Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
20°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Milli Eğitim Akademileri’ne Eğitim-İş Antalya Başkanı Acar'dan Tepki!

Milli Eğitim Akademileri’ne Eğitim-İş Antalya Başkanı Acar'dan Tepki!

Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Milli Eğitim Akademileri’nin öğretmen yetiştirme sistemini siyasi ve ideolojik bir yapıya dönüştüreceğini savunarak sert tepki gösterdi.

Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Milli Eğitim Akademileri’nin öğretmen yetiştirme sistemini siyasi ve ideolojik bir yapıya dönüştüreceğini savunarak sert tepki gösterdi.

KAYNAK: Ulaş Kökçe
Milli Eğitim Akademileri’ne Eğitim-İş Antalya Başkanı Acar'dan Tepki!

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında kurulan akademiler, 13 Nisan 2026 itibarıyla 7 ilde 12 şube ile faaliyetlerine başladı. Eğitim-İş Antalya Şube Başkanı Sadık Acar, uygulamaya sert eleştiriler yöneltti.

milli-egitim-akademilerine-egitim-is-antalya-baskani-acardan-sert-tepki

“İKTİDARIN KENDİ ÖĞRETMENİNİ YETİŞTİRME PROJESİ”

Başkan Acar, "Bugün kapılarını açan bu yapılar; öğretmen yetiştirmeyi evrensel ve bilimsel pedagojik ilkelerden kopararak, iktidarın kendi politik kadrolarını üretme niyetinin en somut adımıdır. Eğitim fakültelerinin içini boşaltan, diplomalarımızı ve Türkiye’nin uzun yıllara dayanan öğretmen yetiştirmeye yönelik akademik birikimini yok sayan bu sistem; siyasi kadrolaşmaya yasal kılıf hazırlamaktan başka bir anlam taşımamaktadır. Bu bağlamıyla Milli Eğitim Akademilerinin getirdiği katmerli mülakat sistemiyle öğretmenlik mesleği, bilgi ve birikimle değil, uygunluk ve sadakatle ölçülen bir alana dönüştürülmektedir" dedi.

“MAKBUL ÖĞRETMEN PROFİLİ OLUŞTURULUYOR” İDDİASI

Acar, yeni sistemin eleştirel düşünceden uzak bir öğretmen modeli yaratacağını savundu. Acar, "Maarif Modeli ile Milli Eğitim Akademileri birbirini tamamlayan iki temel müdahale olarak kurgulanmıştır. Bir yandan müfredat aracılığıyla sorgulamayan, itaat eden ve iktidarın ideolojik çerçevesine uyumlu bireyler yetiştirilmek istenmektedir. Diğer yandan ise bu toplumu inşa edecek öğretmen profili, Milli Eğitim Akademileri eliyle yeniden şekillendirilmektedir. Böylece eğitim sistemi hem içerik ve hem de o içerikleri okulda uygulamaya koyacak öğretmenler düzeyinde eş zamanlı olarak dönüştürülerek, siyasal iktidarın arzuladığı toplum modelini üretmeye yönelik bütünlüklü bir mekanizmaya dönüştürülmektedir. Bu bağlamda Milli Eğitim Akademileri, yalnızca öğretmen yetiştirme alanına müdahale etmekle kalmayacak; aynı zamanda eğitim sisteminin bütününü belirleyecek “makbul öğretmen” profilini inşa edecektir. Bu profil; eleştirel düşünceden uzak, sorgulamayan, bilimsel akıl yerine dogmatik referanslara yaslanan ve siyasal iktidarın çizdiği sınırlar içinde hareket eden bir öğretmen tipidir. Böyle bir öğretmen modeli ise özgür bireyler değil, itaatkâr kuşaklar yetiştirmeyi hedefleyen bir eğitim anlayışının ürünüdür. Bu, yalnızca bir eğitim politikası değil; toplumu baştan aşağı yeniden kurma girişimidir" ifadelerini kullandı.

“EĞİTİM SİSTEMİ İÇİN TEHDİT” VURGUSU

Eğitimde yaşanan sorunların kaynağının öğretmenler olmadığını belirten Acar, Çocukların düşünen, sorgulayan ve eleştiren bireyler olarak yetişmesi, ancak bu değerleri içselleştirmiş öğretmenlerle mümkündür. Oysa dayatılan bu model, öğretmeni dönüştürerek okulları birer ideolojik üretim merkezine, ideoloji laboratuvarına çevirmeyi hedeflemektedir. Pedagojik donanım yerine ideolojik bağlılığın esas alındığı bir öğretmen yetiştirme sistemi, çocukları özgür bireyler olarak değil; itaat eden, tek tipleşmiş bir toplumsal yapının parçası olarak biçimlendirecektir ve geri dönülemez toplumsal yaralara yol açacaktır. Bugün eğitim sisteminde yaşanan sorunların temelinde öğretmen yetiştirme süreçlerinin yetersizliği değil; plansızlık, eşitsizlik, piyasalaşma ve siyasal müdahaleler yatmaktadır. Çözüm, öğretmen yetiştirmeyi merkezileştirmek ya da ideolojik bir süzgeçten geçirmek değil; üniversitelerin bilimsel özerkliğini güçlendirmek, öğretmenlik mesleğinin itibarını artırmak ve liyakat esaslı, şeffaf bir atama sistemi kurmak ve açık olan tüm kadrolara atama yapmaktır. Bu yaklaşım yalnızca eğitim sistemine değil, toplumun geleceğine de açık bir tehdittir. Eğitimin laik ve bilimsel niteliğinin tasfiye edildiği, liyakat ve mesleki yeterlilik yerine siyasi sadakatin ve ideolojik uyumun merkeze alındığı, tekdüze bir zihniyetin dayatıldığı hiçbir sistem çocuklara özgür bir gelecek sunamaz" diye konuştu.

“MÜCADELE SÜRECEK”

Acar, sendika olarak süreci yakından takip edeceklerini belirtti:

"Cumhuriyetimizin aydınlanma devriminin ana unsuru olan okullarımız, hiçbir siyasi yapının arka bahçesi, ideolojik deney sahası yapılamaz. 'Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür' nesilleri; ancak bu ilkeleri rehber edinen eğitim emekçileri yetiştirebilir. Eğitim-İş olarak; öğretmenlik mesleğini itibarsızlaştıran, emeğimizi yok sayan ve eğitimi siyasi aparata dönüştüren Milli Eğitim Akademilerine karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız