Antalya Barosu dahil Bursa Barosu, Denizli Barosu, Diyarbakır Barosu, Gaziantep Barosu, Hakkari Barosu, Iğdır Barosu, İstanbul Barosu, Kars Barosu, Kastamonu Barosu, Manisa Barosu, Mardin Barosu, Muğla Barosu, Muş Barosu, Siirt Barosu, Şanlıurfa Barosu, Şırnak Barosu, Tekirdağ Barosu, Tunceli Barosu, Van Barosu, Yalova Barosu, Zonguldak Barosu, Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Aydın Barosu, Balıkesir Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Burdur Barosu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmamasıyla ilgili ortak bir açıklama yayımladı.
30 ilin barosu, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala, Can Atalay ve benzer durumdaki kişilerle ilgili kararların gecikmesinin, hem bireysel hak ihlali hem de anayasal ve uluslararası yükümlülüklere aykırılık oluşturduğunu vurguladı. Açıklamada, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 8 Temmuz 2025 tarihli kararında Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5'inci ve 18'inci maddelerini ihlal ettiğini tespit etmiş; bu tutukluluğun siyasi gerekçelerle sürdürüldüğünü açıkça belirtmiştir. Bu karara yönelik itiraz, 3 Kasım 2025 tarihinde AİHM Büyük Dairesi tarafından reddedilmiş, böylece karar kesinleşmiştir. Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanması hukuk devleti ilkesinin gereğidir ve bir zorunluluktur. Osman Kavala ve meslektaşımız Avukat Can Atalay ve aynı durumdaki herkes hakkındaki AİHM/AYM kararlarının yerine getirilmesinin geciktirildiği her gün anayasal haklar ihlal edilmektedir” ifadeleri kullanıldı
“Anayasa'ya Uluslararası Yükümlülüklere Aykırılık”
Barolar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ilgili maddelerine atıfta bulunarak, tüm AİHM ve AYM kararlarının gecikmeden uygulanmasını talep etti. Açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2'nci maddesi, insan haklarına saygılı bir hukuk devleti olduğunu; 36'ncı maddesi, herkesin adil yargılanma hakkına sahip bulunduğunu; 90'ıncı maddesinin son fıkrası ise, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşme hükümlerinin kanunların üstünde yer aldığını açık bir şekilde düzenlemektedir. Bu açık anayasal çerçeveye rağmen AİHM kararlarının uygulanmaması, yalnızca bireysel hak ihlali değil, aynı zamanda Anayasa'ya ve uluslararası yükümlülüklere aykırılıktır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 46'ncı maddesi uyarınca taraf devletler, AİHM kararlarını kesinleştiği andan itibaren bağlayıcı biçimde uygulamakla yükümlüdür” dedi.
“Gereğinin Yapılması Talebimizi Duyuruyoruz”
Kamuoyunu sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi konusunda bilgilendirme ve hakların korunması konusunda duyarlı olmaya çağıran Barolar, “Biz imzacı barolar olarak, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının ivedilikle uygulanması ve bugüne kadar hak ihlali kararı verilenler hakkında gereğinin yapılması ve hukukun üstünlüğüne uygun davranılması talebimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” ifadelerini kullandı.