Adana’da yaşayan Fadime ve Hamza Eroğlu çiftinin ikinci çocukları Mehmet Alper, doğuştan iki kulağında işitme kaybıyla dünyaya geldi. Tedavi için Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’ne başvuran aile, ilk biyonik kulak ameliyatını başarıyla tamamladı. İkinci kulak için planlanan ameliyat ise iddialara göre ihmaller zinciriyle sonuçlandı.
18 Kasım’da ameliyata alınan Mehmet Alper Eroğlu’nun, anestezi sonrası kalbi durdu. Doktorların müdahalesinin ardından entübe edilen küçük çocuk, aynı hastanenin yoğun bakım ünitesine alındı. Aile, olayın ardından savcılığa suç duyurusunda bulundu ve soruşturma başlatıldı.
Oğlunu ameliyathaneye kadar kendisinin götürdüğünü söyleyen baba Hamza Eroğlu, yaşananlara şu sözlerle tepki gösterdi:“Ameliyatın bir gün öncesi bize, sabah erken saatte gelmemiz gerektiği, çocuğa serum verileceği ve ameliyatın öğle saatinde olacağı söylendi. Sabah 07.00’de hastanedeydik. 10.00’da ameliyathaneye geçtik ama 2 saat de burada bekledik. Bu sürede çocuk açtı ve serum da vermediler. Bizi ameliyathaneye aldılar. Hiçbir hazırlık yoktu. Işıkları yakıp, çocuğu yatağa yatırdılar. Damar yolunun açık olmadığı dahi o anda fark edildi.”
İlk ameliyatla ikinci ameliyat arasında büyük fark olduğunu savunan Eroğlu, şöyle devam etti:“Orada görevli doktor birçok kez ‘Gaz verelim’ diye uyarmasına rağmen anestezi teknikeri çocuğum ağlarken, beyaz renkteki o iğneyi vurdu. Bu sırada çocuğum ağlıyordu, direkt gözlerini kapattı. KBB uzman doktorları da orada hiç yoktu. Uzman doktor olmadığını ve çocuğumun herhangi bir cihaza bağlı olmadığını ben kendi gözlerimle gördüm. Bir saat sonrası beni arayıp komplikasyon geliştiğini ve çocuğumun yoğun bakımda olduğunu söylediler.”
Anne Fadime Eroğlu ise gözyaşları içinde yaşadıklarını anlattı:“Oğlum işitme kaybıyla dünyaya geldi. Mayıs ayında sol kulağından ilk biyonik kulak ameliyatını oldu. İkinci ameliyat için 18 Kasım’da oğlumla birlikte hastaneye güle oynaya geldik. Çünkü daha önce yaşadığımız için 1 gün yatış sonrası evimize gittiğimiz basit bir operasyondu. Oğlum hastaneye gülüp oynayarak, yürüyerek girdi ama onu yatalak bıraktılar. Hiçbir tepki vermiyor, beni tanımıyor, öylece yatıyor.”Oğlunun durumunun her geçen gün ağırlaştığını belirten anne Eroğlu, şu ifadeleri kullandı:“Ben şehit kardeşiyim. Ağabeyim bu millet için canını verdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum, aile yılıymış ama benim ailemi mahvettiler. İhmal varsa tüm sorumluların cezalandırılmasını istiyorum.”
Ailenin avukatı Bedir Kara da olayın komplikasyon olarak geçiştirilemeyeceğini belirterek şunları söyledi:“Hastane yönetimi ve daha sonra düzenlenen epikriz raporlarında anestezi esnasında gelişen bir komplikasyon olduğu söylenmektedir. Ancak komplikasyondan bahsedebilmek için öncelikle tüm işlemlerin eksiksiz ve kurallara uygun bir şekilde gerçekleştirilmiş olması gerekir. Burada 18 Kasım sabahı itibarıyla başlayan bir ihmaller zinciri söz konusudur. Çocuk, beynine oksijen gitmemesinden kaynaklı beyninde ağır hasar mevcuttur. Sürekli engelli hale gelmiştir.”