Bir iş yerinin kiralanmasına ilişkin taraflar arasında imzalanan sözleşmede, kiracının en az 6 ay önceden ihbar etmek kaydıyla sözleşmeyi feshedebileceği yönünde madde yer aldı. Ancak kiracının herhangi bir bildirimde bulunmaksızın dükkanı boşaltması üzerine mülk sahibi, erken ve habersiz tahliye nedeniyle mağdur olduğunu belirterek Sulh Hukuk Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi, makul süreyi 1 ay olarak kabul ederek davalı kiracıyı 1 aylık kira bedeli kadar tazminata mahkum etmişti. Tarafların kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne taşındı.
Yargıtay'dan "Sözleşmedeki İhbar Süresi Esastır" Vurgusu
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Daire kararında, tarafların kira sözleşmesinin ilgili maddesinde feshi ihbar süresini karşılıklı olarak 6 ay olarak belirlediğine dikkat çekti. Kiracının sözleşmede öngörülen bildirim sürelerine uymadan ve haklı bir neden sunamadan mülkü tahliye ettiğini belirten Yargıtay, sözleşmede kararlaştırılan 6 aylık sürenin "makul süre" olarak esas alınması gerektiğine hükmetti. Yüksek Mahkeme, bu doğrultuda davalı kiracının 1 aylık değil, sözleşmedeki ihbar süresine uyulmadığı için 6 aylık kira bedelini makul süre tazminatı olarak ödemesi gerektiğine karar vererek yerel mahkeme hükmünü oy birliğiyle bozdu.