Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya’dan Öğretmenlere Taban Maaş ve Güvence Çağrısı

Antalya’dan Öğretmenlere Taban Maaş ve Güvence Çağrısı

Özel sektör öğretmenlerinin yapısal sorunları sürerken sorunun çözümü için geçtiğimiz günlerde yapılan toplantı sonrası özel sektör öğretmenlerinin hak talebi yeniden gündeme geldi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Antalya Temsilcisi Yiğit Pertev, Akdeniz’ Gerçek’e yaptığı açıklamada, taban ücret uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini ve belirli süreli sözleşmelerin kaldırılarak belirsiz süreli iş sözleşmesi istenildiğini belirtti.

Özel sektör öğretmenlerinin yapısal sorunları sürerken sorunun çözümü için geçtiğimiz günlerde yapılan toplantı sonrası özel sektör öğretmenlerinin hak talebi yeniden gündeme geldi. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Antalya Temsilcisi Yiğit Pertev, Akdeniz’ Gerçek’e yaptığı açıklamada, taban ücret uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini ve belirli süreli sözleşmelerin kaldırılarak belirsiz süreli iş sözleşmesi istenildiğini belirtti.

Antalya’dan Öğretmenlere Taban Maaş ve Güvence Çağrısı
KAYNAK: Arda Kır

Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda özel okul öğretmenlerinin çalışma hayatında yaşadığı sorunlar ve çözüm önerilerinin ele alındığı toplantı gerçeklemişti. Özel sektörde çalışan öğretmenlerin özlük hakkı sorunları, yaz aylarında maaş alamama, uzun çalışma saatleri gibi yapısal sorunlar toplantı sonrası tekrar gündeme gelirken eğitim sendikaları şartların iyileştirilmesi talebinde bulunmuştu. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Antalya Temsilcisi Yiğit Pertev Akdeniz Gerçek’e yaptığı açıklamada, yaşanılan sorunların çözümü talebinde bulundu. En önemli sorunun 9-10 aylık belirli süreli sözleşme olduğunu belirten Pertev, yaz aylarında öğretmenlerin maaş alamadığını dile getirerek, taban maaş belirlenmesi gerektiğini ifade etti.

“TABAN ÜCRETİ TEKRAR UYGULANMALI”

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Antalya Temsilcisi Yiğit Pertev, 

“Özel sektörde çalışan öğretmenler olarak birçok sorunla karşı karşıyayız. Sorunlarımız çok çeşitli olsa da sendikamızın kuruluşundan itibaren bunları belli ana başlıklarda topladık. Bunlardan ilki Taban Maaş talebimiz. Özel sektörde çalışan öğretmenlerin 2014 yılına kadar yasayla korunan taban maaş hakkı vardı. Yasaya göre özel sektörde; kolej, kurs, rehabilitasyon merkezi gibi kurumlarda çalışan bir öğretmen, kamuda çalışan bir öğretmenden daha az ücret alamıyordu. Ancak 2014 yılında bu yasa bir gecede yürürlükten kaldırıldı. Zaten pek çok sorunla karşı karşıya olan öğretmenler, bu kararla birlikte önemli bir yasal dayanaktan da mahrum bırakıldı ve düşük ücretlerle çalıştırılabilir hâle geldi. Bugün öğretmenlerin büyük bir bölümü asgari ücrete mahkûm edilmiş durumda. Bu yasanın kaldırılması, patronlara yarayan bir ücret rejiminin önünü açtı. Bizim talebimiz ise çok açık: elimizden alınan taban ücret hakkının yeniden hayata geçirilmesi” 

dedi.

“İŞVERENİN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR”

Yiğit Pertev, 

“Öğretmenlerin yaşadığı sorunların en önemli kaynaklarından biri de belirli süreli iş sözleşmelerine mahkûm edilmeleri. Bu da ikinci temel talebimize denk düşüyor. Özel sektörde çalışan öğretmenlerin çok büyük bir bölümü 9-10 aylık belirli süreli sözleşmelerle çalışıyor. Bu durum, yaz aylarında ücret almadan yaşamını sürdürmek zorunda kalmak, ek işlere yönelmek ve ciddi bir bunalıma sürüklenmek anlamına geliyor. Bunun yanında belirli süreli sözleşmeler, patronun elinde güçlü bir mobbing aracına dönüşebiliyor ve öğretmenlerin kıdem tazminatı hakkının gasp edilmesine zemin hazırlıyor. Dolayısıyla ikinci ana talebimiz, öğretmenlerin belirsiz süreli sözleşmeyle çalışmasının ve iş güvencesinin sağlanması. Bir diğer temel sorunumuz ise tabi olduğumuz, içinde çok farklı alanlardan yaklaşık 4,5 milyon çalışanın bulunduğu 10 No’lu torba iş kolu. Biz 10 No’lu iş kolundan çıkarak bir Eğitim ve Güzel Sanatlar İş Kolu oluşturulmasını istiyoruz”

 dedi.

“İL BAZLI PUANLAMA DERECELERİ BALTALIYOR”

Pertev, 

“En kalabalık sendikal yapılardan biri olmamıza rağmen, başta toplu iş sözleşmesi olmak üzere birçok sendikal yetkimizi kullanamıyoruz. Bu nedenle öğretmenlerin kendi alanında örgütlenebildiği, haklarını savunabildiği ve toplu mücadeleyi büyütebildiği bir Eğitim ve Güzel Sanatlar İş Kolu istiyoruz. Biz bu sorunların çözümü için beş yıldır bulunduğumuz her alanda mücadele ediyoruz. Ankara’da yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda; ilgili bakanlıkların, işverenlerin ve eğitim sendikalarının katıldığı önemli bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıda temel taleplerimizi açıkça ortaya koyduk. Toplantı, bundan sonraki süreçte bu taleplerin teknik olarak ele alınacağı çalışma gruplarıyla devam edilmesi kararıyla sonlandı. Biz bu süreci önemsiyoruz. Ancak şunu da çok net söylüyoruz: Önemli olan yalnızca toplantıların yapılması değil, bu toplantılardan somut çözümler çıkmasıdır. Mesleğimizin değersizleştirildiği bir diğer noktada ise KPSS’de derece yapmasına, kontenjana girmesine ve atanmayı hak etmesine rağmen, mülakatlardaki il bazlı puanlama adaletsizliği nedeniyle öğretmenlerin kontenjan dışında bırakılması var. Ataması yapılmayan öğretmenler yeniden güvencesiz ve ağır özel sektör çalışma koşullarına mahkûm ediliyor.  Bu nedenle mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve hak ettikleri atamaların yapılması konusunda da somut adımlar atılmasını bekliyoruz”

 diye konuştu

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız