Karabük'ten yaz tatili için Antalya'ya gelen Esengül Karaman'ın hayatı, meme bölgesinde hissettiği kısa süreli bir sızıyla tamamen değişti. Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tetkiklerde meme kanseri olduğunu öğrenen Karaman, erken teşhis sayesinde başladığı tedavi sürecini başarıyla tamamladı. Yaklaşık bir yıl süren mücadelede ameliyat olan Karaman, 13 kür kemoterapi ve 15 kür ışın tedavisi gördü. Son kontrollerinin ardından temiz raporu alan 45 yaşındaki kadın, mutluluğunu Antalya halkıyla paylaşmak için dikkat çeken bir yöntem seçti.

"Kanseri Yendim, Kornaya Basın" Mesajı Duygulandırdı
Temiz raporunu aldıktan sonra otomobilinin arkasına "Kanseri yendim, kutlamak için kornaya basın" yazısı asan ve aracını pembe balonlarla süsleyen Esengül Karaman, iki gün boyunca Antalya sokaklarında dolaştı. Trafikte karşılaştığı sürücülerin korna çalarak sevincine ortak olduğunu belirten Karaman, gördüğü ilgiden dolayı büyük mutluluk yaşadığını söyledi.

"Benim Kitlem Kesinlikle Ele Gelmiyordu"
Hastalığını sadece birkaç saniye süren hafif bir sızı sayesinde fark ettiğini anlatan Karaman, kadınlara önemli uyarılarda bulundu. Karaman, "45 yaşındayım. Geçen yıl 13 Ekim'de fark ettim. Fark etmem anlık bir sızıyla oldu. Doktorlar, ‘Memenizi elinizle muayene edin, kitle gelirse doktorunuza başvurun' diyor. Buna ek olarak şunu söylemek istiyorum; benim kitlem kesinlikle ele gelmiyordu. Ufacık bir sızı ya da sızlama olursa mutlaka doktora başvurmanız gerekiyor. Benim hastalığım ultrasonda çıktı, ardından mamografi çekildi. Sürecim hemen başladı" dedi.

"Kemoterapi Almasaydım Tekrarlayabilirdi"
Kanserin birinci evrede tespit edildiğini söyleyen Karaman, doktorlarının tavsiyesiyle kemoterapi sürecini kabul ettiğini belirtti. Karaman, "Birinci evrede tespit edildi, erken evreydi. Önce ameliyat oldum. Küçük olduğu için alındı. Ameliyattan sonra doktorum, tekrarlamaması için koruma amaçlı kesinlikle kemoterapi almam gerektiğini söyledi. Yapılan tetkiklerde tümörümün hormon reseptörü pozitif olduğu belirlendi. Başka çarem de yoktu. Kemoterapi almamak için çok araştırdım ama en doğru karar kemoterapi almamdı. Yoksa tekrarlayabilirdi, ölebilirdim. 13 kür kemoterapi aldım, 15 kür de ışın tedavisi aldım. Şimdi hormon tedavisi ve kanser ilaçlarımla tedaviye devam ediyorum ama yendim. Temiz raporumu aldım, şu an çok mutluyum" diye konuştu.

"Moral Bu Sürecin En Büyük İlacı"
Tedavi boyunca moralini yüksek tutmaya çalıştığını ifade eden Karaman, kendisini eve kapatmak yerine sosyal hayatın içinde kalmayı tercih ettiğini anlattı. Karaman, "Kemoterapi aşamasında ben yokmuş gibi yaşadım. Sürekli mutlu olmaya çalıştım. Çok ağladım, çok üzüldüm. Ateş düştüğü yeri yakıyor ama yokmuş gibi davrandım. Sürekli gezdim, kendimi dışarı attım. Beslenmeme çok dikkat ettim, bağışıklığımı korudum. Doktorumun tavsiye ettiği ve onayladığı ek gıdalar aldım. Bu şekilde ilerledim" dedi.
"Doktorum Bana 'Artık Sağlıklı Bir Kadından Farkın Yok' Dedi"
Üç gün önce temiz raporunu aldığını belirten Karaman, doktorunun sözlerinin kendisine ikinci bir hayat verdiğini söyledi. Karaman, "Artık normal sağlıklı bir kadından hiçbir farkın yok' dedi. Bu da bana yeterliydi zaten. Bir oğlum, bir kızım var. 21 ve 22 yaşındalar. Onlar da çok mutlu oldu. Arkadaşları sosyal medyada paylaştığım gönderiyi görmüş, onlar da çok mutlu olmuş. En çok çocuklarım sevindi" diye konuştu.

