Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında Ulusal Uzun Metraj Film kategorisinde yarışan "Cinlerin Düğünü" filminin Türkiye prömiyeri Antalya'da gerçekleştirildi. Filmin gösteriminin ardından yönetmen Ferit Karahan ve oyuncular Demet Özdemir, İlhan Şen ve Kaan Yıldırım izleyicilerle bir araya gelerek filme ve karakterlere dair detayları paylaştılar.
"Hafıza Gibi Çalışan Bir Kaos Oluşturmak İstedim"

Antalya'da bulunmaktan dolayı büyük mutluluk yaşadığını ifade eden yönetmen Ferit Karahan, filmin anlatım diline dair önemli açıklamalarda bulundu. Karahan, "'Cennetten Kovulmak' ve 'Okul Tıraşı' filmlerimde olduğu gibi bu filmde de hafızamın belli kesitlerini sunuyorum ancak 'Cinlerin Düğünü', hafızanın kendisi gibi daha karmaşık bir yapıya sahip. İnsan hafızasının bazı anıları büyütüp bazılarını küçültmesinden yola çıkarak, hafıza gibi çalışan bir kaos oluşturmak ve seyirciyi bir kâbus hissiyle sarmak istedim" şeklinde konuştu.
Filmin biçimsel olarak gerçeküstü öğeler barındırdığını belirten Karahan, "Bizim yaşadığımız coğrafyada gerçeklik o kadar sert ki, gerçeküstü öğelere başvurmadan bu sertliği anlatmak bazen mümkün olmuyor. Amacım gerçeklikten kaçmak değil, onu daha çarpıcı bir şekilde yansıtmaktı" ifadelerini kullandı.
Demet Özdemir: "Kadının Yaptığı Her Hamle Büyük Bir Direniştir"
Filmde, evin annesinin vefatının ardından hem anne hem de abla rollerini üstlenmek zorunda kalan Ceren karakterine hayat veren Demet Özdemir, projenin kendisi için çok özel olduğunu vurguladı. Karakterinin yaşadığı süreci "müthiş bir direniş" olarak tanımlayan Özdemir, "Ceren'in, üzerine yüklenen ahlaki değerlere ve dayatılan yaşama karşı toprak yiyerek sergilediği tepki büyük bir direnişti. Kadının kendi var olma mücadelesinde attığı her adım büyük bir direnişe yol açıyor" dedi.
İlhan Şen: "Karakterin Yolculuğunu Hüzün ve Melankoli Üzerine Kurduk"

Filmde Deniz karakterini canlandıran İlhan Şen, yönetmen sinemasının önemine dikkat çekerek, karakterin duygusal dünyasını nasıl inşa ettiklerini anlattı. "Deniz'in hikâyesini telafi veya vazgeçmişlik yerine hüzün ve melankoli üzerinden tasarladık" diyen Şen, "Seyircinin Deniz'in gözlerindeki melankoliyi farklı şekillerde yorumlamasını istedim, bu benim için çok daha sinematografik bir yaklaşım oldu" şeklinde konuştu.
Kaan Yıldırım: "Sevgi Görmeyen Bireyler Sertleşebiliyor"
Ailesinde en az sevilen ve fırsat eşitliğinden yararlanamayan Halit karakterini canlandıran Kaan Yıldırım ise karakterin iç dünyasındaki öfkeyi ve ailenin dinamiklerini değerlendirdi. Yıldırım, "Halit, babasının tüm imkânları ağabeyi için kullanması nedeniyle büyük bir haksızlığa uğramış. Sevgi görmeyen bireylerin zamanla sertleşebildiğini bu karakter üzerinden görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Yıldırım, tüm yaşadıklarına rağmen Halit'in ailesini bırakmadığına dikkat çekerek, "Bazen bir insana ne kadar kötü davranırsanız davranın o orada kalmaya devam eder, bu biraz da insanın fıtratıyla alakalı bir durum" diyerek sözlerini noktaladı.

"Cinlerin Düğünü": Bir Köklenememe Hikâyesi
Anadolu'nun ücra bir köyünde geçen "Cinlerin Düğünü", yasal barınma hakları ellerinden alınmış, köksüzlük ve kötü şansın yakasını bırakmadığı bir ailenin hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Film, aynı çatı altında büyüyen dört kardeşin yaşamlarının, kuşaklar boyu sürecek bir kâbusa dönüşmesini güçlü bir psikolojik derinlikle izleyiciye aktarıyor.