Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
22°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Ümit Özdağ’dan “Düşman Ceza Hukuku” Tepkisi

Ümit Özdağ’dan “Düşman Ceza Hukuku” Tepkisi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “küresel bir fırtına geliyor” açıklamasına atıf yaparak, bu süreçte Türkiye'nin en büyük gücünün iç barış olduğunu vurguladı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “küresel bir fırtına geliyor” açıklamasına atıf yaparak, bu süreçte Türkiye'nin en büyük gücünün iç barış olduğunu vurguladı.

Ümit Özdağ’dan “Düşman Ceza Hukuku” Tepkisi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “küresel bir fırtına geliyor” açıklamasına atıf yaparak, bu süreçte Türkiye'nin en büyük gücünün iç barış olduğunu vurguladı. Özdağ, iç barışı tehdit eden en önemli unsurun ise muhalefete yönelik uygulanan “düşman ceza hukuku” olduğunu söyledi.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Özdağ, “İç barışı temin edemeyen bir ülke dışarıya güç projeksiyonu yapamaz” ifadelerini kullanarak, adalet sistemine yönelik sert eleştirilerde bulundu.

Özdağ'ın sosyal medyadan yaptığı açıklama şu şekilde 

"Erdoğan, “Küresel bir fırtına geliyor” dedi. Doğru. Küresel fırtınaya karşı en büyük güç, iç barıştır. İç barışı temin edemeyen bir ülke dışarıya güç projeksiyonu yapamaz. Aksine düşman ve rakiplerin yapacağı güç projeksiyonlarının hedefi olur. Bugün ülkemizde iç barışı en çok tehdit eden husus muhalefete uygulanan DÜŞMAN CEZA HUKUKU’dur.

Düşman Ceza Hukuku, benzer suç isnatları için iktidar yanlısı bir birey için istenmeyen cezanın muhalif bir birey için istenmesi ve birçok kez görüldüğü gibi bu cezaların mahkemelerce verilmesidir.

Evet, teoride bütün Türk vatandaşları eşittir. Ancak uygulamada Türkiye’de muhalefetin durumu 1960’lara kadar ABD’nin güney eyaletlerinde yaşayan siyahi Amerikalılara çok benziyor. Anayasa ve yasalar önünde herkes eşit ancak beyaz hâkim ve savcıların karşısına çıkınca iş değişiyor.

Bu sorunun çözümü “Türkiye’de yargı bağımsız” iddiasını tekrarlamak değil. Türkiye'de yargı bağımsız olsaydı Ayşe Barım’ı serbest bırakan hâkim görevden alınmaz ve Ayşe Barım yetkisiz bir mahkeme tarafından tekrar tutuklanmazdı. Ayşe Barım’ın uğradığı adaletsizliğe benzer yüzlerce örnek verebilirim.

DÜŞMAN CEZA HUKUKU uygulamasının son bulduğunu bütün topluma göstermek çok kolay. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulansın, yargıçlar kararlarından dolayı görevlerinden alınmasın yeter.

Yüksek tansiyon, iç organlarımızı ve nihayet beynimizi tahrip ederek önce yavaş yavaş sonra hızla öldürür. Toplumsal yüksek tansiyon ise hem iktidarı hem muhalefeti tahrip eder. İç çatışmanın iç galibi olmaz. Sadece dış galibi olur."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız