Akdeniz Gerçek | Antalya | "Kazançlar İçin Kentin Doğasının Yok Olmasının Karşısındayız"

"Kazançlar İçin Kentin Doğasının Yok Olmasının Karşısındayız"

Antalya İş Kadınları Derneği’nin (ANTİKAD) ev sahipliğinde düzenlenen programda ATSO Adayı Berkay Bahar, “Kısa vadeli ekonomik kazançlar ile Antalya'nın tarihi, kültürel ve doğal dengeleri karşı karşıya geldiğinde duruşumuz nettir; Karşısında dururuz. Antalya'nın en büyük sermayesi doğasıdır” dedi.

Antalya İş Kadınları Derneği’nin (ANTİKAD) ev sahipliğinde düzenlenen programda ATSO Adayı Berkay Bahar, “Kısa vadeli ekonomik kazançlar ile Antalya'nın tarihi, kültürel ve doğal dengeleri karşı karşıya geldiğinde duruşumuz nettir; Karşısında dururuz. Antalya'nın en büyük sermayesi doğasıdır” dedi.

"Kazançlar İçin Kentin Doğasının Yok Olmasının Karşısındayız"
KAYNAK: Arda Kır

ANTİKAD üyesi Ceren  Zorlu Çabukoğlu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen programda konuşan  ATSO Adayı Berkay Bahar, “Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) başkan adaylığı süreci benim için enteresan bir süreçti. Rahmetli Ali Bahar'ın kardeşi olarak, hayatım boyunca onunla ve onun kardeşi olmaktan gurur duyacağım. Ancak bu benim ekip içerisindeki 5. seçimimdir; yani ekibimizdeki herkes bu benim 5. seçimim olduğunu bilir. Adaylık sürecim böyledir. İkinci motivasyonumuz ise şu: Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 144 yıllık, Antalya'nın en değerli kurumlarından bir tanesidir. ATSO; 49 meslek komitesi, 117 meclis üyesi, 283 komite üyesi ve 70 bine yaklaşan üyesiyle Antalya'nın ta kendisidir. Dolayısıyla biz yola çıktığımız ilk günden beri bu gücü anlatmaya çalışıyoruz. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası zaten çok güçlü bir kurumdur; sahada bunu biliyoruz. Sadece bunu harekete geçirecek bir çalışmanın içinde olmamız lazım, hep birlikte” dedi.

ANTALYA’NIN CİDDİ SORUNLARI VAR

Berkay Bahar, “Antalya'nın çok ciddi sorunları var. Seçim sürecine başladığım ilk günden beri bunları anlatmaya çalışıyorum. Aslında en çok da beni buradan eleştiriyorlar; Ticaret Odası başkan adayı mı yoksa belediye başkan adayı mı olduğumu soruyorlar. Hayır, ben Ticaret Odası başkan adayıyım. Çünkü Antalya'nın en değerli kurumunun burası olduğunu biliyorum. Antalya'da su en büyük problemimiz dediğimde belediyenin veya çevre ve şehirciliğin işi diyorlar; Antalya'da trafik sorunu var dediğimde karayollarının, Ulaştırma Bakanlığının, belediyelerin işi diyorlar; Antalya'da çok ciddi kentsel dönüşüm problemi var dediğimde yine ulaştırmanın, belediyelerin işi diyorlar. Hayır, bunların hepsi bizim işimiz. Çünkü bizim gücümüz 70 bin üyeden geliyor. Bugün Antalya'da kentsel dönüşüm yapılmıyor; bizim yaptığımız binasal dönüşümdür. Binayı yıkıyoruz; 20 dairelik yeri 40 daireye çıkartıyoruz. Otopark problemi de yeşil alan eksikliği de artıyor. Bakın size söyleyeyim, şehir içinde 3.4 metrekare yeşil alanımız kaldı. Kentsel dönüşümü biz konuşmak zorundayız. Ticaret Odası bunun neresinde derseniz, tam da göbeğindedir. Neden? Çünkü bizim 43. komitemiz var. Bugün belediyelerde 50 nitelikli mühendis varsa — hepsi çok nitelikli, çok yeteneklidir, sözüm yok — bizde 500 mimar var, 1200'ün üzerinde mühendis var, 7000 müteahhit var. Ticaret Odasında konuşulmayacak da bu konu nerede konuşulacak?” dedi.

“ORTAK AKIL DEĞİL NİTELİKLİ ORTAK AKIL”

Berkay Bahar, “Ortak akıl son dönemde tüm adayların, tüm siyasetçilerin, herkesin dilinde olan bir kavram. Ben sadece ortak akla değil, "nitelikli ortak akıl"a inanıyorum. Yani masaya öyle bir nitelik koymak ve insanlarla donatmak lazım ki; geçenlerde bir toplantıda limanla ilgili soru sorduklarında "Bilmiyorum, çünkü konu benim konum değil ama konuyu bilenleri bulabiliriz" dedim. Masamızı geniş tutabiliriz, masamızda herkese yetecek kadar yemek koyabiliriz, herkesin oturacağı bir koltuk koyabiliriz. Antalya'da nitelikli ortak aklı ortaya koyacak çalışmalar yapmak zorundayız. Meslek lisesi konusunda çok tecrübeli olduğumuzu düşünüyorum ve bunu biliyorum. Ali Bahar Teknik Kolejinin oluşumunda ve kuruluşunda tüm ekip olarak gerçekten çok büyük emek verildi. Koç Grubunun nefis bir sloganı vardır: "Meslek lisesi, memleket meselesi". Bazen güçlü bir slogan bütün her şeyi değiştirebilir; algıyı, bakış açısını, niteliği değiştirir. Antalya Ali Bahar Teknik Kolejinin kuruluşunda da çok entelektüelleşen, kalbe dokunan bir cümleyle başlanmıştı o hikayeye: "Biz ara eleman değil, aranan eleman yetiştireceğiz." Bu yaklaşım, Antalya Organize Sanayide kurulan ve Ali Bahar'ın vefatından sonra adı Ali Bahar Teknik Koleji olarak değiştirilen okulun bütün niteliğini değiştirdi. Okul devralındığında 74 öğrenci vardı, şu anda 1200'e yakın öğrenci var; her yıl 284 mezun veriyor ve 2000'in üzerinde başvuru alıyor. Buradan Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünü, yönetim kurulunu ve eğitim komisyonunu tebrik ediyorum. Ticaret Odasında da bunun örneğini tam olarak hayata geçireceğiz. Meslek lisesi, bizim yönetimimizde Antalya Ticaret ve Sanayi Odasında gerçekten memleket meselesi, Antalya'nın meselesi olacak. Çünkü birçoğunuz iş kadınısınız, işverensiniz; gerçekten ara eleman değil, aranan elemanı bulamıyoruz” diye konuştu.

“HERKESİ ÇALIŞTIRACAĞIM”

Bahar, “Bizim kalbimiz temiz, niyetimiz halistir. Sadece proje konuşmak istiyoruz, kimseyle bir derdimiz yok. Üzüm yemek niyetindeyiz, bağcıyı hiç görmedik, hiç tanımıyoruz. Ama şunu net olarak söyleyeyim: Geçen gün Çevre ve Şehircilik İl Müdürümüzü ziyarete gittiğimde "Kıymetli müdürüm, dua edin kazanayım" dedim. "Neden öyle söylediniz Berkay Bey?" dedi. "Çünkü kazanırsam başınıza çok dert açacağım, sizi çok çalıştıracağım. ANTİKAD'ı her yerde, her zaman yanımda isteyeceğim; hemen gelin, buraya gelin, oraya gelin, orada yapın, burada yapın diyeceğim" dedim. Bütün kurumları Antalya'da çok çalıştıracağım, herkesin haberi olsun” dedi.

ANTALYA 12 AY ÇALIŞMALI

Bahar, “Antalya'nın 12 ay çalışan bir şehir olması hepimizin ortak hedefi olmalıdır. Tüm kurumların tek hedefi bu olmalıdır. Kendi işletmemden de biliyorum, sizler de biliyorsunuz; turizmi, tarımı 12 ay bir türlü çalıştıramıyoruz. Turizm sezonu daraldıkça belli dönemlerde cirolarımız çok yükseliyor, büyük işler yapıyoruz ama sonradan düşen işlerde mevcut maliyetleri karşılamakta çok zorlanıyoruz. Yapacağımız en değerli şey bu şehri 12 ay çalışır hale getirmektir. İkinci amacımız ise çocuklarımızı, gençlerimizi burada tutmaktır. Oğlum Bulut şu an Amerika'da ve ben çok korkuyorum, annesi de dönmez diye çok korkuyor. Ben üniversitede okurken "Bir an önce bitsin de dönelim" diye can atıyordum, şu anki gençler dönmek istemiyor. Bizim bundan kenti kurtarmamız lazım” dedi.

"AMİRAL PROJEMİZ ATSO PAZAR”

Bahar, “Amiral projemiz ise "ATSO Pazar"dır. Çok ciddi bir büyüklükte potansiyelimiz var: Tarım, turizm, sanayi, ticaret... Bizim amacımız Antalyalı firmaların yine Antalyalı firmalarla çalışmasını sağlamak olmalıdır. Dün dev bir inşaatın yapıldığı, merkez ofislerin taşındığı bir yerdeydim; bütün mobilyalar İstanbul'dan alınmış. Ben buna itiraz ediyorum. Ama bu onların suçu değil, bunu sağlayamadığımız için bizim suçumuzdur. Önce iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmamız gerekir. "ATSO Çözüm Masası" ve "ATSO Pazar" projelerimizle üyelerimizin finansmana erişim, eğitim ve danışmanlık ihtiyaçlarına doğrudan yanıt vereceğiz. Ticaret Odası üyesi olduğunu kişi, kurum ve işletme hissetmeli; başı sıkıştığında Çözüm Masasına gidebilmelidir. "ATSO Proje Destek Ofisi"ni mentorluk sistemiyle birleştireceğiz. Girişimciliğin kadını, erkeği, yaşı olmaz. Bir fikri veya üretimi olan ama nasıl satacağını bilmeyen ile satmayı bilip ne üreteceğini bilmeyenleri mentorluk çatısı altında bir araya getireceğiz. İlk 100 günde finansmana erişirken, çözüm ararken veya sektörel bir sorun yaşadığında üyenin "Gideyim Ticaret Odasına, orada bunu çözerler" diyeceği noktaya getireceğiz” ifadelerini kullandı.

KAZANÇ VE DOĞA ARASINDA SEÇİM YAPACAKSAK DOĞAYI SEÇERİZ

Bahar, “Son olarak; kısa vadeli ekonomik kazançlar ile Antalya'nın tarihi, kültürel ve doğal dengeleri karşı karşıya geldiğinde duruşumuz nettir: Karşısında dururuz. Antalya'nın en büyük sermayesi doğası, denizidir. İnsan sermayesine, doğasına halel gelmesini istemeyiz. Yakın gelecekte kâr gibi görünen şeyler uzak gelecekte büyük kayıplara dönüşür. Bu yüzden kırmızı çizgimizi en kalın fontlarla çekeriz. Antalya için her türlü iradeyi ortaya koyacak, kavga etmeden, herkesle iş birliği yaparak her konunun takipçisi olacağız” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız