Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
17°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Türkiye'nin ilk pandemi hastanesi 100 yıl sonra harabeye döndü

Türkiye'nin ilk pandemi hastanesi 100 yıl sonra harabeye döndü

Türkiye'nin ilk pandemi hastanesi olan ve 100 yıl sonra harabeye dönen tarihi bir yapıya sahip hastanenin durumu endişe verici hale geldi.

Türkiye'nin ilk pandemi hastanesi olan ve 100 yıl sonra harabeye dönen tarihi bir yapıya sahip hastanenin durumu endişe verici hale geldi.

Türkiye'nin ilk pandemi hastanesi 100 yıl sonra harabeye döndü

Atatürk'ün emriyle 1924 yılında kurulan Türkiye'nin ilk pandemi hastanesi olan Heybeliada Sanatoryumu, 100 yılın ardından harabe haline geldi. Yıllardır atıl durumda bulunan hastanenin çatısı yıkılmış ve büyük hasar görmüş durumda.

Türkiye'nin İlk Pandemi Hastanesi

Heybeliada Sanatoryumu, Mustafa Kemal Atatürk'ün emriyle 1924 yılında Heybeliada’nın güneyinde kurulmuştu. O dönemde ülkemizin en önemli sağlık tesislerinden biri olan bu hastane, özellikle verem ve göğüs hastalıklarının tedavisi için kullanılıyordu. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve edebiyatçı Rıfat Ilgaz gibi isimlerin tedavi gördüğü bu hastane, yıllarca Türkiye’nin sağlık alanındaki önemli merkezlerinden biri oldu.

Devlet Desteği Kesildi, Çöküş Başladı

1980 askeri darbesi sonrası devletin hastaneye bütçe desteği kesilmesi, sanatoryumun kaderini değiştirdi. Kısıtlı imkanlarla hizmet vermeye devam eden hastane, en büyük darbeyi 1999 Marmara Depremi'nde aldı. Depremde ağır hasar gören hastanenin çatısı yıkıldı. O tarihten sonra yapılan yardımlarla toparlanmaya çalışılsa da, 2005 yılında hastane kadro ve tıbbi donanımıyla Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne devredildi.

Yavaş Yavaş Yok Oluyor

Araştırmacı arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay'ın ifadelerine göre, Heybeliada Sanatoryumu 1924’te 16 yatak kapasitesiyle açıldı ve zamanla genişletilerek daha büyük bir hastane haline getirildi. Ancak 1980'li yıllarda darbe sonrası destek kesilmesi, hastanenin çöküşünü hızlandırdı. 1999 depreminde aldığı ağır hasarla yıkıma bir adım daha yaklaşan sanatoryum, 2005 yılında tamamen kapatıldı. O tarihten bu yana harabe haline gelen hastane, 2009 yılında bir de yangın geçirdi.

“Müze Olması Gerekiyor”

Hastanenin 100. yılı sebebiyle sanatoryumun bir müzeye dönüştürülmesi gerektiğini belirten Yavaşçay, hastanenin konumu itibarıyla İstanbul’un merkezine uzak, temiz bir havaya sahip olduğunu vurguladı. Heybeliada’nın Çam Limanı mevkiinde bulunan bu hastanenin, göğüs hastalıkları tedavisi için ideal bir yer olduğunu dile getirdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız