Antalya’nın Korkuteli ilçesinde yapımı tamamlanan Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) su ihtiyacının Taşkesiği ve Sülekler mahallelerinden karşılanacak olması, bölge halkının tepkisini çekti. Yüzyıllardır dağ eteklerindeki doğal kaynak sularıyla tarım ve hayvancılık yapan köylüler, “su sanayiye değil, toprağa akmalı” diyerek meydanlara çıktı.

Korkuteli’nde Su Tehdidi Sürüyor
26 Ekim Pazar günü Taşkesiği Köyü meydanında düzenlenen toplantıda, OSB’ye su temin edilmesi projesine karşı tepkiler dile getirildi. Vatandaşlar, tarımın ve içme suyunun tehlikeye gireceğini vurgularken, suyun sanayiye yönlendirilmesini istemediklerini belirtti.
Başlangıçta “mermer ihtisas OSB” olarak planlanan projenin 2022’de “karma OSB”ye dönüştürülmesiyle, binlerce kişiye istihdam sağlaması hedeflenmişti. Ancak bu kez gündemde istihdam değil, suyun geleceği var.

“Teknolojiye Değil, Suyumuzun Alınmasına Karşıyız”
Toplantıya katılan ve sosyal medyada “Çiftçi Sevgi” olarak tanınan Sevgi Topal, Sülekler Yaylası’ndaki çiftliğinden çektiği videolarla tepkisini dile getirdi.
Topal, “Evet bu görmüş olduğunuz benim yaylam Sülekler Yaylası'dır. Ben burada çiftçilik yapıyorum ve bizim suyumuzu almaya çalışıyorlar. Arkada görmüş olduğunuz araziler hepsi meyve bahçesidir. Şimdi sondajın vurulacağı yere geldim. Sondaj hemen arkamdan vurulup şu 40 kilometre öteye gidecek Korkuteli'ne. Biz organize sanayi bölgesinin kurulmasını istiyoruz. Kesinlikle teknolojiye karşı değiliz. Genç bir çiftçiyim ve köyüme geri döndüm çiftçilik yapmak için” dedi.
Korkuteli’nde Halk Ayağa Kalktı: “Su Candır, Canımızı Vermeyiz”
“Ağaçlarımız Atalarımızdan Miras Kaldı”
Yıllardır kiraz, vişne, kayısı ve armut üretimiyle geçimlerini sağladıklarını anlatan Topal, suyun alınması halinde üretimin biteceğini vurguladı:
“Biz nasıl çiftçilik yapacağız? Peki biz nasıl ağaçlarımıza suyu vereceğiz? Sizi bir kiraz bahçesine getirdim. Görmüş olduğunuz ağaçlarımız atalarımızdan, dedelerimizden bizlere miras kaldı. Eğer bizim elimizden suyumuz alınırsa biz bu ağaçların suyunu nasıl vereceğiz? Biz hem doğayı yaşatmaya çalışıyoruz hem de çiftçilik adına üretim yapmaya çalışıyoruz.”
Topal, yalnızca kendi köyü değil, çevre köylerin de tehlike altında olduğunu söyledi:
“Yan taraftaki komşu köyümüz patatesiyle, soğanıyla ve fasulyesiyle meşhur. Yani çiftçiye destek olacağım diyorsunuz ama bizim sesimizi duyan şu an hiç kimse yok.”
“Su Hayattır ve Her Canlının Hakkıdır”
Sözlerine duygusal bir çağrıyla devam eden Topal, suyun alınmasının köyün sonu olacağını dile getirdi:
“Bir köyün suyunu kesmek demek, o köyün nefesini kesmek demektir. Şimdi bir erik bahçesindeyim. Gördüğünüz gibi ağaçlarımız çok güzel. Su hayattır ve her canlının hakkıdır. Ben üniversite mezunuyum. Köyüme geldim ve çiftçilik yapmaya tekrar devam ediyorum. Bu bizim ağaçlarımızın suyu. Hayvanların, canlıların, tüm toplumun suyu.”
“Korkuteli OSB Kurulsun Ama Doğa Yok Olmasın”
Korkuteli OSB projesine tamamen karşı olmadığını vurgulayan Topal, çözümün suyun başka kaynaktan sağlanması olduğunu belirtti:
“Biz Korkuteli’nin gelişmesini ve organize sanayi bölgesinin yapılmasını istiyoruz. Ama suyun, Direkler Yaylası ve Taşkesiği Yaylası’ndan alınmasını istemiyoruz.”
Korkuteli’nde Halk Ayağa Kalktı: “Su Candır, Canımızı Vermeyiz”