Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
24°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya’da Medya Varoluş Mücadelesi Veriyor

Antalya’da Medya Varoluş Mücadelesi Veriyor

Antalya’da 11 yerel gazeteden 5’i, Basın İlan Kurumu denetimlerinin ardından 1 Haziran 2025’te yayın hayatına son verdi. Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, çoksesliliğin tehdit altında olduğunu ve işsiz kalan gazetecilerin...

Antalya’da 11 yerel gazeteden 5’i, Basın İlan Kurumu denetimlerinin ardından 1 Haziran 2025’te yayın hayatına son verdi. Çağdaş Gazeteciler Derneği Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, çoksesliliğin tehdit altında olduğunu ve işsiz kalan gazetecilerin...

Antalya’da Medya Varoluş Mücadelesi Veriyor

Antalya’nın kent hafızası olan 11 yerel gazeteden 5’i 1 Haziran 2025 tarihinde son baskılarını yaptı. İçlerinde köklü geçmişleri olan gazeteler Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından yapılan denetim sonrası yayın hayatlarını sonlandırma kararı aldı. 3’er milyon Lira alarak yayın hayatına son veren gazeteler Hürses, İleri Gazetesi, Gündem, Yüzyüze ve Son Haber gazetesi oldu. Erdem Duru tarafından yapılan bir çalışmada konuyla ilgili görüş bildiren Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Akdeniz Şube Başkanı Ceren Deniz, “Antalya’da çok sayıda yerel gazete var. Ancak nitelik bakımından değerlendirildiğinde, bu gazetelerin tamamının içerikli yayınlar yaptığını söylemek zor. Bölge gündemini takip edip kamuoyuna orijinal içerikli haber servisi yapan gazete sayısı oldukça kısıtlı. Sadece birkaç gazete güçlü bir habercilik çizgisine sahip. Bunlar dışındaki yayınlarda ise ajanslardan alınmış, birbirine benzer içerikler görüyoruz. Dolayısıyla sektörün tamamında gerçek anlamda bir haber çeşitliliğinden söz etmek zor” dedi.

“Gün Geçtikçe Güç Kaybediyoruz”

Antalya’nın medyaya yaklaşımına değinen Deniz, büyükşehirlere kıyasla daha az kamuoyu desteğini aldığını aktardı. Hem basılı hem de internet haber medyasının varoluş mücadelesi verdiğini belirten Ceren Deniz, “Yerel medyayla ilgili genel bir değerlendirme yapmak gerekirse hem basılı medyanın hem de internet haberciliğinin bir varoluş mücadelesi içinde olduğunu, sektörde hem gazete sahiplerinin hem de emekçilerin büyük bir darboğazda bulunduğunu söyleyebiliriz. Basılı medyada matbaa maliyetinin hızla yükselip başa çıkılamaz seviyelere ulaştığı, internet haberciliğinin ise Google’ın değişen algoritmaları nedeniyle engellerle karşılaştığı; çalışanların ağırlıklı olarak asgari ücret koşullarına sahip olduğu bir ortamda, gün geçtikçe güç kaybediyoruz” ifadelerini kullandı.

Antalyada Bes Yerel Gazete Yayin Hayatina Bugun Son Verdi 2

“Çifte Standart Uygulandığını Söylemek Gayet Mümkün”

Deniz, Antalya medyasının sürekli daralmaya gittiğini belirtti. Muhalif gazetelerin denetimlerle çifte standart uygulanıp yıldırılmaya çalışıldığını aktaran Ceren Deniz, “Medya sektörü açısından şehirde son 10 yılda sürekli mevzi kaybeden bir seyir izledik. Önce ulusal gazetelerin bölge ekleri günlük sayfa sayılarını, sonra kadrolarını azalttı. Daha sonra birçok gazetenin Akdeniz bölge matbaaları kapandı ve bölge ekleri yayından kaldırıldı. Ardından onlara ve diğer yerel yayınlara haber servisi yapan ajans kadroları daraltıldı. Yerel yayın yapan bazı televizyon kanalları kapandı. Ulusal televizyonlar, gazeteler ve internet yayınları Antalya muhabiri istihdam etmeyi bıraktı ve yerel yayın sayısı da azalıyor. Bu durum hem medyada çoksesliliğe hem de medya istihdamına darbe vuruyor. Ayrıca muhalif yerel gazetelere sık sık yapılan denetimlerde ortaya çıkan hak kayıplarının yıldırıcı etkisinden de bahsetmek lazım. Burada çifte standart uygulandığını söylemek gayet mümkün” ifadelerini kullandı.

“İşsizlik Artacak Ama Aktarılan Kamu Kaynağı Azalmayacak”

Basın İlan Kurumu’nun medya kuruluşlarını sayısal olarak azaltmaya gittiğini ifade eden Deniz, “Kamuoyuna “küçülme” olarak aktarılsa da aslında kamu kaynaklarının gazete sahiplerine aktarımı bakımından burada bir küçülme yok. Gazete sayısı azalacak, işsizlik artacak ama aktarılan kamu kaynağı azalmayacak” şeklinde konuştu.

“Bu Gazeteleri Bugüne Taşıyan Onlarca Gazeteci Var”

Deniz, kapanma kararlarının medya sektörünü ikiye böldüğünü ifade ederek, “Bazı medya kuruluşlarının iki gazetesi var. Karar, birçok şehirde medya sektörünü ikiye böldü. Kararı, Basın İlan Kurumu’ndan gelen baskılar karşısında yayın hayatına devam edememiş gazeteler yönünden değerlendiren de var, kamu kaynaklarıyla beslenen bir sermayenin kendi içinde yaptığı bir operasyon olarak gören de. Burada şunu özellikle dile getirmek lazım: Konuştuğumuz, tartıştığımız sistem patronlar üzerinden işliyor. Basın ilan haklarını devreden gazete sahiplerinin bazılarının ikinci gazetesiydi. Onlar diğer gazeteleriyle yola devam edecekler. Bazı gazete sahipleri de dijital mecrada yola devam edecek. Ancak bu gazeteleri bugüne taşıyan onlarca gazeteci var” dedi.

“Asgari Ücretle Yıllarca Emek Verdiler Kapanma Sonucu İşsiz Kaldılar”

Gazetelerin kapanmasıyla birlikte işsiz kalan gazetecilere dikkat çeken Deniz, “Burada en çok konuşmamız gereken, küçülmenin mağduriyetini en derinden yaşayacak olan gazete kadroları olmalı. Çünkü o kadroların emekleri sayesinde köklü kurumlar hâline geldiler, kötü koşullara rağmen haberciliğe devam ettiler, asgari ya da ona yakın bir ücretle yıllarca emek verdiler, kapanma sonucu işsiz kaldılar” şeklinde konuştu.

Gazetelerin marka değerlerinin patron değil kadrodakiler tarafından oluşturulduğunu ifade eden Deniz, “Patronların ticaretinden pay aldılar mı, ne kadar pay aldılar? Gazetelerin marka değerlerini patronlar mı oluşturdu sadece? Çalışanlar burada kilit rol oynamadı mı? Kesinlikle oynadı. Ama bu karar, çalışanları çok ilgilendiren bir karar olmasına rağmen onlar üzerinden tartışılmıyor. Biz köklü gazeteler ve onların sahipleri üzerinden değerlendiriyoruz bu meseleyi ama adaletli bir değerlendirme için merceği o gazetelerin çalışanlarına da doğrultmak zorundayız” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız