim yoktur. Yapılan tüm görevlendirmeler ve harcanan miktarlar iş tanımım kapsamındadır. Kişisel menfaat oluşturacak bir faaliyette bulunmadım. Ulaşım ve konaklama harcamaları ALDAŞ A.Ş. tarafından gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde konaklama ve ulaşımla alakalı bilgim ve yetkim bulunmamaktadır. Hiçbir şekilde harcama ve karar verme yetkim olmamıştır. Beraatimi talep ediyorum.”

“Kişisel bir harcama söz konusu değildir”

Duruşmada savunma yapan ALDAŞ Finans Müdürü M.D., şirkette yaklaşık 10 yıldır çalıştığını ve daha sonra finans müdürü olarak atandığını belirtti. Harcamaların iş gereği yapıldığını savunan M.D., suçlamaları reddederek şu ifadeleri kullandı:

“2016 yılında ALDAŞ A.Ş.’de çalışmaya başladım. Yaklaşık 10 yıldır şirkette görev yapıyorum. Daha sonra finans müdürü olarak atandım. Kişisel bir harcama söz konusu değildir. Bunlar iş gereği yapılan harcamalardır. Kanuna aykırı ve usulsüz bir durum yoktur.”

ALDAŞ muhasebe görevlisi: “Karar yetkim mevcut değildir”

ALDAŞ muhasebe görevlisi F.Ç. de hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Faturaların sisteme girilmesinin ardından finans müdürünün onay verdiğini ve kendisinin bu aşamadan sonra işlemleri gerçekleştirdiğini belirten F.Ç., harcamalar konusunda karar yetkisinin bulunmadığını söyledi. F.Ç., savunmasında şu ifadeleri kullandı:

“Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum. Resmî faturalar sisteme girilir, daha sonra finans müdürümüz onaylar. Ben de ardından işlemleri gerçekleştiririm. Benim bir karar yetkim mevcut değildir. Şahsi harcamalar olduğu iddiasını da kabul etmiyorum. Şirket adına yapılan tüm harcamalar genel müdürün bilgisi dâhilinde gerçekleştirilir.”

Mahkemeye ara verildi

Mahkeme heyetinin verdiği aranın ardından uruşmada sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız