Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'deki kararıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından alınan kararla Karaalioğlu Parkı'nın doğal sit statüsünü yeniden belirledi. Yeni karara göre parkın belirli bölümleri 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı' olarak tescil edildi. Bu ayrım, parkın hangi bölgelerinde sadece doğanın korunacağını, hangi bölgelerinde ise sınırlı insan faaliyetlerine izin verileceğini belirleyecek. Akdeniz Gerçek Gazetesi'nin 19 Nisan 2026 tarihinde manşetine taşıdığı karara ilişkin birçok odadan tepkiler gelirken Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'na taşıdı. Coşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi sundu. Coşar, bakanlığın bu kararları hangi bilimsel gerekçelerle verdiğini ve ileride yapılacak düzenlemeler ile bu kararlara dayanarak bölgenin yapılaşma ve ticari faaliyetlere açılması iddialarına yer verdi.

"AKP İKTİDARININ SİCİLİ ENDİŞELİ
İktidarın birçok koruma alanını zamanla yapılaşma ve ticari faaliyete açtığını söyleyen Coşar, “Antalya şehir merkezinde halkın kullanımına açık, geniş bir yeşil alana sahip olan ve şehir ile özdeşleşen simge alanlardan ve kentin belleği olan Karaalioğlu (İnönü) Parkı’nın SİT alanı statüsü düşürüldü. Bakanlığın yeniden düzenlemesi ile Karaalioğlu (İnönü) Parkı 08.04.2026 tarihli ve 15364794 sayılı Olur ile “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmiş ve Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Antalya’nın Muratpaşa ilçesi sınırları içinde yer alan ve falezler dahil kıyı koruma alanında bulunan bu park için verilen kararlar ileride bölgede yapılaşma ve alanının statüsünün tekrar değiştirilmesi endişesine yol açmaktadır. AKP iktidarının sicili ne yazık ki bu endişeleri haklı çıkartmaktadır. Birçok koruma alanı zaman içinde yapılaşma ve ticari faaliyete açılmıştır" dedi.

“Bilimsel gerekçeler açıklansın”
Coşar, “Bölgenin “kesin korunacak hassas alan” konumuna alınmaması, “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tanımlanması tam bir koruma sağlamaması kamuoyu tarafından kaygı ile takip edilmektedir. AKP, iktidarı süresince Antalya’nın doğasını talan projeleri ile ranta açmakta hiçbir sakınca görmemiştir. Antalya’nın su kaynakları ve ormanlarında vahşi madencilik projelerine izin veren; GES ve HES’lerle tarım arazileri ve akarsularını rant sahasına çeviren mevcut iktidarın çevre duyarlılığı yok hükmündedir. Halkın tepkisine rağmen tarihi Antalya Müzesi’ni bir gece oldu bitti ile yıkan bu zihniyet, koruma kararlarını ve bilimsel raporları görmezden gelmektedir. Antalya’da orman parkı adı verilen işletmelerle ormanların yapılaşmaya açılmasına devam ediliyor, yeşil alanlar ve sahiller ranta kurban ediliyor. Tüm bu talan projelerinde imzası bulunan AKP’nin, kentin doğasına, tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkmak ve korumak gibi bir amacı yoktur. Meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve halkın görüşleri ile birlikte bilimsel tüm veriler bu iktidar döneminde söz konusu rant olunca görmezden gelinmiştir. Antalya halkı bu kararın gerekçelerini, bilimsel tüm çalışmaların kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılmasını talep etmektedir. Çünkü halkın, doğayı talan eden projelere onay veren bu iktidara güveni kalmamıştır" ifadelerini kullandı.

COŞAR BAKANLIĞA SORULAR YÖNELTTİ
CHP Antalya Milletvekili Coşar verdiği önergede şu sorulara yer vermiştir;
“Antalya Karaalioğlu (İnönü) Parkı için bu karar hangi gerekçelerle alınmıştır? SİT statüsünün düşülmesindeki amaç nedir?
Antalya Karaalioğlu (İnönü) Parkı “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmesi öncesinde yapılan çalışmalar içinde farklı disiplinlerden mühendis ve mimarlarında olduğu bir heyet tarafından incelenip, rapor olarak sunulmuş mudur? İnceleme ve rapor kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
‘Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilen Antalya Karaalioğlu (İnönü) Parkı hangi gerekçe ile 'kesin korunacak hassas alan' konumuna alınmamıştır?
‘Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak tescil edilen Antalya Karaalioğlu (İnönü) Parkı “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak tescil edilmesine rağmen ticari faaliyet, yapılaşma, günlük turizm faaliyetleri, kampçılık ve balıkçılık gibi uygulamalara izin verilmesine olanak sağlamaktadır, bu duruma izin verilmesi halinde bölgenin doğal yapısı, bitki örtüsü dahil oluşacak zararlara dair resmi ve bilimsel bir çalışma yapılmış mıdır? Yapılmış ise kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
Antalya Karaalioğlu (İnönü) Parkı için yapılan düzenlemenin ilerleyen dönemde tekrar değiştirilerek falezlerin ve bölgenin yapılaşmasının önünün açılacağına dair iddialar doğru mudur?”