Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
33°
Akdeniz Gerçek | Gündem | Eğitimde Dönüşüm mü, Tasfiye mi? Eğitim Sen’den Çarpıcı 2026 Raporu

Eğitimde Dönüşüm mü, Tasfiye mi? Eğitim Sen’den Çarpıcı 2026 Raporu

Eğitim Sen, Türkiye'deki eğitim sisteminin 2025/26 yılındaki güncel durumunu değerlendirdiği kapsamlı raporunu yayımladı.

Eğitim Sen, Türkiye'deki eğitim sisteminin 2025/26 yılındaki güncel durumunu değerlendirdiği kapsamlı raporunu yayımladı.

KAYNAK: Ulaş Kökçe
Eğitimde Dönüşüm mü, Tasfiye mi? Eğitim Sen’den Çarpıcı 2026 Raporu

Eğitim Sen, 2025/26 eğitim-öğretim yılının karnesini çıkardı. Sendika tarafından paylaşılan raporda, eğitim sisteminin piyasalaştığı, dinselleştiği ve kamusal niteliğini büyük ölçüde kaybettiği vurgulanarak, sistemin acil olarak bilimsel ve demokratik bir zemine geri dönmesi gerektiği belirtildi. 

Piyasalaşma ve Kamusal Eğitimden Uzaklaşma

Eğitim sistemindeki piyasalaşma eğilimi, örgün eğitim içindeki özel öğretim kurumlarının payının yüzde 8'e yükselmesiyle dikkat çekiyor. Son bir yıl içerisinde 1.775 devlet okulu kapanırken, buna karşın 348 yeni özel okulun açıldığı belirtiliyor. Devlet okullarında yaşanan nitelik kaybı nedeniyle velilerin özel okullara mecbur bırakıldığını savunan Eğitim Sen, bu durumun parasız eğitim ilkesini fiilen tasfiye ettiğini ifade ediyor. 

Eğitim Emekçilerinin İstihdamında Güvencesizlik

Eğitim emekçilerinin istihdamında yaşanan güvencesizlik sorunu ise üç parçalı bir yapı üzerinden eleştiriliyor. Mevcut yapıda 945.162 kadrolu, 64.509 sözleşmeli ve 80.000'in üzerinde ücretli öğretmenin bulunduğu belirtiliyor. Ücretli öğretmenlik uygulaması asgari ücretin altında kazanç ve sıfır güvence ile sürdürülürken, liyakat yerine siyasi sadakati öncelediği gerekçesiyle "Milli Eğitim Akademisi" uygulamasına karşı çıkılıyor. 

Dinselleşme ve Müfredat Tartışmaları

Eğitimdeki dinselleşme tartışmaları, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nün bütçesindeki yüksek artış üzerinden şekilleniyor. Bütçenin 2021-2025 yılları arasında 9,2 kat artarak 109,8 milyar TL'ye ulaştığı ifade ediliyor. Bakanlığın çeşitli vakıf ve derneklerle yaptığı 672 protokol ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli", laik eğitim ilkeleriyle bağdaşmayan ideolojik bir müdahale olarak tanımlanıyor. 

Yoksulluk ve Okullaşma Problemleri

Türkiye'de çocuk yoksulluğunun yüzde 20'nin üzerinde seyretmesi, okulda bir öğün ücretsiz yemek talebini gündeme taşıyor. "Devlet destekli çocuk işçiliği" olarak nitelendirilen MESEM uygulaması ile öğrencilerin ucuz iş gücü haline getirildiği ve iş cinayetlerinin yaşandığı savunulurken, örgün eğitim dışında kalan çocuk sayısının 611.612'ye ulaştığı vurgulanıyor. 

Hijyen Krizi ve Pedagojik Kalkan

Okul güvenliği ve hijyen konusundaki eksiklikler de sağlık hakkı ihlali kapsamında değerlendiriliyor. Kadrolu temizlik personeli eksikliği nedeniyle okulların hijyeninin gönüllü çalışanlara bırakıldığı ifade ediliyor. Okullarda artan şiddet olaylarına karşı ise sadece polisiye tedbirlerin yeterli olmadığı, rehberlik ve sosyal hizmet birimlerinin merkezde olduğu "pedagojik kalkan" modeline ihtiyaç duyulduğu kaydediliyor. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız