Özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebiyle Ankara'da başlattığı eylemlere yönelik sert müdahaleler, Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk'ün sert açıklamasıyla kınandı.
Öğretmenlerin Hak Arama Mücadelesi Ankara Sokaklarında Barikatlarla Engelleniyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyesi eğitimciler ve mülakat süreçlerinde mağduriyet yaşayan öğretmenler; taban maaş, güvenceli çalışma, insanca yaşayabilecekleri bir ücret ve özlük haklarının güvence altına alınması talepleriyle 10 gündür Ankara'da eylemlerini sürdürüyor. Yetkililerin öğretmenlerin haklı ve meşru talepleri karşısında sessiz kalması üzerine meslektaşlarının tam 7 gündür açlık grevinde olduğunu belirten Antalyalı eğitimciler dün yaşanan polis müdahalesine sert tepki gösterdi.
"Öğretmenlere Yönelik Müdahaleler Sistematik Bir Nitelik Kazanmıştır"
Öğretmenlerin, seslerini duyurabilmek ve taleplerini kamuoyuyla paylaşabilmek amacıyla dün Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Ankara Temsilciliği önünden Madenci Anıtı’na yürümek istediğini ancak yürüyüş başlamadan öğretmenlerin karşısına bir kez daha polis barikatı çıkarıldığını belirten Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, "Yapılan sert müdahalede biber gazı kullanılmış, meslektaşlarımız darbedilmiş, yerlerde sürüklenmiş, fenalaşanlar olmuş ve çok sayıda öğretmen gözaltına alınmıştır. Öğretmenlere yönelik müdahaleler tekil ve istisnai olmaktan çıkmış, sistematik bir nitelik kazanmıştır. Anayasal haklarını kullanarak basın açıklaması yapmak, yürümek ve taleplerini dile getirmek isteyen öğretmenler günlerdir polis ablukası, fiziksel şiddet ve gözaltılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Üstelik baskı yalnızca öğretmenlerle sınırlı kalmamakta, dayanışma amacıyla eylemlere katılan sendikalar, meslek örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de aynı müdahalelerin hedefi olmaktadır" dedi.

"Öğretmenlerin Karşısına Neden Sürekli Polis Barikatları Çıkarılıyor?"
İktidarın öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Öztürk, "Öğretmenler neden günlerdir sokaktadır? Öğretmenler neden bedenlerini açlığa yatırmak zorunda kalmaktadır? Çocuklarımızı ve gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerin karşısına neden sürekli polis barikatları çıkarılmaktadır? Öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin sorunların çözülmesi gerekirken, iktidarın öğretmenlerin taleplerine polis şiddetiyle yanıt vermesi kabul edilemez. Hak aramak suç değildir. Basın açıklaması yapmak, yürümek ve sendikal mücadele yürütmek demokratik ve anayasal bir haktır. Öğretmenlerin haklı taleplerine yönelik şiddet, baskı ve gözaltı uygulamalarına derhal son verilmelidir" şeklinde sözlerini sürdürdü.
"Bütün Öğretmenlerin Ortak Mücadelesi"
Yaşananların yalnızca özel sektörde çalışan öğretmenlerin ya da mülakat nedeniyle mağdur edilen meslektaşlarının sorunu olmadığını ifade eden Kadir Öztürk, "Öğretmenlik mesleği yıllardır düşük ücret, güvencesizlik, işsizlik, sözleşmeli ve ücretli istihdam, mülakat, performans baskısı ve ağır çalışma koşulları üzerinden sistematik biçimde itibarsızlaştırılmaktadır. Özel okullarda çalışan öğretmenler asgari ücret düzeyindeki ücretlere ve patronların keyfî uygulamalarına mahkum edilmektedir. Atama bekleyen öğretmenlerin geleceği, nesnel ve bilimsel ölçütlerden uzak mülakat uygulamalarıyla karartılmaktadır. Kamuda ve özel sektörde farklı statüler altında çalışan öğretmenlerin emeği parçalanmakta, değersizleştirilmekte ve öğretmenler birbirleriyle rekabet etmeye zorlanmaktadır. Bu nedenle özel sektör öğretmenlerinin taban maaş ve güvenceli çalışma talebi ile mülakat mağduru öğretmenlerin haklarının teslim edilmesi mücadelesi, bütün öğretmenlerin ortak mücadelesidir. Bu mücadele, öğretmenlik mesleğinin onurunu, emeğin değerini ve öğrencilerimizin nitelikli eğitim hakkını savunma mücadelesidir" açıklamasını yaptı.
"Öğretmenlerin Emeği, Mesleği ve Onuru Gözaltına Alınamaz!"
Eğitim Sen olarak öğretmenleri birbirinden ayıran statü farklılıklarını reddettiklerinin altını çizen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
"Kamuda ve özel sektörde çalışan, atama bekleyen, sözleşmeli ya da ücretli bütün öğretmenlerin ortak mücadelesini ve dayanışmasını büyütmeyi temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Taleplerimiz açıktır: Özel sektörde çalışan öğretmenler için taban maaş hakkı yasal güvenceye alınmalı, güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Mülakat mağduru öğretmenlerin hakları derhal teslim edilmelidir. Açlık grevindeki öğretmenlerin talepleri karşılanmalı, sağlıklarıyla oynanmamalıdır. Polis müdahaleleri ve gözaltılar son bulmalı, sendikal faaliyetlerin engellenmesinden vazgeçilmelidir. Öğretmenlerin karşısına barikat değil, çözüm konulmalıdır. Öğretmenlerin emeği, mesleği ve onuru gözaltına alınamaz! Hak arayan öğretmenler yalnız değildir!"