Antalya’da son dönemde semt pazarlarında ve kooperatiflerin kurduğu festival tarzı satış noktalarında açık gıda ürünlerinin çoğalması üzerine Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu önemli bir açıklama yaptı. Manavoğlu, özellikle süt ürünleri ile balık ve balık ürünlerinin soğuk zincirden bağımsız şekilde açık alanda satışa sunulmasının ciddi bir halk sağlığı riski oluşturduğunu söyledi. Denetimlerin sıklaştırılmasını belirten Manavoğlu, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın burada ciddi bir denetim mekanizmasını yürütmesi gerekiyor. Bir noktada evet yürütüyor ama hala eksiklikler var. Biz daha da sık olsun istiyoruz” dedi.
“Soğuk Zincir Bozuluyor Satış Koşulları Uygun Değil”
Gıda denetimlerinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yetkili olduğunu hatırlatan Manavoğlu, belediyelerin de ruhsatlandırma ve pazar yerlerinin kontrolünde önemli bir sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Manavoğlu, açık alanda satılan hayvansal ürünlerde sık sık uygunsuzlukla karşılaşıldığını belirterek, “Özellikle süt ve süt ürünleri ile balık ürünlerinin soğuk zincirde taşınması ve saklanması gerekiyor. Ancak pazarlarda bunların çoğu dolap dışına çıkarılmış şekilde satışa sunuluyor. Balık tezgâhlarında buz bulunmaması, peynirlerin uygun olmayan sıcaklıklarda tutulması sık rastladığımız durumlar” dedi. Manavoğlu, bazı satıcıların soğutuculu araçlar kullandığını ancak bunun genel tabloyu değiştirmediğini, birçok tezgâhta temel gıda güvenliği kurallarının dahi uygulanmadığını ifade etti.
“Hijyen Kurallarına Hiçbir Şekilde Taviz Verilmemeli”
Kişisel hijyen konusuna da dikkat çeken Manavoğlu, gıda hazırlayan kişilerin el temizliği, kıyafet uygunluğu ve kontaminasyonu önleyici ekipmanları düzenli kullanması gerektiğini vurguladı. Açık alanlarda satış yapan işletmelerde el yıkama alanı bulunmamasının büyük bir sorun olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, “Çalışanların belli aralıklarla el hijyenini sağlaması gerekiyor. Tuvalette el yıkamak gibi yanlış uygulamalar kontaminasyon riskini artırıyor. Dolayısıyla bu alanlarda hijyen kurallarına kesinlikle taviz verilmemesi şart” dedi.
“Daha Sık Denetim Gerek”
Denetimlerin yapıldığını ancak yeterli düzeyde olmadığını aktaran Manavoğlu, “Sonuçta burada yapılan faaliyet gıda satışı ve gıda hazırlığıdır. Bu nedenle hijyen kriterlerine ve yönetmeliklere tam uyum sağlanmalı. Denetimler yılda bir veya bir buçuk kez yapılıyor ancak bu yeterli değil. Daha sıkı ve sürdürülebilir bir denetim mekanizmasına ihtiyaç var” şeklinde konuştu.
“Cezalar Caydırıcı Olmalı”
Manavoğlu, geçtiğimiz dönemde Antalya’da depolarda uygun olmayan koşullarda ürünlerin yakalanmasının ardından yapılan kontrollerin artırıldığını ancak bu uygulamanın devamlı olması gerektiğini ifade etti. Gıda güvenliğinde ihmalin bedelinin ağır olabileceğini belirten Manavoğlu, “Bir kişinin hayatını kaybetmesine sebep olacak bir risk ortaya çıkmadan bu tedbirlerin alınması lazım. Üreticilerin ve satıcıların hiçbir şekilde gıda güvenliğini riske atmayacak düzeyde çalışmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmalı. Cezai işlemler de caydırıcı hale getirilmeli.” dedi.
Kepez'de Soğuk Hava Deposundan 574 Kilo Bozuk Gıda Çıktı
Antalya'dan Acil Uyarı: 'Türkiye Gıdada Dışa Bağımlı Hale Gelecek'
Burdur’da Özel Okulda Gıda Alarmı! 33 Öğrenci ve 1 Öğretmen Hastanelik Oldu
Antalya’da Güvenilir Gıda Denetimi: Demre ve Aksu’da Numuneler Alındı