Muratpaşa ilçesinde coğrafya öğretmeni Orhan B.'nin, din kültürü öğretmeni olan eşi Aslıhan Öztürk B. ile kayınpederi Cafer Tayyar Öztürk'ü pompalı tüfekle katletmesinin ardından eğitim camiasından ve sivil toplum kuruluşlarından tepkiler yükselmeye devam ediyor. Olay anında evde bulunan 3 çocuğun annelerinin son andaki uyarısıyla hayatta kaldığını hatırlatan Eğitim Sen Antalya Şubesi Kadın Sekreteri Özlem Yavuz, yaşananların münferit bir olay olmadığını, inşa edilmeye çalışılan toplumsal düzenin bir sonucu olduğunu savundu.
"Aile ve Nüfus 10 Yılı" Döneminde Büyük Çelişki
İktidarın "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ettiği bir dönemde Antalya'da bu katliamın yaşanmasının trajik bir çelişki doğurduğunu belirten Yavuz, aileyi kutsayan söylemlerin kadınları korumaya yetmediğini vurguladı. Yavuz, "Her fırsatta kadınlara kaç çocuk doğuracağını söyleyenler, aileyi toplumun temeli ilan edenler, kadınların yaşamlarını eve ve aileye sıkıştırmaya çalışanlar, bugün bu katliam karşısında ne söyleyecek? Kadınlara sürekli aileyi koruma görevi yüklenirken erkek şiddetinin nedenleri konuşulmadı. Kadınlara sabretmeleri öğütlenirken erkeklere hesap sorulmadı. Kadınların yaşam hakkı yerine ailenin devamı tartışıldı” ifadelerini kullandı.
"Laiklik Kadınlar İçin Yaşamsal Bir İlkedir"
Katliamın arkasındaki nedenin, talihsiz kadının kendi güvenliği için eşinden habersiz tayin talebinde bulunması olduğunu hatırlatan Özlem Yavuz, kadının kendi geleceği üzerinde karar almak istediğinde erkek egemen tahakkümle karşılaştığını söyledi. Bu noktada laikliğin önemine dikkat çeken Yavuz, "Laiklik, kadını önce bir erkeğin eşi, bir ailenin üyesi ya da belirli bir kimliğin temsilcisi olarak değil; kendi iradesi, hakları ve özgürlüğü olan bağımsız bir yurttaş olarak tanımlar. Kadınların yaşamları üzerinde söz sahibi olmasının, itaat değil eşitlik temelinde bir toplumsal düzen kurulmasının güvencesi laikliktir" dedi.
"İstanbul Sözleşmesi Yaşatır"
Şiddetle gerçek anlamda mücadele edebilmek için toplumsal cinsiyet eşitliğinin şart olduğunu belirten Eğitim Sen Antalya Şubesi Kadın Sekreteri Özlem Yavuz, bir gecede çıkılan İstanbul Sözleşmesi ve sürekli hedef gösterilen 6284 Sayılı Yasa'nın önemini bir kez daha yineledi. Yavuz, "İstanbul Sözleşmesi yalnızca kadınları değil, evin içindeki herkesi, çocukları da şiddetten korumayı hedefliyordu. Demek ki mesele aileyi kutsamak değil, kadınları güçlendirmekmiş. Çocukları hak sahibi bireyler olarak görmekmiş. Kadınları yaşatacak olan aileyi kutsayan politikalar değil, eşitliktir. Çocukları koruyacak olan nüfus hedefleri değil, özgür ve şiddetsiz yaşamdır. İstanbul Sözleşmesi yaşatır, eşitlik yaşatır, laiklik yaşatır, özgürlük yaşatır” sözleriyle tamamladı.