Türkiye’nin narenciye deposu Mersin, alternatif ürün üretiminde de sınır tanımıyor. Seralarda yetiştirilen nektarinde ikinci hasat dönemi başlarken, yüksek döviz getirisi ve kalitesiyle ürünler başta Rusya ve Irak olmak üzere dünya pazarına açılıyor.
Narenciyeye Rakip Çıktı: "Üretimden Memnunuz"
Akdeniz ilçesi Kazanlı Mahallesi’nde 12 dönümlük arazisinde nektarin üretimi yapan 28 yaşındaki İbrahim Halil Akarsu, narenciyeye alternatif olarak başladıkları bu üretimden büyük verim aldıklarını belirtti. 2021 yılında diktikleri 1400 ağaçtan yıllık ortalama 40 ton ürün aldıklarını ifade eden Akarsu, süreci şu sözlerle aktardı:
"Nektarin ve patagonya olarak iki çeşit meyvemiz var. Ağaç başı ortalama 25-40 kilo arasında ürün alıyoruz. İlk hasadımızı şubat ayı sonunda yaptık ve kilosu 750-800 TL arasındaydı. Şimdi ikinci hasattayız ve fiyat 500 TL bandında seyrediyor. Ürünlerimiz Rusya ve Irak’a ihraç ediliyor. Narenciyeden bu alana yöneldiğimiz için çok memnunuz" dedi.

"Müthiş Bir Döviz Getirisi Var"
Mersin’in nektarin üretimindeki stratejik önemine değinen Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz, Türkiye’nin ilk nektarin hasadının Mersin’de yapıldığına dikkat çekti. Hasat döneminin ekim sonuna kadar kademeli olarak devam ettiğini belirten Gürbüz, ekonomik tabloyu şu sözlerle özetledi:
"Türkiye’de nektarin üretiminin yüzde 44’ü tek başına Mersin’de gerçekleştirilmektedir. Kentte 150 ile 170 bin ton arasında bir üretim hacmi var. İhracat potansiyelini düşündüğümüzde ülkemiz için müthiş bir döviz getirisi söz konusu. Nektarin sadece ekonomik olarak değil, sağlık açısından da çok kıymetli. Vitamin bakımından zengin, kalorisi düşük olduğu için şeker hastaları tarafından da güvenle tüketiliyor" diye konuştu.