"Kutlayacak Kimsem Yoktu, Antalya Halkı Yanımda Oldu"
Tedavi sürecini Antalya'da geçirmek zorunda kaldığını belirten Karaman, kentte yakın çevresi olmadığı için sevincini sokaklarda paylaşmak istediğini dile getirdi. Karaman, "Aslında Karadeniz bölgesinde yaşıyordum. Antalya'ya yazlık diye gelmiştik ve burada kaldım. Teşhisim konduktan sonra kışın da burada kalmak zorunda kaldım. Burada kimsem yoktu, birkaç tanıdığım vardı. Onların dışında kutlayabileceğim kimse olmayınca ben de böyle bir yazı yazıp gezmek istedim. Bütün Antalya halkına çok teşekkür ediyorum. Çok arkamda oldular, hâlâ yazıyorlar, hâlâ mesaj atıyorlar. Halkımız bu tarz olaylarda gerçekten çok duyarlı. Çok güzel mesajlar alıyorum. İki gün boyunca aracın arkasına yazıyı takarak Antalya'da dolaştım. Bir gün doymadım, bir gün daha yaptım. Çok eğlendim. İnsanlar kornaya basarken çok mutlu oldum. Karabük'ten gelmiştim, Antalya'yı çok sevdim. Şu an bana ikinci hayatım gibi bir şey. O yüzden her günümün, hatta her dakikamın değerini biliyorum. Benim için her şey sağlık. Sağlıktan öte hiçbir şey yok" dedi.

Babası da Aynı Dönemde Kanseri Yendi
Kendisine meme kanseri teşhisi konulduğu dönemde babasının da akciğer kanseri olduğunu açıklayan Karaman, her ikisinin de tedavilerini başarıyla tamamladığını söyledi. Karaman, "İnsanlar sağlığına dikkat etsin. Lütfen vücudunun her yerini dinlesin. Bizim insanlarımız hastaneye, doktora gitmeyi pek sevmiyor. Bence en ufak bir yeri ağrıdığında kesinlikle doktora gitmeliler. Kendilerinden, vücutlarından şüphelensinler. Çünkü benim hiçbir şeyim yoktu. Gayet sağlıklıydım, hiçbir ağrım yoktu. Sadece üç saniyelik bir sızıydı. Doktora şüphelenerek gittim. Benim babam da akciğer kanseri. Babamla ikimize aynı ayda kanser teşhisi kondu. O ameliyat oldu, kurtuldu. Şükürler olsun ben de kurtuldum" diye konuştu.
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tamamlanan tedavi sürecinin ardından yeni bir hayata başladığını söyleyen Esengül Karaman, herkese düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu. Karaman, "Karaman, "13 kür kemoterapi ve ameliyatım Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde gerçekleşti. Kaşım, kirpiğim, her şeyim döküldü. İnsanlıktan çıkmıştım ama şükürler olsun şu anda çok iyiyim. Motivasyon ve moral bu süreçte çok önemli. Moral, moral, moral. İnsanlar kendini dışarı atsın. Evde durmasın, kendini dinlemesin. Kesinlikle hiçbir şeyi kafaya takmasınlar. Hayat kısa, anı değerlendirsinler" ifadelerini kullandı.