Her şey işte Çarşamba’dan belliydi ama anlatılamadı. O yüzden de 3 milletvekillinin haklarında kesinleşen cezalar gerekçesiyle milletvekilliklerinin düşürülmesi şaşırtmadı. Herkes halkın oylarıyla meclise giren milletvekillerinin üyeliklerinin düşmesine tepki gösterdi ama nafile… 


Keşke 2016 yılında CHP eski Milletvekilleri’nden Atilla Kart’ın da başını çektiği bildiriyi dinleseydi, meclis. Özellikle de muhalefet… 


Ama ne mümkün! Milletvekillinin dokunulmazlığının kaldırılmasının ardındaki oyun ya görülmedi ya görülmek istenmedi. Gürkut Acar’ın da aralarında olduğu 24. Dönem CHP Milletvekilleri, dokunulmazlığın kaldırılmasının vahim bir hata olacağını öne sürdü, iktidar vesayetindeki yargı sisteminden blok mahkumiyetler çıkacağı uyarısında bulundu ki çok geçmedi oldu… 


‘Hodri meydan’ çağrılarıyla dokunulmazlıklar kalktı.  Hem de terör örgütlerine maddi ve fiili destek sağlayan, iktidar nüfuzunu kullanarak yolsuzluk yapan, rüşvet, ihaleye fesat ve imar rantı üzerinden haksız çıkar sağlayan milletvekillerinin yargılanmalarının önünde yasal engel olmamasına rağmen… 


Yargıdan meclise her şeyin tek elden yönetildiği bir ortamda en güvenilir kurumların, makamların içi boşaltılırken, görevleri budanırken, saygınlığı azalırken, etkileri kırılırken bundan nasibini hem Türkiye Büyük Millet Meclisi hem milletvekilleri aldı… 


Seçimle gelen vekiller, düşürüldü… 


Aynı gece gözaltına alınıp tutuklandılar… 


Milletvekillerinin artık yasama kürsüsünü bile özgüvenle kullanamadığı bir ortamda ne acıdır ki ülkemiz bunu da gördü… 


Demokrasi açısından tarihe düşen bu kararı değerlendiren Antalya Baro Başkanı Polat Balkan’ın da değdiği gibi sivil darbe… 


ACI GERÇEK 


Gelelim acı gerçeğe. Dokunulmazlıkların kaldırılmasının yanlışlığına dikkat çeken bildiriye imza atan ve ‘dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik iktidar talebini ve buna verilen her türlü desteği toplumsal barış, ülke bütünlüğü ve demokrasi geleceği açısından vahim bir hata olarak gören’ eski milletvekillerinden yeniden aday olan kimse yeniden milletvekili olmadı… 


Ve gazetemizin kıymetli yazarı, 24. Dönem Antalya Milletvekili Gürkut Acar, bakın 28 Eylül 2018 tarihli yazısında bunu nasıl değerlendirdi: “Bu satırların yazarı da içinde olmak üzere otuz CHP’li milletvekilinin imzasını taşıyan bildirgenin ne kadar haklı olduğu yaşanarak anlaşılmıştır. Acı olan ise bu bildirgeye imza atanların hiçbirinin bir kez daha milletvekili olamamasıdır.” 


Demokrasi herkese lazım… 


Bir kişinin şiir okumaktan dolayı siyasi yasaklı olması nasıl kabul edilemezse, haksız olduğu milletin vicdanında kanaat getirilen bir yollarla demokrasiye yapılan darbe de kabul edilemez… 


Ama nafile… 


Kah siyasi kah ticari kah insani kaygılarla Perşembe geldi…


İktidarı muhalefeti herkesi tebrik ediyoruz…