Antalya’nın simge yapısı Karaalioğlu Parkı ve devamı olan falezlerdeki ‘yapılaşma ve rant’ tartışmalarını değerlendiren TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şube Başkanı Fatma Gül Yalçınkaya Akdeniz Gerçek’e konuştu. Yalçınkaya, falezlerin insanlara ait olmadığını doğaya ait olduğunu belirterek Antalya’nın mirasına sahip çıkması gerektiğinin altını çizdi.

Sit Alanlarının Dereceleri Düşürüldü
Yalçınkaya, Falezlerde bulunan Karaalioğlan Parkı’ndaki sit alanlarında değişime dikkat çekerek bazı alanların birinci dereceden sit alanıyken ikiye düşürüldüğü, ikinci dereceden sit alanı olanların üçe düştüğünü belirtti. Bazı yapıların davalık ve kaçak olduğunu ifade ederek yapıların durdurulduğunu ve alanların mahvettiğini dile getirdi.

Karaalioğlan Parkı’ndaki Birçok Yapı Kaçak
Otellerin yapılaşmasına yönelik Yalçınkaya, “Bazı otellerden aşağı inmiş bir sürü yapısı var. Bu yapılar hep yapılaşmaya aykırı ve kaçak… Bazı yerler önceden vardı, bir plaj yapısı var eskiden beridir. Ben de bu bölgede oturdum, halk iniyordu ama burada bir betonlaşma yoktu. Karaalioğlan Parkı’nda bazı yapılar kaçak, park alanı otopark alanı olmuş. Bu yapıların çok azı yarışmadaki yerinde. Bir tane küçük büfe alanı alınırken küçük halde imiş şimdi kocaman bir yapıya dönüşmüş durumda. Bunun yanı sıra park, bakımsız halde 15 gündür bir çöpün durduğunu alınmadığını söyleyebilirim. Yarışma projesinde yer alan iki yapı var onlardan biri İpek Böcekçiliği için yapılmış binalardan” diyerek sözlerine devam etti.

“Düşürülen Alanların Ne Olacağını Bilmiyoruz”
Yalçınkaya, “Şimdi hani falezlerle aslında burayı bir bütün düşünmek lazım. Çünkü bizim falezlerin şu Konyaaltı tarafını ayrı tutalım, bu tarafının zaten çoğu Karaalioğlu, yani şu andaki bu şeyin içerisinde. Geçen 6-7 ay öncesinde bir kafede otururken bu kapalı alan yoktu. Gökyüzünü görebiliyordum. Mimar olarak anlıyorum burayı kışlık cama dönüştürecekler, kapanacak… Kültür merkezi kiraya verilmiş ne olacak bilinmiyor. Bu alanın bulunduğu yerde 2’den 3’e düşürüldü. Bu tabii bizi korkutuyor, acaba ne planlanıyor burada? Yanındaki binalara bir af getirildiği kesin ama daha başka neler düşünülüyor? Hatta Sevda Hanım'ın talebiyle açtığı bir dava; denize inen bina durdurulmuş yıllardır. Düşürülen alanların ne olacağını bilmiyoruz. Buraya ne planlanıyor bilmiyoruz. Bu otellerin denize doğru yapılaşması ne kadar doğru? Bu doğa hepimiz” ifadelerini kullandı.

Otellerin falezlerde denize doğru yapılaşması kabul edilemeyeceğini belirten Yalçınkaya, “Bir başka otelin önünden bayağı denize indirmiş, falezleri betonlaştırmış. Bunlara kayıtsız kalmak mümkün değil aslına bakarsanız. Burası insanlara ait değil, doğaya ait, Antalya’ya ait” sözleriyle konuşmasını tamamladı.