Adana’nın Feke ilçesinde yerin 700 metre altında çalışan maden işçileri, dünyanın en zor mesleklerinden biri olan madencilikle hem kendi gelecekleri hem de ülke ekonomisi için emek veriyor.
550 milyon yıllık fay dokuları içerisinde çinko cevheri çıkaran işçiler, kasklarındaki fenerler ve maden ocağındaki aydınlatma ile karanlık galerilerde dayanışma içinde çalışmalarını sürdürüyor.
Her gün kontrol listelerini tamamlayıp güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra işe başlayan yaklaşık 50 kişilik ekip, yer üstü ve yer altındaki güvenlik zincirini koordine ederek savunma sanayisinde yoğun kullanılan çinkonun aylık 500–750 tonluk üretimini gerçekleştiriyor.
İşçiler, depremler nedeniyle güvenlik seviyesini en üst düzeye çıkarırken, çatlak ve gevşemeleri titizlikle kontrol ediyor.
Maden mühendislerinin incelemelerine göre, üretimin yapıldığı bölgedeki fay dokularının yaşı 550 milyon yıl olarak tespit edildi.
30 yıllık madenci ve ocak çavuşu Sıtkı Özcan, yerin altında çalışmanın disiplin gerektirdiğini vurgulayarak şunları söyledi:“Yaklaşık 300–400 metre derindeyiz. Sevdiğimiz için bize zor gelmiyor. Tahkimata, çatlaklara ve kavlaklara dikkat ettiğimiz sürece burası da güvenlidir. Dalgınlık en büyük risktir. Daha önce kömürde çalıştım, çok zordu. Atletle 30 derecede çalışıyorduk. Şu an bu maden onlara göre cennet” dedi.
İşletme Müdürü Raşit Kemal Sönmez, titiz üretim sürecine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Adana'nın Feke ilçesinde çinko madenciliği yapıyoruz. Eski ocaklar 400–450 metreye kadar iniyor fakat bizim üretim kotlarımız 740–750 bantlarında. Cevheri tesisimizde işleyip ülke genelinde sevk ediyor ve İran'a ihraç ediyoruz. Toplam 55 kişiyiz, 40'ı yer altında çalışıyor. Günlük 500–750 ton cevher üretiyoruz. Çinko, savunma sanayisinden telefon üretimine kadar birçok alanda kullanılıyor. Bu işin temeli samimiyet ve ekip çalışmasıdır. Zincirin bir halkası koparsa sistem yürümez” diye konuştu.
12–13 yıllık madenci Ali Altınsoy ise “600–700 metrelerde çalışıyoruz” derken; 7 yıllık madenci Abdullah Topuz, “yer altı da güzel, yer üstü de. Çatlak ve patlamalara karşı dikkatliyiz, tedbir olduktan sonra çalışmalara devam ederken çok severek yaptığımız bir iş” ifadelerini kullandı.
15 yıllık madenci ve ateşçi Emrah Köken de ailesinin endişelerini dile getirerek şöyle konuştu:“Deprem ve kaza ihtimali nedeniyle tedirgin oluyorlar. Ama biz içeri girdiğimiz anda dışarıdaki her şeyi bırakıp işe odaklanırız. Emekli oldum ama devam ediyorum. İşin zorluğu var ama alışınca kolaylaşıyor.”22 yıllık baş çavuş Oruç Ergen ise yer altı psikolojisinin farklı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:“Tüm ekibin can güvenliğinden sorumluyuz. Nizami yapılmazsa tehlikeli bir iştir. Metal madenlerinde de göçük ve su baskını riski vardır. Çalışanlarla bir can bağı oluşuyor, biri zarar görse bize olmuş gibi üzülüyoruz. Bu yüzden önce dikkat ve güvenlik” dedi.