Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
11°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya'da 400 Duruşmalık Akıl Sağlığı Krizi Yargıtay’da

Antalya'da 400 Duruşmalık Akıl Sağlığı Krizi Yargıtay’da

Antalya'da 20 yıllık mal paylaşımı davasında akıl sağlığı krizi Yargıtay’a taşındı. 400 duruşma geçti, hukuk mücadelesi hala sonuçlanmadı.

Antalya'da 20 yıllık mal paylaşımı davasında akıl sağlığı krizi Yargıtay’a taşındı. 400 duruşma geçti, hukuk mücadelesi hala sonuçlanmadı.

KAYNAK: DHA
Antalya'da 400 Duruşmalık Akıl Sağlığı Krizi Yargıtay’da

Antalya’da yaşayan Nilüfer Yalçın, eski eşi C.Ç.’ye karşı 2006’dan bu yana süren mal paylaşımı ve tazminat davasında hâlâ sonuç alamadı. 400’ü aşkın duruşma görülen dosyada, C.Ç.’nin akıl sağlığına dair çelişkili raporlar sunuldu. Mahkeme, son Adli Tıp raporlarına rağmen davayı reddetti. Yalçın şimdi Yargıtay’dan adalet bekliyor.

Antalya'da yaşayan Nilüfer Yalçın, 26 yıl önce C.Ç. ile evlendi. Çiftin 2001 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Yıllar sonra aile içinde yaşanan gayrimenkul anlaşmazlığı evlilik birliğine zarar verdi. Mülk tartışması sürerken C.Ç. evi terk etti. Çift, 2014'te boşandı. Ancak dava devam ederken, 2007'de C.Ç. adına 'Akıl sağlığı yerinde değildir' raporu alındığı ortaya çıktı.

Nilüfer Yalçın ve avukatı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan C.Ç.'nin ruh sağlığına ilişkin resmi rapor talep etti. Kurum, 2018'de C.Ç.'nin akıl sağlığının yerinde olduğuna ilişkin rapor düzenledi. Ardından 2019'da mal paylaşımına ilişkin dava açıldı.

antalyada-400-durusmalik-akil-sagligi-krizi-yargitayda-2.webp

Yargıtay'a Başvurdu

İstanbul Adli Tıp Kurumu 4'üncü İhtisas Dairesi, 2025 itibariyle C.Ç.'nin doğuştan akıl hastalığı olmadığına dair rapor verdi. Bölge istinaf mahkemesi, adli tıp raporu ile ilk alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine karar verdi ve daha önceki kararlar bozuldu. Adli Tıp Kurumu’nda yeniden muayene edilen C.Ç.'nin, akıl sağlığının yerinde olduğu ikinci kez tescil edildi. Fakat yerel mahkeme, yeni raporlar ve istinaf kararına rağmen Nilüfer Yalçın’ın maddi manevi tazminat talebini reddetti. Karara itiraz eden Yalçın, Yargıtay’a başvuru yaptı.

"Lehine Sunulan Deliller Dikkate Alınmamıştı"

Nilüfer Yalçın’ın avukatı Musa Baş şunları söyledi:

“Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi davasını kabul etti ancak kabul mü edildi, ret mi edildi belli değil. 2006 yılında Akdeniz Üniversitesi ile Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden alınan raporlarda, müvekkilin eski eşi C.Ç.’nin ‘Akıl sağlığının yerinde olmadığı’ belirtilmiş, bu rapor doğrultusunda kendisi kısıtlanmıştı. Boşanma davası sürecinde de bu kısıtlama dayanak alınarak, Nilüfer Yalçın lehine sunulan deliller dikkate alınmamıştı. Gerekçe olarak ise ‘Akıl hastasının bir kusuru olamaz’ denildi. Bu nedenle müvekkilim boşanma davasını kaybetti ve eşine tazminat ödemek zorunda kaldı.

