Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
19°

HELLEN HELLENİSTİK YALANLARI - 6

YAYINLAMA:
HELLEN HELLENİSTİK YALANLARI - 6

Büyük! İskender ordusunu Ege sahillerinden Akdeniz sahilleri boyunca yönlendirdi. Bu durum amacına uygundu şöyle ki; onlarca küçük site/şehir devleti o güzergâhtaydı. Her site devletine yaklaşıldığında hemen ulaklar gönderiliyor, para, değerli eşyalar ve ordu için gerekli olan her şey isteniyordu. Bu istekler tehditle birleşince; site devletinin yöneticileri, kendilerinin ve halkının ellerinde olanları toplayıp teslim ediyorlardı. Sonra da ordu doğuya doğru hareketine devam ediyordu. Aynı uygulama bir sonraki şehir devletinin başına geliyordu. Ama her şey bu kadar sorunsuz değildi, bazı şehir devletlerinin hemen her deneni yapmaya niyetleri yoktu. Bu konuyla ilgili iki örnek sanırım ilginizi çekecektir: Büyük! İskender ve ordusu Antalya yöresine geldiğinde ulak gönderiyor, diğerleri gibi yine küçük şehir devletleri de istenenleri verdikten sonra Büyük! İskender’e bağlılıklarını ve saygılarını sunuyorlardı. Ulak gönderilen şehir devletlerinden birisi de Terme (soslanmış haliyle – Termessos) şehir devleti idi. Termeli yöneticiler ulaklara ‘biz sizin kralınıza hiçbir şey vermeyiz, alabiliyorsa gelip alsın’ dediler. Büyük! İskender bu cevaba çok bozuldu, ordusunu harekete geçirdi. Gelip Termeyi kuşattılar. Günler geçti, haftalar geçti; o zamanın çok büyük bir ordusu, en iyi zırh ve silahlarla donatılmış ordusu, Terme savunmasını kıramadı ve şehre giremediler. Daha fazla zaman kaybetmek de istemeyen Büyük İskender kuşatmaya son verdi ve doğuya doğru seferine devam etti… İkinci örnek ise Aspant (soslanmış hali- Aspendos) Şehir devleti ile olan hileli/kaypak söz (diplomasi) savaşıdır. Makedon ulaklar Aspantlardan da para ve değerli olan bazı şeyler isterken ayrıca, Aspantların (ününü duydukları) özel olarak yetiştirdikleri bir sürü (bin kadar) atı da istediler. Aspantlar istekleri makul buldular ve kabul ettiler ancak tedarik için zaman istediler. Büyük! İskender birkaç gün bekledi, haber gelmedi. Ordusunu doğuya doğru harekete geçirmek için hazırlıklara başladı, bu arada yeniden haber gönderdi. Makedon ordusunun gitmek için hazırlandığını öğrenen Aspantlar istenen para, eşya ve atları vermeyeceklerini Makedonlara ilettiler. Bu duruma çok sinirlenen Büyük! İskender, bir miktar askeri birliği Aspantların şehrine gidip gereğini yapmaları emrini verdi. Bu arada Aspantlar, verdikleri yanıttan sonra Makedon askerlerinin kendilerine saldıracağını anlamışlardı.Saldırıya karşı koyabilecek kadar askerleri yoktu. Zaten amaçları savaşmak değildi; Makendon komutanlara önce olumlu yanıt vermeleri zaman kazanmak içindi. Oyalama ile kazanacakları zamanda: Paralarını, değerli eşyalarını, yiyecek bütün erzaklarını ve o çok iyi yetiştirdikleri atlarını da alıp dağlara doğru uzaklaştılar… Hışımla Aspant kentine giren Makedon askerler, terk edilmiş, bomboş bir şehirle karşılaştılar. Büyük! İskender’in acelesi vardı ve doğuya doğru seferine devam etmesi gerekiyordu, dolayısıyla askerlerinin bir bölümünün, dağların iç kısımlarına çekildikleri sanılan Aspantların peşinden gitmesini istemedi…

Anlaşılacağı gibi Büyük! İskender doğu seferine giderken Anadolu’dan şöyle bir geçip gitmiştir, hepsi bu! Bir daha Anadolu’ya hiç gelmemiştir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız