Antalya Valiliği, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Cumhuriyet Resepsiyonu düzenledi. Antalya il protokolü, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, şehit aileleri ve gazilerin yoğun katılım gösterdiği gecede, Antalya Valisi Hulusi Şahin önemli açıklamalarda bulundu.
Vali Şahin: "Cumhuriyet Atatürk'ün Eseridir"
Resepsiyonda katılımcılara hitap eden Antalya Valisi Hulusi Şahin, Cumhuriyetin kazanımlarına ve Mustafa Kemal Atatürk'ün bu süreçteki rolüne vurgu yaptı. Cumhuriyetin tarif edilmesinin zor olduğunu ancak kimin eseri olduğu sorusuna verilecek tek bir yanıtın "Mustafa Kemal Atatürk" olduğunu belirten Vali Şahin, şunları söyledi:
“Cumhuriyetimizi tarif etmek kolay değil. Cumhuriyet nedir diye sorulduğunda buna çok cevaplar verilebilir ama Cumhuriyet kimin eseridir diye sorulursa onun tek bir cevabı var: Mustafa Kemal Atatürk... Cumhuriyet tamamen Atatürk'ün eseri. Kendi en yakınlarının bile karşı çıktığı ve anlamakta, benimsemekte zorlandığı bir başka ülküdür Cumhuriyet. Ve ne kadar haklı olduğunun, ne kadar Cumhuriyetle Türk milletinin ne kadar bağdaştığının ve birbirlerine yakıştığının ancak on yıllar gösterdi”

"Cumhuriyetin Meyvelerini Topluyoruz"
Cumhuriyetin ilk yıllarından bugüne kat edilen mesafeye dikkat çeken Vali Şahin, Türkiye'nin ekonomik ve askerî gelişimini anlattığı konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Ve bugün geldiğimiz noktada Cumhuriyetin meyvelerini toplamış, başlangıç noktasından 103. yılında kat ettiğimiz mesafeyi gördüğümüzde Cumhuriyetin kazanımlarının ne kadar büyük olduğunu anlıyoruz. Biraz önce gördünüz, bazı küçük anekdotlar gösterdiler. Biz Polatlı önlerinden hatta Gölbaşı yakınlarından geri çekildiğimiz noktaydı. Tekrar vatan toprağını geri aldığımız... Muarızlarımız bugün bizim klasmanımızda değil. Polatlı'yı, Polatlı önlerini, Haymana önlerini işgal edenler, bugün ihmal edilebilir bir pozisyonda... O gün düvel-i muazzama diye tanımlanan, yani muazzam devletler diye tanımlananların önemli bir kısmı şu anda Türkiye'nin üstünlüğünü kabul ediyorlar, hem ekonomik olarak hem askerî olarak. Ve bizden silah alma ya da iş birliği yapmak için yollar arıyorlar. Ben eminim Atatürk, kat ettiğimiz mesafeyi görseydi mutlu olurdu, aferin derdi".
"Daha İyisini Yapacak Gücümüz Var"
Türkiye'nin daha da ileriye gitmesi gerektiğini vurgulayan Vali Şahin, kişi başına düşen millî gelirin artması gerektiğine işaret ederek şunları kaydetti:
"Ama yetmez. Yetmemeli. Biz 130 dolarlarla başladık millî gelir, kişi başına düşen millî gelirimiz Cumhuriyet'in ilk yıllarında 130 dolar civarındaydı, bugün 18.000 dolar civarında... Ama 28.000, 38.000, 58.000 dolar da olması lazım. Bunu yapabilecek güç, kuvvet, emek, potansiyeli bizde var. Çünkü geriye baktığımızda, aldığımız mesafeden bunu anlıyoruz. Daha iyisini de yapabiliriz, daha ileriye de gidebiliriz".
Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'na Atıf
Konuşmasının sonunda Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'na atıfta bulunan Vali Şahin, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Bunu birbirlerinden palto ödünç alarak Meclise giden o kurucu babalarımıza da borçluyuz. Dikkat ettiniz mi? 10. Yıl Nutku'nda Mustafa Kemal Atatürk'ün çizdiği umut tablosunu... Yani bugünleri görerek konuşuyordu. En sevdiğim sözüdür 10. Yıl Nutku'nun en sonunda, ne dedi? 'Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı, bugünkü inkişafı ile, âtinin ufkunda bir güneş gibi doğacaktır' dedi. Doğuyor da... Daha da yükselecek, gökyüzüne de çıkacak. Ve oraya almamışlar, onun sonunda ben söyleyeyim. Sözünü de şöyle bitirdi: 'Ne mutlu Türküm diyene!'".