Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Kepez Özgürlük Şubesi, Almanya'nın Stuttgart şehrinde sahnelenmesi planlanan "Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi" adlı operayı protesto etmek amacıyla Antalya'da anlamlı bir eyleme imza attı. 30 Haziran Salı günü, Kapalıyol girişindeki Halkbank önünde bir araya gelen dernek üyeleri, hem basın açıklaması gerçekleştirdi hem de operanın durdurulması talebiyle imza masası açtı. Basın açıklamasına Irak Türkmen Birliği Başkanı Kürşat Çavuşoğlu, Antalya Kültür Sanat Vakfı Başkanı Mehmet Çınar ile eşi Aliye Çınar ve şair-yazar Ahmet Turankul da katılarak destek verdi.

Bu Bir Sanat Değil, Kışkırtma
Eylemde konuşan CKD Kepez Özgürlük Şube Başkanı H. Mutlugün Özturan, operanın içeriğinin Türk Devrimi’ni sorgulama ve tarihsel gerçekleri çarpıtma amacı taşıdığını belirtti. Özturan, operanın tanıtım metinlerinde yer alan "Atatürk bir ikon olarak değil, yalnız ve otoriter bir insan olarak karşımıza çıkıyor", "Şiddet ve baskıdan söz edilecek" gibi ifadelerin, eserin bir sanat çalışmasından ziyade bir kışkırtma aracı olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

“Düşmanca Hedef Alan Siyasi Bir Projedir”
Yapılan açıklamada; “Operanın adının “Atatürk – Mustafa Kemal Efsanesi” olması bizleri yanıltmasın! Tam tersine bu opera; Türk Devrimini “şiddet, baskı ve soykırımcılık” yalanlarıyla sorgulamak, devrim önderimiz Atatürk’ü itibarsızlaştırmak, devrim şehidimiz Talat Paşa’yı mahkûm etmek ve Avrupa’daki gençlerimizi Ata’sına, anavatanına yabancılaştırmak amacıyla yazılmıştır. Bu opera Türkiye’mizi ve büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü düşmanca hedef alan siyasi bir projedir. Bu projenin sahipleri, 100 yıl önce Mustafa Kemal Paşa’nın, ordusuna ve milletine önderlik ederek denize döktüğü emperyalist işgalcilerin bugünkü uzantılarıdır. Bugünün emperyalist küreselcileridir” ifadeleri kullandı.
Soykırım İddiası
Açıklamanın devamında operanın arkasında Türkiye karşıtı çevrelerin yer aldığı iddia edilerek, özellikle Baden-Württemberg Başbakanı Cem Özdemir'in ismi öne çıkarıldı. Özdemir'in 2016 yılında 1915 olaylarına ilişkin "soykırım" iddiasını savunan tasarı için yürüttüğü faaliyetlere dikkat çekilirken, operanın bu siyasi atmosferde hayata geçirildiğine vurgu yapıldı. Stuttgart Devlet Operası’nın operaya dair tanıtım metinleri ise eleştirilerin odak noktasını oluşturdu. Tanıtımda Atatürk'ün 'kör bir yüceltme' ile değil, 'efsane inşasının sorgulanması' çerçevesinde ele alınacağı belirtilirken; figürün 'otoriter iktidar arayışı ile yalnızlık arasında sıkışmış bir insan' olarak kurgulanacağı ifade edildi.

Eserde Devlet Şiddeti Var
Bunun yanı sıra operanın libretto temalarında 'şiddet, baskı, tarihi suçlar ve milliyetçi ideoloji' gibi kavramların merkeze alındığı aktarıldı. Tanıtım metinlerinde 'İlerleme ne anlama geliyor? Reformların bedelini kim ödüyor?' sorularının sorulacağı ve eserde devlet şiddeti ile özellikle Ermeni, Rum ve Kürt gruplara yönelik şiddet iddialarının açık şekilde işleneceği bilgisine yer verildi.
CKD Kepez Özgürlük Şubesi, operanın zamanlamasının tesadüfi olmadığını savunarak, çöküş sürecindeki küresel emperyalist sistemin, Türkiye'nin milli bir devlet olarak güçlenmesini ve yeni üretim ekonomisi modelleri geliştirmesini engellemeye çalıştığını öne sürdü. Bu kapsamda, Türkiye ile Almanya arasındaki olası iş birliklerini baltalamak amacıyla söz konusu düşmanlık içeren projenin sipariş edildiği ve stratejik bir zamanlamayla sahneye konulduğu değerlendirmesinde bulunuldu. Alman hükümetine 'sanatta özgürlük' safsatasına sığınmamaları çağrısında bulunan dernek, operasyonun Türk-Alman ilişkilerine ciddi zararlar vereceğini ve siyasi bir faturasının olacağını vurguladı. Türkiye sınırları içerisinde sahnelenmesi ihtimali dahi bulunmayan bu kışkırtmaya karşı halkı bilgilendirmeyi görev edindiklerini belirten dernek, iktidarı acilen göreve davet ederek başlattıkları imza kampanyasını tüm şubeleriyle sürdürdüklerini açıkladı.