Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), okulları daha güvenli ve demokratik hale getirmek amacıyla hazırladığı kapsamlı bildirgeyi kamuoyuyla paylaştı. "Şiddetsiz Okul Deklarasyonu" başlığıyla sunulan metinde, piyasacı eğitim politikalarından vazgeçilmesi, öğretmenlik mesleğinin itibarının korunması ve okullardaki fiziksel/sosyal şartların iyileştirilmesi gibi hayati talepler yer aldı.
Eğitimde Bilimsellik ve Laiklik Vurgusu
Deklarasyonun ilk maddelerinde eğitimin temel bir hak olduğu ve kamusal, eşit, ücretsiz bir yapıda olması gerektiği vurgulandı. Sendika, eğitim müfredatının eleştirel düşünmeyi geliştiren, bilimsel, laik ve cinsiyet eşitlikçi bir temel üzerine yeniden inşa edilmesini talep etti. Ayrıca, ÇEDES başta olmak üzere vakıf ve derneklerle yapılan protokollerin derhal sonlandırılması çağrısında bulunuldu.

"Öğretmenler Hedef Haline Getirilmemeli"
Eğitim emekçilerinin çalışma koşullarına geniş yer verilen deklarasyonda maddeler aktarıldı. Mesleki dayanışmayı zedeleyen kariyer basamakları sisteminin kaldırılması istendi. Öğretmenleri baskı altına alan ve hedef haline getiren CİMER uygulamasına son verilmesi gerektiği belirtildi. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik yerine kadrolu ve güvenceli istihdamın esas alınması gerektiği savunuldu.
Okullarda Güvenlik ve Sosyal İhtiyaçlar
Şiddetin önlenmesi için okullarda pedagojik ilkelere uygun güvenlik önlemlerinin alınması gerektiğini belirten Eğitim Sen, her okula yeterli sayıda psikolojik danışman atanmasını ve bireysel silahlanmanın önüne geçecek yasal düzenlemelerin yapılmasını talep etti. Ayrıca öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz su sağlanması deklarasyonda kendine yer buldu.
Bakan Yusuf Tekin’e İstifa Çağrısı
Deklarasyonun en dikkat çekici maddesi ise Milli Eğitim Bakanı’na yönelik oldu. Metnin 23. ve son maddesinde, "Eğitim alanında yaşanan sorunların baş sorumlusu olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin derhal istifa etmelidir" ifadeleri kullanıldı.