Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°
Akdeniz Gerçek | Siyaset | Ekrem İmamoğlu’nun Davasında Ara Karar Açıklandı

Ekrem İmamoğlu’nun Davasında Ara Karar Açıklandı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada, dosya mütalaa için savcılığa gönderildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada, dosya mütalaa için savcılığa gönderildi.

Ekrem İmamoğlu’nun Davasında Ara Karar Açıklandı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'e yönelik açıklamaları nedeniyle yargılandığı davada hâkim karşısına çıktı. Silivri Marmara Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşmada mahkeme heyeti, ara kararını açıkladı. Mahkeme, dosyanın mütalaasını sunması için cumhuriyet savcılığına gönderilmesine hükmederken, bir sonraki duruşmanın 16 Haziran 2025 tarihinde görülmesine karar verdi.

Gazeteciler Gelişmeleri Basın Odasından İzledi

Akdeniz Gerçek Gazetesi duruşmayı takip etmek üzere Silivri’deydi. Ancak duruşma salonuna gazetecilerin alınmasına izin verilmedi. Basın mensupları, davayı basın odasında canlı yayın aracılığıyla takip etti.

[youtube-video]https://youtu.be/zGkyF36ZaUg[/youtube-video]

Siyasi isimler Silivri’deydi

Duruşmaya, CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da katıldı. Mahmut Tanal, Akdeniz Gerçek’e özel bir açıklama yaparak şu ifadeleri kullandı:

“Anayasamız ve Ceza Muhkemesi Kanunu diyor ki; duruşmaların aleni bir şekilde yapılması gerekir. Peki, burada aleniyet sağlandı mı? Şöyle bir kameranızı gösterin... Burası bir cezaevi kampüsü. Şu anda Türkiye’de bir cezaevi kampüsünde, olağanüstü dönemlerde yapılmaması gereken bir yargılama yapılıyor. Barikatlarla çevrilmiş bir ortamda, olağanüstü yargılamaların gerçekleştirildiği bir yerdeyiz. Bu durum, adil yargılanma ilkesinin ihlalidir. Aynı zamanda adil yargıç ilkesine de aykırıdır.

Bir başka önemli husus daha var. Biz bu ülkede neye inanıyoruz? Önce Allah’ın varlığına ve birliğine, sonra yeryüzündeki devlete inanıyor ve güveniyoruz. Bugün Cumhurbaşkanı da olabilirsiniz, Başbakan, bakan, milletvekili, hâkim, savcı ya da general de olabilirsiniz. Ama hepimiz, hukuk devletinin güvencesi altındayız. Bizim temel hak ve özgürlüklerimizi kim koruyor? Dünyanın hiçbir yerinde sıfatında “Cumhuriyet” ibaresi bulunmayan savcılar yoktur. Ama görüyoruz ki burada, kamu adına yürütülmesi gereken davaya Cumhuriyet Başsavcısı müdahale talebinde bulunmuş. Bu doğru değildir, yerinde değildir.

Ayrıca avukatın ifadesine göre Sayın Başsavcının avukatı, “Burada hakaret yoktur ama subliminal yolla mesaj verilmiştir” demiş. Ceza kanununda subliminal yolla hakaret diye bir suç tanımı yoktur. Hakaret yoksa bu duruşmanın bugün tek celsede bitmesi gerekir. Ancak bu duruşma 16 Haziran’a erteleniyor, temcit pilavı gibi sürekli gündemde tutuluyor. Bu durum, yargının itibarsızlaştırılmasıdır.

Cumhuriyet Savcısı diyor ki: “Mütala vereceğim ama hazırlıklı değilim.” Peki kardeşim, bu mesele 6 aydır, 1 senedir gündemde. Siz ne yapıyorsunuz bu süre zarfında? Eğer bir Cumhuriyet Savcısı, kıytırık bir iddiaya bile hazırlıklı değilse, o zaman bu kişi ceza hukukunda nasıl sınıf geçmiştir? Böyle birinin diploma almasını sorgulamak gerekir. Nitekim bazıları 35 yıl sonra diplomalarını iptal ettiriyor. Bu süreçte diplomaların nasıl alındığı da ayrıca sorgulanmalıdır.

Bizim burada tek talebimiz şudur: Bu yargılama, vatandaşların mekânsal erişimi açısından son derece zor bir noktada yapılıyor. Çağlayan Adliyesi gibi herkesin ulaşabileceği bir yerde gerçekleştirilmelidir. Bu barikatlar, sadece yargıyı değil, aynı zamanda ülkemizi de dış dünyaya karşı itibarsızlaştırmaktadır. Bu durum Türk ekonomisine zarar veriyor. Aslında bu, iktidarın ve yargı eliyle siyaset yapanların ülkeye verdiği zarar, dış güçlerin zararından çok daha fazladır.

Bu barikatlar, ülkede hukuk güvenliğinin olmadığını gösteriyor. Biz hukuk güvenliği istiyoruz. Temel hak ve özgürlüklerimizi talep ediyoruz. Artık yargı, siyasetin gölgesinden çıkmak zorundadır. Buradaki süreç, yargının rüştünü ispat edeceği bir sınavdır. Ve biz bu sınavda yargının bağımsızlığını göstermesini bekliyoruz.”

“Her şey çok güzel olacak” diyen Berkay da takipteydi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 2019 seçim sürecinde simgeleşen “Her şey çok güzel olacak” sloganının sahibi CHP PM Üyesi Berkay Gezgin de Silivri’deydi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız