CHP’nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uzun süredir devam eden sessizliğini bozarak sosyal medya hesabından bir video mesaj yayımladı. Yaklaşık üç yıl boyunca genel başkanlık görevini yürüten Kılıçdaroğlu’nun, partisine yönelik operasyonlar ve tutuklamalar konusunda şimdiye kadar hiçbir açıklama yapmaması kamuoyunda merak konusu olmuştu. Kılıçdaroğlu, paylaştığı videoda İBB’ye yönelik soruşturma sürecini değerlendirirken CHP’yi de hedef alan eleştirilerde bulundu.
CHP’li Belediyelere Operasyonlar Siyasetin Gündeminde
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda CHP’li belediye başkanı tutuklandı. CHP İstanbul İl Başkanlığı’na mahkeme kararıyla kayyum atanırken, il binası polis tarafından çevrelendi. Ayrıca Ankara’daki mahkemelerde CHP’ye yönelik “mutlak butlan” talebiyle davalar açıldı.
Bu süreç boyunca Kılıçdaroğlu’nun herhangi bir açıklama yapmaması dikkat çekmiş, CHP içinde ve kamuoyunda “Kılıçdaroğlu ne zaman konuşacak?” sorusu sıkça dile getirilmişti.
Kılıçdaroğlu Adına Konuşanlar Vardı
Kılıçdaroğlu’nun sessizliğini koruduğu dönemde, kendisine yakın isimler çeşitli açıklamalarda bulunmuştu.
Eski danışmanı Nuray Başaran ve CHP’den ihraç edilen Barış Yarkadaş, televizyon programlarında Kılıçdaroğlu adına yorumlarda bulunmuş ve parti yönetimine eleştiriler yöneltmişti. Kılıçdaroğlu ise bugüne dek hiçbir doğrudan açıklama yapmamayı tercih etti.
Kılıçdaroğlu’ndan İlk Video Mesaj: CHP’ye de Mesaj Var
Sessizliğini bozan Kemal Kılıçdaroğlu, yayınladığı video mesajda ilk kez bizzat konuştu. Mesajında İBB soruşturmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, aynı zamanda kendi partisine de eleştiriler yöneltti.
İşte o paylaşım:
"Değerli dostlarım, cefakar yol ve dava arkadaşlarım
CHP Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu partisidir. Devleti ve Cumhuriyeti de koruma iradesinin de ta kendisidir. CHP sıradan bir parti değildir. Partimizin kodları geleneği iki büyük misyonu vardır.
Birincisi siyaseti temiz tutmak ve hesap sormaktır. Hesap sormak için de hesap vermekten kaçınmamak gerekir. Hesap vermek her bir CHP'linin namus borcudur. Her parti ve siyasetçi savrulabilir, geri durabilir, rüşvet ve yolsuzluk sarmalına bulaşabilir ve hatta ihanet zincirine de tutunabilir ama bakın büyük bir ama ile söylüyorum. CHP rüşvetlerle, yolsuzluklarla ve rüşvet çarkının müteahhitleri ile anılamaz. Bunlarla bir araya gelemez. Üzerinde iftiralar ve yolsuzluk iddiaları ile yol alamaz. Derhal arınmalı ve yoluna devam etmelidir. CHP aziz milletimizi ahlaki uyanışa davet eden bir parti olmalıdır. İkincisi CHP devlete istikamet çizer. Türkiye Cumhuriyet Devletinin Ortadoğu'dan Asya'ya, Kafkaslar'dan Avrupa'ya, Altaylar'dan Tuna'ya söyleyecek sözü vardır. Türkiye Cumhuriyeti at sürdüğü ve şehit verdiği coğrafyalarda sıkışamaz. Gönül bağı kurduğu kardeş milletler sofrasında sıkıştırılamaz sıkışıklığa gelemez. CHP Ortadoğu'da tökezlememizi bekleyen İsrail ve ABD belasını bertaraf etmek ve devletin Ali menfaatleri için sürecin içinde olmak zorundadır. Risk almalıdır ve konuya siyaset üstü bakarak elini taşın altına koymalıdır. Milletimizin CHP'den beklentisi kardeşlik sürecinde öncü olması ve sürece istikamet çizmesidir. Tarihin doğru tarafında yer almak çoğu zaman cesaret ve kararlılık gerektirir.
Tarih önünde aziz milletimizle hak hukuk ve adalet yürüyüşüne devam edeceğiz. Sağlıcakla kalın"