Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı ikinci çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerini açıkladı.
Türkiye ekonomisinin nisan, mayıs ve haziran aylarını kapsayan dönemde zincirlenmiş hacim endeksine göre geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 2,3 büyüdüğü bildirildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 yükseliş kaydetti.
Kırsal kalkınmayı ilgilendiren tarım, ormancılık ve balıkçılık sektöründeki yüzde 13,3'lük dikkat çekici sıçrama yer aldı.

İnşaatta Sürpriz Fren
İktisadi faaliyet kolları genelinde bilgi ve iletişim yüzde 8,6, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 4,0, sanayi yüzde 2,4, gayrimenkul ile finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 2,1 oranında artış gösterdi. Ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetlerindeki büyüme yüzde 0,5 seviyesinde sınırlı kalırken, yerel istihdamın ve kentleşmenin lokomotifi olan inşaat sektörü yüzde 1,9 oranında daraldı.
Tüketim Canlı Kaldı, Dış Ticarette Çarklar Yavaşladı
Üretim yöntemiyle hesaplanan cari fiyatlarla GSYH büyüklüğü ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36,0 artış göstererek 19 trilyon 869 milyar 747 milyon TL seviyesine, ABD doları bazında ise 438 milyar 347 milyon düzeyine ulaştı. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları yüzde 3,5 artarak iç piyasanın canlılığını koruduğunu gösterirken, devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 1,8 azaldı ve gayrisafi sabit sermaye oluşumu yüzde 0,6 arttı. Dış ticaret cephesinde ise mal ve hizmet ihracatı yüzde 3,4, ithalatı ise yüzde 6,4 oranında düşüş kaydederek dış talepteki dengelenmeyi gözler önüne serdi.

Gelir Dağılımında Dengeler Şekilleniyor
Üretim sürecinde çalışanların aldığı payı gösteren işgücü ödemeleri ikinci çeyrekte yüzde 36,7 oranında yükselirken, net işletme artığı ve karma gelirde yüzde 38,7 artış kaydedildi. Bu değişimle birlikte işgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içindeki payı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 38,3 seviyesinden yüzde 38,1 seviyesine geriledi; net işletme artığı ve karma gelirin payı ise yüzde 41,3 seviyesinden yüzde 41,6 seviyesine yükseldi.