Emekli Antalya İl Emniyet Müdürü Dr. Ali Yılmaz, Türkiye genelinde hızla artış gösteren uyuşturucu madde kullanımı ve dijital platformlardaki sanal kumar bağımlılığına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, uyuşturucu ve sanal kumarın bireysel bir sorunun ötesine geçerek toplumsal yapıyı, aile kurumunu ve genç nüfusun geleceğini doğrudan tehdit eden temel unsurlara dönüştüğünü ifade etti.
Baronların İştahı Kabarıyor
Dr. Ali Yılmaz gazetemiz Akdeniz Gerçek’te yazdığı makalede uyuşturucu trafiğindeki jeopolitik değişime dikkat çekilen değerlendirmede, Türkiye'nin geçmişte uyuşturucu kaçakçılığı açısından transit bir ülke konumundayken, günümüzde doğrudan bir pazar haline getirildiği vurguladı. Yılmaz durumu “Ülkenin içerisine düşürüldüğü durum ve genç neslin umutsuzluğu uyuşturucu baronlarının iştahını kabartmıştır. İstanbul’u kara para aklama ve saklanma üssü seçen uyuşturucu baronları kendi aralarında silahlı çatışmaya varacak ölçüde cüret kazanmışlardır. Aralarında Türk vatandaşlığına geçenlerin olduğu da bilinmektedir” sözleriyle özetledi.
Antalya’da Sayı Yüksek
Uyuşturucu satışının sokak araları ve eğlence mekanlarının yanı sıra sosyal medya ağları ve şifreli mesajlaşma uygulamaları üzerinden adrese teslim edilecek kadar kolaylaştığını belirten Dr. Ali Yılmaz yazısında şunları kaydetti: “Hem kaçakçılıkla mücadele hem talebin azaltılması çalışmaları hem de rehabilitasyon aşamasında yeterli ve koordinasyon içerisinde önleme politikaları yürütülemediğinden bağımlılık yaşı giderek düşmektedir. Bu oran İstanbul, Antalya, Ankara, İzmir, Adana, Mersin ve gibi büyükşehirlerde daha fazladır. Eğer gerekli önlemler alınmazsa yakın gelecekte uyuşturucu bağımlılığı, irili ufaklı tüm şehirleri tehdit eder hale gelecektir.”

Çağın Görünmeyen Bağımlılığı
Yılmaz sanal kumar için de “Çağın görünmeyen bağımlılığı hâline gelmiştir. Bir telefon ekranı üzerinden başlayan masum bir bahis alışkanlığı, kısa sürede ekonomik yıkıma ve psikolojik çöküntüye dönüşebilmektedir. İnsanlara ‘kolay kazanç’ hayali sunan sanal bahis sistemleri, aslında bireyin emeğini, umudunu ve geleceğini tüketmektedir. Kaybettikçe yeniden kazanma isteği, kişiyi derin bir borç ve stres sarmalına sürüklemektedir” sözlerini kullanarak yaşananları özetledi.

Ortak Bir Bilinç Şart
Yılmaz, sanal kumarı, akıllı telefonlar aracılığıyla her an ulaşılabilen "çağın görünmeyen bağımlılığı" olarak nitelendirdi. İlk etapta küçük kazançlarla başlatılan sistemin, gençleri kolay kazanç illüzyonuyla sisteme bağladığını kaydeden emekli müdür Dr. Ali Yılmaz, “Hem uyuşturucu hem de sanal kumar, sadece bireyi değil; aileleri, arkadaşlık ilişkilerini ve toplumun genel dinamiklerini de içeriden çürüten, çok katmanlı birer bağımlılık krizidir. Bu nedenle devlet, aile ve toplum el ele vererek bu çağın vebasına karşı ortak bir bilinç ve kararlılık ortaya koymalıdır” dedi.

Operasyon Haberleri Merak Uyandırabiliyor
Değerlendirmede dikkat çeken bir diğer başlık ise operasyonların sunum şekli oldu. Son dönemde ünlülere yönelik gerçekleştirilen uyuşturucu ile sanal kumar operasyonuna değinen Yılmaz, “Yapılan ünlülere yönelik uyuşturucu ve sanal kumar operasyonları sosyal medyada, dizi/film sitelerinde agresif bir şekilde önümüze çıkarılması da önleyici olmaktan öte gençlerin ilgisini artırmaktadır” dedi.

“Dindar Nesil” Hatırlatmalı Gönderme
Yılmaz yazısını şu sözlerle tamamladı: “Bu çağın iki vebası olan uyuşturucu ve sanal kumarla mücadele, sadece polisiye tedbirlerle çözülebilecek bir asayiş sorunu da değildir, bütünsel bir sistem reformu gerektirir. Ancak uyuşturucu ve sanal kumar ile mücadele devletin asli görevlerinden birisidir. Bu mücadeleyi başkalarının üstüne atarak ya da öteleyerek işin içinden çıkamaz. Kurumsal zafiyetlerin ve denetimsizliklerin sürdüğü, gençlerin kolay yoldan para kazanma isteğinin arttığı, gelecek için bir umudun olmadığı, hak-hukuk ve adalet kavramlarının unutulduğu bir ülkede geleceğe umutla bakan ahlaklı ve başarılı gençler yetişir mi? Hani ‘Dindar bir nesil yetiştireceğiz!’ demiştiniz.”