Antalya’nın en önemli yeşil alanlarından ve tarihi miraslarından biri olan Muratpaşa ilçesi Falezler bölümünde bulunan Karaalioğlu (İnönü) Parkı ile ilgili kritik bir gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'deki kararıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, parkın doğal sit statüsünü yeniden belirledi. 8 Nisan 2026 tarihli Bakanlık Olur’u ile yürürlüğe giren yeni tescil kararı, bölgenin geleceğini doğrudan etkileyecek düzenlemeleri beraberinde getiriyor. Konuya ilişkin TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) Antalya Şubesi Önceki Dönem Şube Başkanı ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Funda Yörük, Akdeniz Gerçek'e açıklama yaptı.


KARAALİOĞLU PARKI’NDA "İKİ KADEMELİ" KORUMA
Bakanlık tarafından verilen kararda yapılan açıklamada, Karaalioğlu Parkı Doğal Sit Alanı artık tek bir statüyle değil, iki farklı koruma kategorisiyle yönetilecek. Yeni karara göre parkın belirli bölümleri 'Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı' olarak tescil edildi. Bu ayrım, parkın hangi bölgelerinde sadece doğanın korunacağını, hangi bölgelerinde ise sınırlı insan faaliyetlerine izin verileceğini belirleyecek.


İTİRAZ VE İNCELEME SÜRECİ BAŞLADI
Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik gereği, tescil kararı bir ay süreyle Bakanlığın internet sayfasında askıda kalacak. Parkın yeni sınırlarını ve hangi bölgenin hangi statüye geçtiğini merak eden vatandaşlar ve ilgililer, koordinat bilgilerine SAYS (SİT Alanları Yönetim Sistemi) üzerinden ulaşabilecek.
“ANTALYA’NIN KIYI EKOSİSTEMİNİN PARÇASI”
(ŞPO) Antalya Şubesi Önceki Dönem Şube Başkanı ve Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Funda Yörük, "Karaalioğlu Parkı, uzun yıllardır sahip olduğu “1. derece doğal sit alanı” statüsü ile yalnızca Antalya’nın değil, ülkemizin de korunması gereken en önemli doğal ve kamusal alanlarından biri olmuştur. Alınan bu karar, alanın sahip olduğu doğal, ekolojik ve kültürel değerler dikkate alındığında ciddi bir statü kaybı anlamına gelmektedir. Karaalioğlu Parkı; barındırdığı zengin bitki örtüsü, anıtsal ağaçları ve jeolojik ve jeomorfolojik yapı açısından son derece özgün falez sistemi ile Antalya kıyı ekosisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu özellikleriyle alan, bilimsel kriterler doğrultusunda “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsünde değerlendirilmesi gereken nitelikte bir doğal mirastır" dedi.

“YAPILAŞMA BASKISI ARTABİLİR”
Yörük, "Öte yandan park, Antalya kentinin hafızasında yer etmiş, geçmişten günümüze kesintisiz kullanılan bir kamusal açık alan olarak, kent kimliğinin ve silüetinin en önemli bileşenlerinden biridir. Denizle kurduğu güçlü ilişki, merkezi konumu ve erişilebilirliği ile kentlilerin ortak yaşam alanı olan Karaalioğlu Parkı, gelecek kuşaklara özgün yapısıyla aktarılması gereken nadir kıyı alanlarından biridir. Koruma statüsünde yapılan bu değişiklik, alan üzerinde yapılaşma ve kullanım baskısını artırabilecek nitelikte olup, geri dönüşü mümkün olmayan tahribat risklerini beraberinde getirmektedir. Oysa ki böylesi alanlarda esas olan, kullanım öncelikli değil, koruma öncelikli bir yaklaşımın benimsenmesidir" diye konuştu.

“KORUMA ÖNCELİKLİ YAKLAŞIM ŞART”
Yörük, kararın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu:
"Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsünün düşürülmesine yönelik alınan kararın yeniden değerlendirilmesi, alanın sahip olduğu özgün doğal ve jeolojik değerler ve özellikle falez yapılarının bulunduğu alanı korumak doğrultusunda “Kesin Korunacak Hassas Alan” statüsüne yükseltilmesi, planlama ve koruma süreçlerinde kamu yararı, bilimsel veriler ve meslek ilkelerinin esas alınması gerekmektedir"
YENİ STATÜ NE ANLAMA GELİYOR? YAPILAŞMA OLACAK MI?
Bu karar ile yeni statü değişikliğinin parka nasıl yansıyacak. Nitelikli Doğal Koruma Alanı ilan edilen kısımlarda doğal yapı titizlikle korunacak ve bitki örtüsüne zarar verecek hiçbir faaliyete izin verilmeyecek. Ancak Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak tescil edilen bölgelerde, düşük yoğunluklu turizm ve rekreasyon faaliyetleri ile sınırlı inşaat faaliyetlerinin önü (yasal çerçevede) açılabiliyor. Bu durum, park içindeki işletmeler ve sosyal donatı alanları için yeni bir düzenleme sürecine işaret ediyor.