Ankara’da insanca ücret ve güvenceli iş talebiyle direnen öğretmenlere yönelik biber gazlı, darp içeren ve ters kelepçeli müdahalelere Antalya Barosu’ndan çok sert tepki geldi. Yaşananları "insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele" olarak nitelendiren baro, eziyet iddialarının derhal soruşturulmasını istedi ve öğretmenlerin haklı mücadelesine tam destek verdi.
"Ters Kelepçe ve Biber Gazı Kamu Vicdanını Yaralamıştır"
Antalya Barosu tarafından paylaşılan açıklamada, öğretmenlerin en temel hak arayışlarının şiddetle bastırılmaya çalışılmasına dikkat çekildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Haklı taleplerin dinlenmesi yerine basın açıklamalarının engellenmesi, öğretmenlerin biber gazına maruz bırakılması kamu vicdanını yaralamıştır.
Öğretmenlerin darbedilmesi ve ters kelepçeyle gözaltına alınması kabul edilemez bir boyuta ulaşmıştır.
Günler boyunca tekrarlanan bu uygulamalar, münferit bir kolluk müdahalesi olmaktan uzaktır.
Bu müdahaleler, Anayasa’nın 17'nci maddesinde güvence altına alınan "eziyet ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağı" niteliğindedir.
İşkence ve kötü muamele iddialarına konu olan her eylem derhal soruşturulmalı, sorumlular hakkında adli ve idari işlemler yürütülmelidir.
Eğitim Hakkı ve Toplumsal Gelecek Tehdit Altında
Açıklamanın devamında, öğretmenlerin taleplerini dile getirmesinin Anayasa ile korunan ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ile sendikal örgütlenme özgürlüğü kapsamında olduğu hatırlatıldı. Bu meşru taleplerin kaba şiddetle karşı karşıya bırakılmasının yalnızca bir çalışma yaşamı sorunu olmadığı, doğrudan toplumsal geleceğe yönelik bir tehdit olduğu savunuldu. "Öğretmenin emeğinin değersizleştirildiği, yoksulluğa mahkum edildiği bir ülkede; çocukların nitelikli eğitim hakkının, fırsat eşitliğinin ve toplumsal geleceğin korunması mümkün değildir" denilerek, bir toplumun ancak öğretmenlerine verdiği değer kadar var olabileceği belirtildi.
Antalya Barosu'ndan Hukuki Takip Sözü: Öğretmenlerin insan onuruna yaraşır yaşam, güvenceli gelecek ve adil atama taleplerini haklı bulduğunu duyuran Antalya Barosu; işkence yasağı, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma hakkının ihlal edilmesine karşı hukuki süreci sonuna kadar takip edeceğini kamuoyuna saygıyla bildirdi.