"Bir Kişi Hem 'Akıllı' Hem 'Deli' Olamaz"

Raporlara rağmen davanın reddedildiğini söyleyen Avukat Baş, “2018 yılında şahsın yeniden akıl sağlığına kavuştuğuna dair tespit yapılması üzerine biz de davaya müdahil olduk. Çünkü bir kişinin aynı anda hem ‘akıllı’ hem ‘deli’ olamayacağını belirterek yargılamanın iadesini talep ettik. Mahkeme dosyayı önce İstanbul Adli Tıp Kurumu 4’üncü İhtisas Dairesi’ne gönderdi. Bu daire, ‘Akıl sağlığı yerindedir’ dedi. Ancak buna rağmen mahkeme davayı reddetti. Bölge Adliye Mahkemesi ise raporların çelişkili olduğuna dikkati çekerek dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gönderilmesine hükmetti" dedi.

"Dosyamız İstinaf Aşamasında"

Alınan son rapora göre C.Ç.’nin hiçbir zaman akli dengesini kaybetmediğini ifade eden Musa Baş, “Bu kişinin hiçbir dönemde akıl hastası olmadığı, 2006-2007 yıllarında düzenlenen raporların hatalı olduğu ve IQ’sunun 92 olduğu belirtildi. Buna rağmen yerel mahkeme, müvekkili yeniden Adli Tıp Kurumu 10’uncu İhtisas Dairesi’ne gönderdi. Buradan da ‘akıl hastalığı bulunmadığına’ dair aynı yönde rapor geldi. Biz artık boşanma davasında kusur durumunun bu yeni tespitler doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini beklerken, mahkeme trajikomik bir şekilde davanın kabulüne karar verip, eski kararı neredeyse birebir şekilde tekrar verdi. Şu anda dosyamız istinaf aşamasında" açıklamasını yaptı.

antalyada-400-durusmalik-akil-sagligi-krizi-yargitayda-3.webp

"Hukuki Veya İdari İşlem Başlatılmadı"

Sürecin bir aile davası olmaktan çıktığını kaydeden Avukat Baş, “Bir hukukçu olarak beni en çok rahatsız eden konu, 2007’de verilen o ilk raporların sahte olduğu açıkça ortaya çıkmasına rağmen, bu raporları düzenleyen kurum ve doktorlar hakkında hiçbir hukuki veya idari işlem başlatılmadı. Müvekkilim 20 yılı aşkın süredir ciddi bir hak kaybına uğramış durumda ancak bu süreçte sorumluların tamamı görevine devam ediyor. Bu durum hem adalet duygusunu hem de hukuk güvenliğini zedeliyor" diye sözlerini sürdürdü.

"Kendi Kararını Reddeden Bir Mahkeme"

Yalçın, 20 yıldır devam eden duruşmalardan dolayı yıprandığını belirterek, “Bozma kararını veren üst mahkeme bu kez davayı esastan reddetti. Yani aynı mahkeme hem kararı bozuyor hem de kendi verdiği eski kararını reddediyor. Gerçekten çok çelişkili bir durum. Şu anda tekrar Yargıtay’a başvurduk. Kendi kararını reddeden bir mahkemeden bahsediyoruz. Dosya numaraları sürekli değişiyor, sanki sonuçlandırılmaması yönünde bir irade var gibi. Artık bu davanın sonuçlanmasını değil, sadece adaletin yerini bulmasını istiyorum" ifadelerini kullandı.

"Hem Oğlumun Hem Benim Gençliğimi Çaldılar"

Yaşadığı süreci aktaran Nilüfer Yalçın, "2006’dan 2025’e kadar sonuçlanmayan, defalarca dosya numarası değişen, esastan ret, usulden ret, kabul ama yarım kabul şeklinde gidip gelen bu dosyalara Adalet Bakanlığı tarafından bakılmasını istiyorum. Oğlum o dönem 4 yaşındaydı, şimdi 24 yaşına girecek. Hem onun gençliğini aldılar hem benim gençliğimi. Ama herkes hayatına devam etti. Avukatımın da dediği gibi, asıl sorun ceza mahkemelerinin hiç işlememesi. Bu durum kamu düzenini ilgilendiriyor" dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız