Giray Ercenk’in kendi yayını olan ‘Firavunlar Niye Var?’ adlı makaleler ve denemeler toplamından oluşan yeni kitabını okumaktan tarihsel ve kültürel – yer yer de edebi – büyük bir haz duydum. 

Ercenk, kendini adadığını rahatlıkla söyleyebileceğimiz, Antalya kültür havzası üzerine yazdığı deneme ve köşe yazılarını toplamış bu kitapta.

Doğuda Gazipaşa’ya, Batıda Kaş’a, Kuzeyde Burdur ve Isparta’ya uzanan bir coğrafyada Luvi, Antik Yunan, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet siyasal zamanlarının herhangi birini ihmal etmeden ya da özellikle öne çıkarmadan, ama daha çok, sabit kalan ve belki de bu yüzden dar politik ve estetik zihinler tarafından ihmal edilegelen mekâna/coğrafyaya ayağını sıkıca basarak kaleme almış yazılarını. 

Üstelik, bir günümüz/Cumhuriyet aydını farkındalığı ile yapmış bunu. Soyut bir nostalji, muhafazakâr bir dün özlemi, kozmopolit bir çok kültürcülük değil onda hâkim olan. 

Kurtuluş ve kuruluş referanslarını, bir yandan antikiteye bir yandan da imparatorluk ve beyliklere bağlayabilirken, yüzünü daima Cumhuriyet’in ‘çağdaş uygarlık’ olarak tanımladığı gelecek ufkuna dönmeyi başarabiliyor. Kitaptaki yazıları oluşturan saptama, özlem, yakınma ve dileklerin her biri, sözünü ettiğimiz geniş ve güçlü uygarlık yöneliminin arama çizgilerini oluşturuyor gibi. 

Bölge coğrafyasından seçilmiş özel mekanlar; tarih, kültür ve insan malzemesi ile harmanlanmış olan manzara, portre, öykü ve fragmanlar olarak sunuluyor …   

*
Giray Ercenk’in bir kültürel mekân yazarı olarak dikkatimi çekmesi yeni değil. Kitaplığımda onun başka değerli kitapları da var.  Özel kitaplar olarak ATSO  tarafından basılmış üç kitabı; Antalya tarihi, coğrafyası ve kültürü ile ilgili, türler dışı, benzersiz kaynaklar olarak nitelenebilir. 

Yakın zamanlarda, elimdeki kitaba benzer bir deneme ve köşe yazıları toplamı olan Damdaki Deve Sürüsü’nü, yazarın güncel ile tarihsel, yerel ile ulusal, siyasal ile kültürel olan arasında nasıl maharetle mekik dokuyabildiğine hayranlık duyarak okuduğumu hatırlıyorum. ‘Firavunlar Niye Var?’, biçem ve üslup olarak andığım kitaptan geri kalmazken, içerik olarak, daha çok ATSO tarafından yayımlanan özel kitapları ile yakınlık taşıyor. 

Bu değerli kültür insanımızın rehberliğinde, Muratpaşa Belediyesi-Antalya 8. Edebiyat Günleri kapsamında çok değerli edebiyatçıların katılımıyla yakında gerçekleştireceğimiz Edebiyat Patikası’nda Köprüçay hattından Selge’ye uzanmak, sonrasında edebi izler de bırakan olağanüstü bir deneyim olacak.