Cumhuriyet Meydanı'ndaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenine; Antalya Valisi Hulusi Şahin ve eşi Ebru Şahin, Antalya Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya milletvekilleri AK Parti'li Mustafa Köse, İbrahim Ethem Taş ve Tuba Vural Çokal, MHP'li Abdurrahman Başkan, CHP'li Sururi Çorabatır, Cavit Arı, Aliye Coşar ve Aykut Kaya, Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve halk katıldı.
Vali Hulusi Şahin, Antalya Garnizon Komutanı Tümgeneral Sinan Eren, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir tören aracıyla halkı selamlayarak bayramlarını kutladı."Mutluyuz, Gururluyuz, Sevinçliyiz"Cumhuriyet Bayramı töreninin açılış konuşmasını yapan Antalya Valisi Hulusi Şahin şu ifadeleri kullandı:"Mutluyuz, gururluyuz, sevinçliyiz. Çünkü bin yıllık vatanımızı düşmandan temizleyerek kurduğumuz devletimiz büyüdü, güçlendi, asırlık bir çınar oldu. Türk milletinin dünya tarihinde milletler arası hayat sahnesinde daima önemli bir yeri olmuştur. Devlet hayatı tarihle yaşıtlanacak kadar köklü ve kıdemli olan milletimiz Sibirya'dan Hindistan'a, Kuzey Avrupa'dan Mısır'a kadar eski dünyanın hemen her yerinde büyük ve güçlü devletler kurmuş ve bu devletler yüzlerce yıl büyük devlet süper güç mevkiinde bulunmuştur. Bu süre zarfında egemenliği altındaki bütün halklara adalet, eşitlik ve şefkat ile muamele etmiş ve gittiği her yere barış, huzur ve istikrar götürmüştür. Bu barış ortamı bugün dünyayı yönetenlere örnek olmalıdır. Biz 3 kıtayı 300 yılı aşkın süre yönettik. Ama bu süre zarfında hakimiyetimiz altındaki hiçbir yerde bugün yaşanan acıların bir benzeri asla yaşanmadı.""Türklüğün Son Kalesi"Vali Şahin, devletin kuvvet üstünlüğünü son 200 yıl içinde rakip güçlere kaptırdığını belirterek, "Şunu ifade etmeliyim ki ne zaman yabancı fikirler yabancı yaşam tarzları toplumda benimsenmeye, övülmeye bizim olan ise küçümsenmeye başlandı. Bilge Kağan'ın Orhun abidelerinde taşa kazıyarak uyardığı gibi düşmana yönelik yaşanmaya başlandı. Ne zaman düşünmeye, akletmeye, sorgulamaya gereken önem verilmedi, ne zaman üretmek değil tüketmek değerli oldu, işte o zaman gerileme başladı. Büyük Atatürk'ün sözünü de tam da burada hatırlayalım. 'Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getiren milletler evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istiklallerini kaybetmeye mahkumdurlar.' Neticede Türk dünyası parçalanmış, Türk milleti pek ağır kayıplara uğramış, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Milletimiz bu felaketli süreç içinde sadece koruduğu yönettiği ülkeleri değil, öz vatan topraklarını da kaybetmiş ve binlerce yıldan beri Türk yurdu olan ülkeler, ülkeler üzerindeki mecburiyetimiz vahşi bir soykırımla tüketilmiştir. Medeniyet eserleri, abideleri, mezarları dahi talan edilmiştir. İşte bu durum ve koşullar içinde Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları milli mücadeleyi başlatmıştır. Tarifi çok güç imkansızlıklara rağmen düşman güçleri her cephede bozguna uğratılarak, yeni Türk Devleti kurulmuş ve bu devlet Türklüğün son kalesi olmuştur. Bugün 102'nci yaşını kutladığımız bu devlet sayesinde milletimizin sistemli tüketilişinin önüne geçilmiştir" dedi.
Öğrencilerin şiirleri ve halk oyunları gösterilerinin ardından 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı korteji başladı.
Kortejde birçok okul ve öğrenci ellerinde Türk bayrakları ile protokol üyelerini selamladı.
Türk Silahlı Kuvvetleri, jandarma, emniyet, büyükşehir belediyesi, AFAD, Orman Bölge Müdürlüğü gibi kurumların personellerinin görev araçlarıyla katıldığı kortejde, gaziler, şehit aileleri, atlı ve özel eğitimli köpekleriyle jandarma ve polis ekipleri de yer aldı. Antalya Garnizon Komutanlığı'nın bando takımı da Cumhuriyet marşlarıyla korteje eşlik etti.