Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan verilere göre; Türkiye genelinde araştırma ve geliştirme ekosistemini güçlendirmek amacıyla uygulanan dolaylı Ar-Ge teşvikleri, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 59,5 artış kaydederek 169 milyar 33 milyon TL seviyesine ulaştı.
2024 yılında 105 milyar 977 milyon TL olan toplam vergi teşvik tutarındaki bu sıçrama, yerel teknokentlerde, sanayi sitelerinde ve Ar-Ge merkezlerinde üretim yapan binlerce yenilikçi girişim için önemli bir mali kaynak sağladı.
Sağlanan desteklerin temelini ise çalışan istihdamını doğrudan koruyan 86 milyar 105 milyon TL'lik gelir vergisi stopaj teşviki oluşturdu. Bunu sırasıyla 81 milyar 63 milyon TL ile kurumlar vergisi, 1 milyar 725 milyon TL ile gelir vergisi ve 141 milyon TL ile katma değer vergisi destekleri izledi. Toplam teşvik pastasındaki en büyük pay yüzde 50,9 ile istihdam üzerindeki vergi yükünü hafifleten stopaj muafiyetine ayrıldı.

Yerel İnovasyonun Kalbi Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Attı
Ülke genelinde 11 bin 835 girişimin yararlandığı teşvik mekanizmasında teknoloji geliştirme bölgeleri belirleyici bir ağırlık sergiledi.
Gelir ve kurumlar vergisi teşviki alan her 4 girişimden 3'ü yerel teknokentler bünyesinde faaliyetlerini sürdürdü. Bu destekten yararlanan 7 bin 87 şirketin 5 bin 321'i 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu çatısı altında yer aldı.
Teknokentlerdeki şirketlerin yararlandığı gelir ve kurumlar vergisi teşviki 43 milyar 227 milyon TL'yi buldu. 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında kurulan bağımsız Ar-Ge ve tasarım merkezleri bin 766 girişimle 39 milyar 561 milyon TL destek aldı.
İstihdam odaklı gelir vergisi stopaj teşvikinde de benzer bir tablo ortaya çıktı; 4691 sayılı Kanun kapsamındaki 8 bin 244 girişim 48 milyar 815 milyon TL, 5746 sayılı Kanun kapsamındaki 3 bin 88 girişim ise 37 milyar 290 milyon TL stopaj desteğinden faydalandı.

Bilgi Teknolojileri ve İmalat Sanayisi Lider
Teşvik için beyanname veren 11 bin 835 girişimin 6 bin 98'i bilgi ve iletişim, 2 bin 421'i imalat sanayi, bin 627'si ise mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler alanında konumlandı.
Teknokent kaynaklı 4691 sayılı Kanun teşviklerinin yüzde 71,2'si yazılım ve bilgi teknolojileri firmalarına akarken, sanayicinin Ar-Ge merkezlerini kapsayan 5746 sayılı Kanun desteklerinin yüzde 72,9'u imalat sanayisinde kaldı.
İmalat sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yüzde 82,1'i Ar-Ge merkezi modelini tercih ederken, bilgi ve iletişim sektöründeki firmaların yüzde 84,1'i teknokent ekosisteminde yer alarak vergi avantajlarını katma değerli ürüne dönüştürdü.
KOBİ'ler Sayıca Önde ama Bütçe Büyük Ölçekli Sanayide Yoğunlaştı
Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler, teşvik alan toplam girişimlerin yüzde 89,5'ini oluşturdu. Sayısal üstünlüğe rağmen KOBİ'lerin toplam parasal teşvikten aldığı pay yüzde 38,2 ile 64 milyar 596 milyon TL düzeyinde gerçekleşti. Bu kaynağın yüzde 61,1'ini orta ölçekli, yüzde 32,1'ini küçük ölçekli ve yüzde 6,8'ini mikro ölçekli işletmeler kullandı.
Teşvikten yararlanan girişimlerin yalnızca yüzde 10,5'ini oluşturan büyük ölçekli sanayi ve teknoloji devleri ise yüksek bütçeli projeleri ve geniş istihdam kapasiteleri sayesinde toplam 169 milyar 33 milyon TL'lik kaynağın yüzde 61,8'ini hanesine yazdırdı.