Türkiye'den Avrupa'ya gönderilen tarım ürünlerindeki zehir kalıntısı skandallarına bir yenisi, üstelik çok daha vahim bir tabloyla eklendi. Almanya'ya ihraç edilen taze acı ve tatlı biberlerde, sebze ve meyvelerin hızlı olgunlaşmasını sağlayan "ethephon" maddesi yasal limitin tam 166 katı oranında tespit edildi. Almanya gıda denetim mekanizmalarını ayağa kaldıran bu tespitin ardından tehlikeli ürünler piyasadan toplatılırken, yurttaşın "Avrupa'nın yemediği zehirli ürünler iç piyasada bize mi yediriliyor?" endişesi giderek büyüyor.
Skandalın boyutları, Avrupa Birliği Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) raporları ve 2014-2018 yılları arası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı, 23. Dönem Hatay Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün çarpıcı uyarılarıyla tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi.
Almanya Pazardan Çekiyor, Sorumlular Hakkında İnceleme Başlatıldı
Avrupa Birliği RASFF portalında yayımlanan resmi bildirim, tarımda denetimsizliğin ulaştığı korkunç boyutu belgeledi. Rapora göre, Türkiye'den Almanya'ya sevk edilen taze acı biberlerde, olgunlaştırma ajanı olarak bilinen 'Ethephon' (Ethrel) maddesi 8,3 mg/kg seviyesinde ölçüldü. Bu oran, müsaade edilen resmi limitin tam 166 katına denk geliyor.
Tüketici sağlığını korumak adına derhal harekete geçen Alman yetkililer, zehirli ürün partisinin ülkedeki dağıtım kanallarından ve market raflarından acilen toplatılmasına karar verdi. Ayrıca sevkiyatı gerçekleştiren ve ürünü teslim alan firmalar hakkında geniş çaplı bir inceleme başlatıldığı bildirildi.
Eski Müsteşar Prof. Dr. Öztürk'ten Kritik Uyarı
Gıda güvenliğindeki bu çöküşe en sert tepkilerden biri de konuyu yakından takip eden Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ten geldi. Sadece acı biberde değil, dolmalık ve tatlı biber ihracatında da aynı vahametin yaşandığını belirten Öztürk, Avrupa Birliği'nin tatlı biberler için belirlediği maksimum kalıntı seviyesinin (MRL) 0,01 mg/kg olduğunu, ancak Türkiye'den giden ürünlerde bu oranın 1,66 mg/kg (yine 166 katı) olarak saptandığını vurguladı.
Öztürk, 19 Ağustos 2026 itibarıyla AB'de yürürlüğe girecek yeni yönetmeliklerle (Komisyon Yönetmeliği AB 2026/215) sınırların çok daha katı uygulanacağını hatırlatarak, mevcut tarım politikalarının iflas ettiğine dikkat çekti.

166 Kat Fazla Zehir Vücutta Yıkıma Yol Açıyor
Tarımsal üretimde meyve ve sebzelerin rengini daha hızlı alması, piyasaya erken sürülerek haksız kazanç elde edilmesi amacıyla pervasızca kullanılan Ethephon, bu dozlarda insan bedeni için tam bir yıkım anlamına geliyor. Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün paylaştığı bilimsel verilere göre, sınır değerlerinin bu denli üzerinde Ethephon maddesine maruz kalmak, başta sindirim sistemi olmak üzere vücutta ciddi hasarlar bırakıyor.
Uzmanların dikkat çektiği akut ve lokal etkiler şu şekilde:
Gastrointestinal Çöküş: Şiddetli mide bulantısı, dayanılmaz mide krampları, ishal ve bağırsak hareketlerinde kontrolsüz artış.
Kolinesteraz İnhibisyonu (Sinir Sistemi Hasarı): Düşük veya yüksek düzeyde maruziyet fark etmeksizin, plazma ve kırmızı kan hücrelerindeki kolinesteraz enziminin aktivitesini baskılayarak sinir sistemini felç etme riski.
Nörolojik Bozukluklar: Baş dönmesi, aşırı halsizlik, istemsiz tükürük salgısı, göz yaşarması ve idrara çıkma sıklığında artış.
Deri ve Gözde Tahribat: Kimyasalın yoğun formlarıyla doğrudan temas, şiddetli cilt tahrişine, kızarıklığa ve kimyasal yanıklara neden oluyor.
Almanya'nın laboratuvar testleriyle yakalayıp halkına yedirmediği, sınırın 166 katı zehir barındıran bu biberlerin Türkiye'de hangi denetimlerden geçerek yurt dışına çıkabildiği büyük bir soru işareti. Yurttaş şimdi haklı olarak soruyor: "İhraç edilemeyip geri dönen veya iç piyasaya sürülen ürünlerde durum ne? Soframızda daha ne kadar zehir var?" Gözler, skandal karşısında sessizliğini koruyan Tarım ve Orman Bakanlığı'nda.