Türkiye’nin ödüllü kültür miraslarından Antalya Arkeoloji Müzesi’nin deprem riski gerekçesiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kapatılmasıyla başlayan yıkım operasyonu ve ardından gelişen iddialarla devam eden süreçte bir yıl geride kaldı.
Müzenin yıkılmadan restore edilmesini isteyen kent bileşenleri ve vatandaşların aylarca süren direniş ve müze nöbetine rağmen bir gecede yok edilen, ihale gizeminden 'otel müze' iddialarına, son dönemde 'NATO yasakları' engeline takılan sivil nöbetlerden Antalya Kent Konseyi’ndeki son tartışmalara kadar Antalya'nın simge mekanında yaşanan tüm gelişmeler kentin en önemli gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
Müze Önüne Çağrı
Müze Çalışma Grubu, 16 Temmuz 2026 Perşembe günü saat 19.00'da, kapatılışının 1. yıl dönümünde Antalya Arkeoloji Müzesi önünde basına açıklama yapılacağını duyurdu.

Kapatılma Kararı ve Tartışmalı Yıkım Süreci
Denize nazır konumuyla kentin en önemli simgelerinden biri olan Antalya Arkeoloji Müzesi, depreme dayanıklı olmadığı gerekçesiyle 16 Temmuz 2025 tarihinde resmi olarak ziyarete kapatıldı. Yıkıma dayanak oluşturan resmi raporun kapatılma kararından günler sonra, 23 Temmuz 2025'te düzenlenmesi ise soru işaretlerini beraberinde getirdi. Bu süreçte sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve kent savunucuları bina önünde toplanarak protesto eylemleri ve sivil nöbet hareketleri başlattı. Ancak yükselen tüm bu güçlü itirazlara rağmen, 13 Eylül 2025 gecesi başlatılan tartışmalı bir operasyonla müze binası tamamen yıkılarak dümdüz edildi.
Bakan Ersoy 2026’yı İşaret Etti
Yıkımın ardından Kasım 2025'te TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yeni müzenin 'çağdaş müzecilik' anlayışıyla kapalı alanının iki katına (19 bin 500 metrekareye) çıkarılacağını ve projenin 2026 yılında halkla buluşturulacağını söyledi. 16 Ocak 2026'da yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kamu Yatırım Programı’nda ise projenin toplam maliyeti 2 milyar 400 milyon TL olarak ilan edildi. 18 Ocak 2026'da basına yansıyan detaylara göre, müze için 2025 yılında 560 milyon TL harcandığı, 2026 yılı için ise 1 milyar 840 milyon TL kümülatif ödenek ayrıldığı kamuoyuna duyuruldu.
Mimarlar Odası: "Sıra Otelcilik Okulu'na mı Geldi?"
Takvimler 19 Şubat 2026'yı gösterdiğinde, Mimarlar Odası Antalya Şubesi yıkılan bina önünde bir basın açıklaması düzenledi. Şube Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, dünyaca ünlü falezlerin koruma statüsünün düşürülmesiyle başlayan sürecin sırasıyla Meteoroloji binası, Arkeoloji Müzesi ve son olarak tahliye edilen Otelcilik Okulu ile bir yağma aksına dönüştüğünü iddia etti. Yalçınkaya, yaşayan mimari eserleri yıkma veya yıkımına göz yumma hakkının hiçbir mimara verilmediğini belirterek mesleki etiğe dikkat çekti.
'Ticari Sır' Tepkisi ve 'Otel Müze' Şüphesi
Müzenin kapatılmasının birinci yılına yaklaşırken, 30 Haziran 2026'da Müze Çalışma Grubu üyesi Prof. Dr. Hilmi Uysal'dan sert açıklamalar geldi.
Uysal, yürütülen projenin yasal başvurulara rağmen 'ticari sır' gerekçesiyle şeffaf paylaşılmadığını belirtti. Bakan Ersoy’un "2026 Kültür Yolu Festivali'ne yetişecek" sözlerinin gerisinde kalındığını savunan Uysal, eski Mimarlar Odası Başkanı Hasan Çerçiler ’in ortaya attığı 'otel müze' şüphelerini hatırlatarak depodaki tarihi eserlerin hangarlarda bekletildiğini vurguladı ve yetkilileri şeffaflığa davet etti.
Sivil Nöbete 'NATO Yasağı' Engeli ve Antalya Kent Konseyi Sınavı
Kent savunucularının tam 52 haftadır (yaklaşık 1 yıldır) her perşembe aralıksız sürdürdüğü geleneksel müze nöbeti, 1 - 9 Temmuz 2026 tarihleri arasında Antalya Valiliği'nin kentteki NATO Zirvesi diplomatik temasları gerekçesiyle aldığı 9 günlük toplu etkinlik yasaklarına takıldı ve 53. hafta eylemi belirsizliğe sürüklendi.
Son olarak 9 Temmuz 2026'da Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) toplanan Antalya Kent Konseyi Genel Kurulu’nda müze süreci yeniden masaya yatırıldı. Mimarlar Odası Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın sunum daveti üzerine yeni projenin detaylarını (10-11 bin metrekarelik kullanım alanı, bodrum kat laboratuvarları vb.) öğrendiklerini, inşaattaki gecikmenin ise zemin koşulları ile süren davalardan kaynaklandığını aktardı.
Kurulda söz alan Prof. Dr. Hilmi Uysal ise kamu yatırımlarında şeffaflık çağrısını yineleyerek Kent Konseyi'nin kültürel mirasın korunmasında daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.