Antalya
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
23°
Akdeniz Gerçek | Antalya | Antalya Barosu İktidara Seslendi: Yargı Siyasallaşıyor

Antalya Barosu İktidara Seslendi: Yargı Siyasallaşıyor

Antalya Barosu, siyasilere yönelik açılan soruşturma ve tutuklama kararlarına tepki gösterdi. Baro tarafından yapılan açıklamada, yargının siyasallaşmasının üzerinde duruldu.

Antalya Barosu, siyasilere yönelik açılan soruşturma ve tutuklama kararlarına tepki gösterdi. Baro tarafından yapılan açıklamada, yargının siyasallaşmasının üzerinde duruldu.

Antalya Barosu İktidara Seslendi: Yargı Siyasallaşıyor

Antalya Barosu, son günlerde, yaşanan siyasi olayların yargıya taşınması üzerine açıklama yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na soruşturma açılması, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın tutuklanması, CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın'ın gözaltına alınması ve gazetecilere yönelik uygulanan yaptırımlara karşı ifade hürriyetinin altını çizen Antalya Barosu, hukuksuz uygulamalardan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti.

Antalya Barosu İktidara Seslendi Yargı Siyasallaşıyor

Hukukun Üstünlüğünü Tanıyın

Antalya Barosu tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

"Son günlerde eleştiri sınırları içinde, düşünceyi yayma ve ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilebilecek sözler ve yazılar nedeniyle soruşturmalar açılması, siyasilerin, cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik gibi suçlamalarla gözaltına alınması veya tutuklanması, ifade özgürlüğü ve demokratik siyasetin sınırları açısından ciddi endişeler yaratmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yerleşik içtihatları, ifade özgürlüğünün yalnızca hoşa giden fikirleri değil, aynı zamanda  şok edici ve rahatsız edici düşünceleri de koruma altına aldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu tür kararlar, yargının siyasallaştığı algısını güçlendirmekte ve hukukun evrensel ilkelerine zarar vermektedir. Hukuka aykırılık, kimden gelirse gelsin ve kime dönük olursa olsun, ideal hukuku savunmak biz hukukçuların ortak sorumluluğudur. Biz imzacı olan barolar olarak adaletin herkese eşit ve tarafsız şekilde işlemesinin, hukukun üstünlüğünün ve demokrasinin korunması adına vazgeçilmez olduğunu hatırlatıyoruz."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız